Dünya, Siyonist İsrail’in Filistin ve Gazze’deki katliamlarına odaklanmışken, Türkiye’de siyaset yerel seçimlere doğru yavaştan hareketlenmeye başladı. İslam ülkeleri Riyad’da toplanmalarına rağmen, ortaya somut bir yaptırım maalesef çıkmadı. Türkiye’nin girişimlerine rağmen üzerlerindeki “ölü toprağı”nı koltuklarımız gider korkusundan bir türlü atamıyorlar.
Kendi kaderine terkedilmiş Gazze’de basın toplantısı düzenlemek çocuklara kalmışsa ve bu feryat bile duyulmamışsa vay halimize. Tüm bunlar eli kanlı insan kasabı Netanyahu’yu cesaretlendirmekten başka bir şeye yaramıyor. Yazık ki ne yazık. İnsan kahroluyor doğrusu. Tüm bu yaşananlar, İslam Dünyası’nın başsız kalmasındandır. Ve yüz karasıdır…
Gelelim bizim iç siyasetimize. AK Parti’den sonra CHP de kurultayını gerçekleştirdi. “Değişim” istekleri galip geldi. “Ben Kemal, geliyorum!” diyen Kılıçdaroğlu, kendi partisinin delegeleri tarafından “gönderildi.” Keşke kurultayda 2.Tur’da çekilseydi de bu durumlara düşmeseydi. Ne olmuş diyebilirsiniz. Bundan daha kötü bir durum olabilir mi? Adeta siyasi tasfiyeye uğradı.
Kılıçdaroğlu’nun koltuğuna oturan Özgür Özel, şimdilik iyi gidiyor. Ancak, Türkiye ve dünyada yaşanan gelişmelerin stresine dayanabilir mi, bunu yaşayıp göreceğiz. Önümüzde Mart ayında yerel seçimler var. Partiler ellerindekini koruma ve en fazla belediyeyi kazanma hırsına büründü. Bu konuda yine AK Parti ile CHP çekişecek.
İzmir’de mevcut Başkan Tunç Soyer’in ikinci dönem adaylığı gerçekleşecek mi? Bu konuda farklı fikirler ortalıkta dolaşıyor. Kılıçdaroğlu-Özel mücadelesinde zaman zaman saf değiştirdiği ileri sürülen Soyer’in aday gösterilmeyeceği söyleniyor. Başkan’ı başarılı bulanların yanında başarısız görenler de var. Bence bir dönem daha şans verilmeli. Zira, başlayamadığı, başlayıp devam ettiği ve önceki dönemden kalan projeler var. En azından 25 yıldır hikayesini dinlediğimiz Körfez’de yüzme hayalini gerçekleştirmeli Tunç Başkan.
İYİ Parti, Ümit Özlale’nin erken çıkışı ile bir adım öne geçmişti. Özlale, meclisten vakit bulduğunda İzmir’de sessiz sedasız çalışıyor. Sosyal medyasından faaliyet ve görüşlerini duyuruyor. Artık, gün yüzüne çıkması lazım. Çünkü o kendi halinde ilerlediği sürece partisinin desteğinden yoksun kalıyor. Artık İl Başkanı Sinan Bezircioğlu da Özlale’nin yanında sahalara çıkmalı.
Bir dönem “Yeter söz milletin” deyimi ile Türk Milletinin gönlünde taht kuran Doğruyol Partisi, İzmir’de gördüğüm kadarıyla hamle içinde. İl Başkanı’nı değiştiren Kırat sevdalıları, Millet İttifakı saflarından da olsa çıkardıkları iki milletvekili ile dikkatleri çektiler. Rahmetli Demirel’in neferlerinin başarılı olmaları, yapacakları tercihlere ve çalışma güçlerine bağlı. Milletin sinesinde sönmüş bir ateş gibi duran Demokrat Parti’yi küllerinden yeniden doğmasını sağlarlarsa sağda yeni bir oluşuma liderlik yaparlar.
Bu konuda Efeler Diyarı Ödemiş’te yaptıkları tercih, ümit var görünüyor. İlçede 27 yıldır başarılı bir gazetecilik yapan Dilek Acar Güleç, Demokrat Parti’den belediye başkan adayı. Güleç şimdiden turlara başladı. Ödemiş’in her noktasını karış karış geziyor ve büyük de teveccüh görüyor. Tabiidir ki, Güleç’e bu ilgi, gazetecilik yaparken halkının sorunlarını dile getirmesinden. Sev beni seveyim seni. 31 Mart 2024 gecesi Dilek Hanım’ı Ödemiş Belediye Başkanlığı koltuğunda görürseniz hiç şaşırmayın. Şaşıracak olanlar, onu kendi partilerine yakıştıramayanlar olacaktır. Ama o zaman iş işten geçmiş olacak.