Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 75'inci duruşmasında gün boyunca tutuklu sanıkların tahliye taleplerine ilişkin beyanları alındı. İkinci celsenin 11'inci gününde görülen duruşmada, aralarında İmamoğlu'nun da bulunduğu 53 kişinin tutukluluk durumu ele alındı. Tahliye taleplerinin tamamlanmasının ardından duruşma savcısı mütalaasını açıkladı ve 53 tutuklunun tamamının tutukluluk halinin devamını istedi. Savcının tahliye talebinde bulunmadığı mütalaanın ardından mahkeme heyeti ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. Saat 20.23'te açıklanan ara kararda Ali Rıza Akyüz ve Serkan Öztürk hakkında tahliye kararı verildi. Böylece davada tutuklu sanık sayısı 51'e düştü.
SANIKLAR TAHLİYE TALEPLERİNİ ANLATTI
Duruşmanın gün içindeki bölümünde çok sayıda tutuklu sanık ve avukatı tahliye taleplerine ilişkin savunma yaptı. İPA Başkanı Buğra Gökce, İBB Başkanı ile yaptığı telefon görüşmeleri ve HTS kayıtlarına ilişkin suçlamalara değinerek, "İBB Başkanı ile telefonda konuşmayıp, belediyede baz vermezsem nasıl çalışacağız" ifadelerini kullandı. Gökce, kendisinden merhamet değil adalet istediğini belirterek "Sizden merhamet istemiyorum, adalet istiyorum" dedi. Ramazan Gülten, tutukluluğu nedeniyle kızının ilk adımlarını ve ilk yaş gününü kaçırdığını anlattı. Doğan Hamit Doğruer ise cilt kanseri geçirdiğini ve 18 aydır kontrollerinin yapılmadığını belirterek "Buradan sağ çıkabilirsem çok da uzun olmayan hayatımı tedavi olarak geçireceğim" dedi. Murat Ongun da hakkındaki suçlamalara ilişkin savunma yaparak tahliyesini talep etti. Ongun, "İddiayı atanın ispat etmesi gerekirken ben hem cezaevinde kalıyorum hem de yalanlarını ispat etmeye çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Gürkan Akgün ise davada çok sayıda farklı meslekten kişinin yargılandığını belirterek tutuksuz yargılama talebinde bulundu.
"İDDİALAR ÇÖPTÜR VE ÇÖKMÜŞTÜR"
Duruşmada son olarak Ekrem İmamoğlu'nun beyanı alındı. İmamoğlu, yargılamanın yapıldığı salonun büyüklüğüne dikkat çekerek "Demokrasi mücadelesini verdiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Avrupa'nın en büyük duruşma salonundayız ama soru şu; böylesine büyük bir salon adalete ne kadar ev sahipliği yapacak, bunun yanıtını milletimiz verir. Arkamda bulunan kader arkadaşlarıma baktığımda buradan bir örgüt çıkmayacağını herkes görüyor. Burada bir suç örgütü yok, büyük bir zalimlikle mücadele eden kader arkadaşlarım var" dedi. Duruşmaların canlı yayınlanması çağrısını yineleyen İmamoğlu, "Evet canlı yayın istiyorum, misliyle istiyorum. Hatta başladığı ilk günden bugüne geçmiş duruşmalar da yayınlansın. Millet görsün, kendi kararını versin. Ben her şeyimle açığım, veremeyeceğim hesabım da yoktur çünkü millet şahidimdir. Nasreddin Hoca fıkrası gibi bir hukuk düzeninden bahsediyoruz. Bu kötü düzen Türkiye için en büyük tehdittir. 23 hâkim değiştirildi benim duruşmalarımda. Bir Adalet Bakanı sanığın savunmasını 'siyasi şov' olarak değerlendiremez. Biz burada Türkiye'yi çok ağır bir sürece iten muhterislerle karşı karşıyayız. Bu 'iftiraname', bu 'terfiname'... Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür. Bir tek delili ben burada göremedim, gören varsa yansıtsınlar ben özür dileyeceğim." ifadelerini kullandı. Uzun tutukluluk süresine de değinen İmamoğlu, "Adalet çökerse devlet çöker. Tutuklama tedbirdir, ceza değildir ama aylar, yıllar boyunca devam eden tutukluluk artık fiilen cezadır. 18 ay bitti, dile kolay, 1,5 yıl! İnsanların hayatları ellerinden alınıyor. Bu dosyadaki adil yargılama ihlalleri giderilmeden benim şahsım adına tahliye talep etmemin hiçbir zemini yoktur. Lütfen kadınlara yapılan bu zulme son verin. Bırakın tek suçu milletin oyuyla seçilmiş olan belediye başkanlarını, çalışma arkadaşlarımı, sadece akrabalık bağı nedeniyle tutulan insanları serbest bırakın. Avukatım 1,5 yıldır tutuklu. Savunma hakkımın takipçisi tutuklu. Ben avukatların tehdit edilmediği, operasyon yapılmadığı bir Türkiye istiyorum. Aziz milletim, size sesleniyorum: Kanıksamayın, normalleştirmeyin! Asla bu haksız kararları, hukuksuz hapsetmeleri kabul etmeyin. Bize yapılanların şahidi milletimdir. Cumhuriyet, demokrasi ve adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları yargılamaya devam edeceğim." dedi. İmamoğlu'nun ardından savcılık 53 tutuklunun tamamının tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme heyeti ise yaptığı değerlendirme sonucunda Ali Rıza Akyüz ve Serkan Öztürk'ün tahliyesine karar verdi.




