Sosyal adalet ağı

Abone Ol

Biraz vakit geçirince, sosyal medya hesaplarında birbirinden acı dava süreçlerine tanık oluyorsunuz. Herkes destek arayışında. Davası süren aileler öldürülen, kaybolan, haksızlığa uğrayanlar için kamuoyu oluşturmaya çalışıyor, destek arıyor.

Sadece hak, hukuk, adalet diyenler değil, hasta çocuğuna ilaç, ameliyat parası toplayanlar orada, grevdeki işçiler orada bir dayanışma ağı aynı zamanda sosyal medya.

Bazıları için öpücüklü fotoğrafların atarlı sözlerle paylaşıldığı bir alan olmakla sınırlı değil artık. Çevre mücadelesi, direniş, hak arama… Pek çok kamuoyu oluşturulacak konu yer alıyor.

Ses duyurmak için hem ulusal hem uluslararası arena için hızlı bir çözüm ama kullanıcı olarak kime, neye yeteceğiz, şaşırıyoruz. Hasta çocuğa para mı toplayacağız, depremzedeye ev mi yapacağız, enkaz altında kalanların hakkını mı arayacağız, ölen madencilerin mi? Ağacı mı koruyacağız, tarımı mı kalkındıracağız, kadını mı koruyacağız, onlarca kişinin tecavüz ettiği çocuk için “Rızası vardı” diyenlere mi tüküreceğiz…

Yani sosyal medya değil sosyal adalet ağı desek, bu hesaplar için hiç yanlış olmaz.

Hangisine yetişeceğiz, baş eğmeyeceğiz ama nasıl baş edeceğiz? Şarkıcılar, dernekler ya da suç örgütü liderleri öncülüğünde kendi kendimize para toplayıp devletçilik oynayamayız. Türk töresi bu değil.

Devletin kanatları altında adaletle, huzurla ve güvenle yaşamak hepimizin hakkı, tüm ilgililere duyurulur.