Soyut sanatın güneş ışığı

Abone Ol

Ekranların güçlü ve ışıltılı yüzü: Büşra Mutlu

24 Haber Kanalı’nda parlayan spiker, Altın Başarı Ödülü’nün sahibi oldu

Ekranlarda güven veren bir duruş, etkili bir ses ve kendine özgü bir sunum tarzı… Büşra Mutlu, 24 Haber kanalında izleyiciyle buluştuğu haber bültenleriyle dikkati çeken, yükselen bir televizyon habercisi.

2 Şubat’ta Denizli’de doğan Mutlu, henüz 3 yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Süleyman Demirel Üniversitesi mezunu olan başarılı spiker, 18 yaşında kansere yakalandı. Zorlu bir tedavi sürecini atlatan Mutlu, hayata yeniden sarıldı ve çocukluk hayalini gerçekleştirme kararı aldı. Başkent Bilimleri Akademisi’nde diksiyon, sunuculuk ve spikerlik eğitimi aldıktan sonra medya yolculuğu başladı.

İlk profesyonel adımını Uzay TV’de attı. Haber editörlüğü, muhabirlik ve ekran önü deneyimlerini burada kazandı. Yaklaşık iki yıl süren bu süreçten sonra İhlas Haber Ajansı’na (İHA) geçti. Burada görev yaptığı süre boyunca birçok televizyon kanalında yayınlanan haberlerde editörlük, seslendirme ve spikerlik yaptı.
Bugün, 24 Haber kanalında özellikle hafta sonları yayınlanan haber kuşaklarında izleyiciyle buluşan Büşra Mutlu, zaman zaman hafta içi de ekranlarda yer alıyor. Mesleğine duyduğu saygı, disiplini ve sürekli öğrenmeye açık yapısıyla öne çıkan genç spiker, izleyici tarafından da beğeniyle takip ediliyor.

16. Altın Başarı Ödülleri kapsamında “Yılın En İyi Kadın Haber Spikeri” ödülüne layık görülen Büşra Mutlu; yeteneği, çalışkanlığı, haberci yönü ve profesyonel ekran duruşunun yanı sıra pozitif enerjisi, ışıltısı ve zarafetiyle de medyanın dikkat çeken isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Bugün olduğu gibi gelecekte de adından sıkça söz ettireceği kuşkusuz olan Büşra Mutlu, Türk televizyon haberciliğine değer katan isimler arasında yerini çoktan aldı.

Soyut sanatın güneş ışığı: Ceren Göğebakan

Disiplinler arası yaklaşımıyla Türkiye ve uluslararası sanat sahnesinde öne çıkan Ceren Göğebakan, tekniği ile sezgiyi, algoritma ile duyguyu, sistem ile özgürlüğü ustalıkla buluşturuyor. Bilgisayar mühendisliği eğitiminin sağladığı teknik bakış açısını, yurt dışında aldığı sanat eğitimi ve atölye çalışmalarıyla birleştiren sanatçı, mantığın soğuk kesinliğini sezginin sıcak renkleriyle harmanlıyor.

1986 Mersin doğumlu Göğebakan, Ege Üniversitesi ve Frankfurt Giessen University’deki lisans eğitiminin ardından Bilgi Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Sanat eğitimini ise Boston’daki sanat okulu ve atölye çalışmalarında derinleştirdi. Paul Ekman Micro Expression & Body Language Global sertifikasıyla iletişim ve beden dili alanında da kendini geliştiren sanatçı, çok yönlü birikimiyle dikkati çekiyor.

Sanat yolculuğu erken yaşlarda başlayan Göğebakan’ın eserlerinde, kimi zaman geometrik formların net çizgileri, kimi zaman ise sınır tanımayan renk fırtınalarıyla sezgisel bir coşku öne çıkıyor. Onun eserlerinde sezgi ile sistem, rastlantı ile düzen arasında özgün bir bağ göze çarpıyor.

Dijital sanat alanında da iddialı olan sanatçı, Türkiye’de robotla birlikte resim üreten ilk sanatçılardan biri olarak teknoloji ile sanatın kesişiminde öncü projelere imza attı. Bu yenilikçi çalışması uluslararası medyada ilgi gördü ve sanatın geleceğine dair vizyoner bir örnek olarak değerlendirildi.

Bugünlerde “güneş temalı soyut” çalışmalarıyla dikkat çeken Göğebakan, gün batımlarına bakan kadın figürleri ve ışığın farklı tonlarını soyut bir dilde yorumluyor. Geleneksel boyanın dokusunu, dijital teknolojinin sınırsız olanaklarıyla birleştiren sanatçı, çağdaş sanatın sınırlarını sürekli genişleten üretken tavrıyla öne çıkıyor.

Türkiye ve yurtdışında birçok fuar, grup sergisi ve tematik projede yer alan sanatçı; özel galeri davetleri, uluslararası dijital sanat platformları ve Win Eurosia Robot & Teknoloji Fuarı gibi etkinliklerde de eserlerini sanatseverlerle buluşturdu.

Pozitif enerjisi, ışıltısı, özgün tarzı, güçlü iletişimi ve vizyoner bakışıyla Ceren Göğebakan; soyut sanatın hem güneş ışığı hem de yenilikçi yüzü olarak sanat dünyasında yolculuğunu sürdürüyor.



Rota Bilinmez: Havalimanlarında başlayan yolculuklar

Funda Karayel’in yeni kitabı hem okunuyor hem izleniyor hem de dinleniyor. Hangi bavul, hangi uçuş kartı, hangi kapı bizi gerçekten ait olduğumuz yere götürür? Yazar, gazeteci ve televizyon programcısı Funda Karayel, bu sorunun peşine düşerek okurlarını sıra dışı bir yolculuğa çıkarıyor. TK Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan “Rota Bilinmez: Havalimanı Hikâyeleri”, yalnızca bir kitap değil; aynı zamanda sanat, edebiyat, müzik ve yapay zekâyı buluşturan disiplinlerarası bir deneyim.

Uçuşlar sadece fiziksel değil: Karayel’in deneme-öykü türündeki eseri, dünyanın dört bir yanındaki havalimanlarından kesitler sunuyor. Ancak bu uçuşlar yalnızca mekân değiştirmekten ibaret değil; her terminal, insan ruhunun farklı bir katmanına açılıyor. Geciken uçuşlar, vedalar, göz göze gelişler, kaybolan bavullar… ve en önemlisi, kaybolan insanlar. “Rota Bilinmez”, bir yerden başka bir yere değil, bir halden başka bir hale geçişin güncesi olarak dikkati çekiyor.

Kapağından müziğine sanat yolculuğu: Kitabın kapak tasarımını grafik tasarımcı Filiz Demir, sayfa içi çizimlerini ise illüstratör Cem Tunçer hazırladı. En çarpıcı detay ise kapağın, yapay zekâ sanatçısı Alkan Avcıoğlu tarafından dijital bir sanat eserine dönüştürülmesi oldu. Avcıoğlu’nun AI destekli video-art çalışması, okurları zaman, mekân ve bellek arasında sınırları belirsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Kitaba eşlik eden müzik ise, Vikki Bardot ismiyle tanınan Gizem Avcıoğlu’nun imzasını taşıyor. Böylece “Rota Bilinmez”, okunmanın ötesine geçerek izlenip dinlenebilen çok boyutlu bir esere dönüşüyor.

Bodrum’da rekor imza kuyruğu: Funda Karayel, kitabının ilk imza gününü D&R Milta Bodrum Marina’da gerçekleştirdi. 45 dereceyi bulan Bodrum sıcağına rağmen 3 saat boyunca yüzü aşkın kitabını imzalayan Karayel, okurlarıyla sohbet edip fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedi. Katılımın yoğunluğu, kitabın gördüğü ilgiyi şimdiden kanıtlar nitelikteydi.

Sırada Zorlu ve New York var: Bodrum’un ardından imza günleri 15 Eylül’de D&R Zorlu’da, sonrasında ise New York başta olmak üzere yurt dışındaki önemli başkentlerde devam edecek.

“Rota Bilinmez: Havalimanı Hikâyeleri”, yalnızca raflarda duran bir kitap değil; okurunu çok boyutlu bir sanat yolculuğuna davet eden cesur bir yayıncılık örneği. Bir bavul alın, boarding kartınızı kapın ve Funda Karayel’in rehberliğinde rotası bilinmeyen bu serüvene siz de adım atın.

Parlayan yıldız: Merve Uzel

Kocaeli TV Ana Haber’in güçlü sesi o, şimdi dikkatler üzerinde. Kocaeli Üniversitesi’nden Halkla İlişkiler ve İşletme eğitimiyle mezun olan, aslen Kocaelili ve şu an İstanbul’da yaşayan Merve Uzel, kariyerinde attığı istikrarlı ve etkileyici adımlarla adını duyurmaya devam ediyor. Şu sıralar Kocaeli TV ekranlarında hafta sonları saat 18:00’de Ana Haber Bülteni’ni sunan Uzel, başarılı sunum dili, duruşu ve ekran ışığıyla izleyicilerin beğenisini kazanıyor.

Televizyon dünyasında emin adımlarla ilerleyen Merve Uzel, sadece bir haber spikeri değil, aynı zamanda seslendirme sanatçılığı ve sunuculuk alanlarında da eğitim alarak kendini çok yönlü bir medya profesyoneline dönüştürme yolunda ilerliyor. Şişli’de bir prodüksiyon PR ajansında aktif olarak görev alan Uzel, haber merkezinden stüdyoya, ses kabininden ekran önüne kadar uzanan geniş bir yelpazede deneyim kazanıyor.

Haber diline hâkimiyeti, güçlü diksiyonu ve ekrandaki samimi duruşuyla fark yaratan Merve Uzel, Kocaeli TV’deki haber bülteni ile bölge halkının güvenilir bilgi kaynağı olmayı başarıyor. Kendi şehrine olan bağlılığı ve yerel medyaya verdiği değer, onu sadece başarılı bir ekran yüzü değil, aynı zamanda yerel medyanın güçlü bir temsilcisi haline getiriyor.

Pozitif enerjisi, iletişim yeteneği ve medya sektörüne duyduğu tutkulu yaklaşımla dikkat çeken Merve Uzel’in ismini önümüzdeki dönemde ulusal mecralarda da sıkça duyacağız gibi görünüyor. Özellikle haber spikerliği alanında uzmanlaşmak isteyen gençler için ilham veren bir örnek olan Uzel, “ekran ışığıyla doğanlar” arasında şimdiden yerini almış durumda.



Kavramsal fotoğrafın izinde: Nedret Hotun

Bursa’da yaşayan gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Nedret Hotun, sanat yolculuğuna turizm sektöründen fotoğraf dünyasına uzanan ilham verici bir hikâyeyle devam ediyor. Adnan Menderes Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu mezunu olan Hotun, profesyonel iş hayatının ardından kendini sanatın büyülü dünyasına adadı.

Fotoğrafla tanışması sinemaya olan ilgisiyle başladı. Sinema karelerini durdurup anı dondurma isteği, onu 2018 yılında Bursa Fotoğraf Sanatı Derneği’nde (BUFSAD) temel ve ileri fotoğraf eğitimleri almaya yöneltti. Edebiyat ve felsefeye olan tutkusu, fotoğraf anlayışını kavramsal boyuta taşıdı. 2020’den itibaren kavramsal fotoğraf üzerine çeşitli eğitim ve atölye çalışmalarına katılan sanatçı, sinemada görme biçimleri üzerine de derinleşti.

Sanat yolculuğunda kısa sürede önemli adımlar atan Hotun, Türkiye’nin tek fotoğraf festivali olan Bursa Fotofest’te ve üç ayrı karma sergide eserleriyle yer aldı. Şimdi ise sanatseverlere yeni bir müjde veriyor: 17 kadın fotoğrafçıdan oluşan “BİZ” Kadın Fotoğraf Grubu ile hazırlanan yeni sergi yolda. Küratörlüğünü Aylin Kırgözoğlu’nun üstlendiği serginin tema ve tekniği henüz açıklanmazken, beşinci yılını kutlayan bu oluşumun yine ses getireceği konuşuluyor.

Hotun, kurumsal iş hayatının ardından hem ülke hem de dünya coğrafyasını keşfetmeye ve belgelemeye devam ediyor. Önce Vatan Gazetesi’nde fotomuhabirliği yaptığı dönemde kültür-sanat sayfasında fotoğraf sanatı üzerine haberlere imza atan sanatçı, bugün freelance olarak çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca fotoğraf ustalarıyla yaptığı belgesel tadındaki röportaj serisini kitaplaştırma hedefiyle yoluna devam ediyor.

Yetenekleri, çok yönlü birikimi, özgün bakış açısı, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisiyle dikkat çeken Nedret Hotun, kavramsal fotoğrafın derinliğinde iz bırakan çalışmalar üretmeye devam ediyor. Onun hikâyesi, hayatın hangi alanında olursak olalım, tutkularımızın peşinden gitmenin sanat dolu kapılar açabileceğini gösteriyor.



Spor tutkusundan televizyona: Sude Albayrak

Sporla, özellikle futbolla olan ilgisi çocukluk yıllarına dayanan Sude Albayrak, medya dünyasına sokak röportajlarıyla adım attı. Maç skorlarını sorarak başladığı bu yolculukta, onu en çok cesaretlendiren ve inanan isim, Türk spor basınının unutulmaz sesi rahmetli Sabri Ugan oldu. “Kendisini tanımak büyük bir şanstı,” diyen Albayrak, Ugan ile birlikte YouTube için çektiği videoların hem mesleki hem de kişisel gelişimine önemli katkı sağladığını söylüyor.
Sunuculuk, diksiyon ve fotoğrafçılık eğitimleri alan Albayrak’ın fotoğraf çekmek ise en büyük tutkularından. Objektifin ardında yakaladığı kareler kadar, ekran karşısındaki enerjisiyle de dikkat çekiyor.

Demirören Medya Center’da yer alan DreamTÜRK’te “Klipsizden” programıyla ekranlara merhaba diyen Sude Albayrak, her cumartesi ve pazar saat 18.00’de kendi söz ve müziğiyle şarkı üreten sanatçı konukları ağırlıyor, onların kliplerini izleyicilerle buluşturuyor. Ayrıca “Top 20” programında haftanın en çok dinlenen şarkı listesini sunarak müzik dünyasının nabzını tutuyor.

Radyo D’de de aktif olan Albayrak, “O mu, Bu mu?” gibi eğlenceli sosyal medya içerikleriyle dinleyicilere keyifli anlar yaşatıyor. Bununla yetinmeyen genç sunucu, PSG Academy Türkiye ile de sosyal medya projelerine imza atıyor; sporcularla röportajlar yapıyor, kamplardan programlar ve renkli “challenge” videoları hazırlıyor.
Yetenekleri, çok yönlü birikimi, kendine özgü çalışma tarzı, güçlü iletişimi ve vizyonuyla öne çıkan Sude Albayrak, pozitif enerjisi, ışıltısı, düzgün fiziği ve güzelliğiyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Medya dünyasında emin adımlarla ilerleyen Albayrak, hem spor hem de eğlence içeriklerinde kendine özgü bir imza atmayı sürdürüyor.

Yiğit Sezgin’den toplumsal isyanın sesi: Çığlık

“Bu klipte duyacaklarınız, sadece müzik değil; yılların birikmiş isyanı.”

Genç sanatçı Yiğit Sezgin, toplumsal adaletsizliklere karşı sert bir duruş sergileyen Çığlık isimli tekli çalışmasını müzikseverlerle buluşturdu. MüzikOnair Türkiye etiketiyle yayınlanan eser, 4K çözünürlüğündeki çarpıcı klibiyle netd müzik’te izlenebiliyor. Sözleri Yiğit Sezgin’e, müzik ve aranjesi SA digital’e ait olan Çığlık, bireyin sisteme karşı verdiği mücadeleyi yüksek enerjili bir sound ile yansıtıyor. Şarkının her dizesinde hissedilen öfke, klipteki güçlü görsellerle birleşerek izleyiciyi derin bir sorgulamaya davet ediyor. Yönetmenliğini Bartu Akın’ın üstlendiği video, dinleyiciyi sadece müzikal değil, görsel anlamda da sert bir deneyime sürüklüyor. Sanatçı, eseri için “Bu sadece bir şarkı değil, içimde yıllardır birikenlerin haykırışı” sözleriyle hem kişisel hem de toplumsal yönüne dikkat çekiyor. Filtre kullanılmadan, doğrudan ve yalın bir şekilde kayda alınan sahneler, şarkının samimiyetini pekiştiriyor. Yiğit Sezgin, hem sözlerindeki sertlik hem de klipteki güçlü oyunculuğuyla dinleyici ve izleyicinin hafızasında kalıcı bir etki bırakıyor. Çığlık’ın yapımını Full Frame Prodüksiyon üstlenirken, mix & mastering süreci de SA digital tarafından gerçekleştirildi. Görüntü yönetmenliğinde Bartu Akın, fotoğraflarda ise Seda Keskin Akın imzası bulunuyor. Kayıtlar Sezginler Ajans’ta yapılırken, kurgu ve renk düzenlemesi Full Frame Stüdyo’da tamamlandı. Sözleri kadar tavrıyla da bir başkaldırı niteliğindeki Çığlık, sadece bir müzik parçası değil, toplumsal adaletsizliklere karşı atılmış yüksek bir haykırış olarak dikkat çekiyor.

📌 YouTube klip bağlantısı: https://www.youtube.com/watch?v=cC9PJgYVoJ0
İnstagram : www.instagram.com/yigit_sezginn/