Söz sende Türk Milleti

Abone Ol

Kemal Hatipoğlu. Hiçbiriniz tanımazsınız. Sadece ailesi, yakın çevresi ve Eşrefpaşa’nın eskileri bilir, Kemal’i. Eşrefpaşa Orta Okulu’nda okumuş bendenizin sınıf arkadaşı ve hatta sıra arkadaşı. Gelecekle ilgili planları vardı Kemal’in iyi bir mühendis olacaktı. Babasının çocukları çok sevdiğini söylerdi, evlenip çocuk sahibi olmak istediğini anlatırdı. Üniversiteyi bitirince bir an önce evlenip hayata karışmak istedi ve önce askerlik görevini yapmak için Peygamber Ocağı’na teslim oldu. Tabii o zaman parayla askerlik yoktu. ‘Her Türk Asker Doğardı’

ŞEHADET MERTEBESİ

Kemal’de asker doğmuştu, komando olarak ayrıldı ve memleketin en güzel köşelerinden birine Midyat’a kura çekti. Kahpelerin kurşunuyla şehadet mertebesine ulaştığında daha 24 yaşındaydı. Terör örgütünün şehit ettiği binlerce Mehmet’ten biriydi Kemal Hatipoğlu. Bunları niye hatırlattım, ailesini yeniden üzüntüye boğmak için değil tabii ki. Şehit ailelerini üzmek için benim ve benim gibi yazarların, acıyı katmerlemelerine, bunu köşelerine taşımalarına hiç gerek yok. Şehitlerin kemiklerini sızlatan, ailelerinin ve gazilerin yüreğini dağlayan dünkü yeni açılım rezaleti bunu ziyadesiyle yaptı zaten.

‘ONURLU BARIŞ’MIŞ

Dünya genelinde teröristlerin ve terör örgütlerinin kullandığı ‘barış’ kamuoyuna servis edilerek hem de. Neymiş İmralı dedikleri teröristbaşı, bebek katili, öğretmen kasabı, kendi milletine düşman (Ki milleti olduğunu sanmıyorum. Köklerini araştıranlar var. Bir inceleyin efendim. Mesela Yusuf Halaçoğlu’nun çok güzel notları var) Apo katilini, terör örgütü PKK’nın silahlarını bırakmasını ve bütün grupların kendisini feshetmesini istedi. Öncelikle bu açıklamanın satır arasındaki onurlu barış, çözümsel süreç falan filan gibi devrimci diyalektikle yazılmış görünen saçmalıkları bir kenara bırakarak, Diyarbakır ve Van’da terör örgütü sempatizanlarının sevincini nereye bağlamak gerektiğini bilmiyorum. Bütün bu olan biten arasında ne alanlarda ne açıklamanın yapıldığı salonlarda bir tek Türk bayrağının olmadığı gözünüze çarptı mı? Cumartesi Anneleri’ni muhatap alırken bir tane şehit annesi ve gazinin dikkate alınmadan başlatıldığına inandığım bu oyunun sonuçlarının nereye gideceğini ahir ömrümüz izin verirse göreceğiz.

OY’UN ALTINDA

Gelelim parti diye oy verdiklerimize. Tam bağımsızlıktan hayatı boyunca ödün vermeyen ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözüyle rotamızı çizen ve kimlere güvenmemiz gerektiğini kafalara kazıyan, yabancıların nitelendirmesiyle Bozkurt’un yani Gazi Mustafa Kemal’in partisi olmakla övünen CHP ve terörle pazarlık konusunda el artırmakla övünen liderine bakalım. Vay efendim. Vay efendim. Ne güzel gelişme imiş. Kimse savaşı istemezmiş. Öncelikle savaş iki taraf arasında yapılır. Sen terör örgütünü savaşan taraflardan biri ilan edersen en baştan kaybettin demektir. 45 yıldır bu ülkenin çanına ot tıkamaya çalışan, asker, sivil, kadın, çocuk, yaşlı hatta hayvanlara bile acıması olmayan bu it sürüsünü taraf kabul edersen vicdanları yaralarsın.

Sıradaki partimiz Başbuğ Alpaslan Türkeş’in çileli hayatını adadığı MHP. Siyasi hayatı boyunca iç ve dış düşmanlara aman vermeyen binlerce ülkü devini toprağın altına yollayan MHP. En kötüsü ne biliyor musunuz? İlk kıvılcımın hareketin lideri Türkmen Beyi Devlet Bahçeli’den gelmesi. Bu da dünkü terör örgütü uzantılarının açıklamalarına yansımış. Teröristbaşı bile Sayın Bahçeli diyor 2-3 defa. Bilmiyorum Devlet aklı bunun neresinde?

AK Parti mi? Değmeyin keyfine. Noktaya basmadı, yarın öbür gün vazgeçme anında rahatlıkla paçayı sıyırabilecek konumda. Olası bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde DEM oylarına da göz kırptı. Bundan iyisi Şam’da kayısı.

Bütün ufak tefek sol partileri de bu kardeşlerin arasına kattığınızda blok tamam. Karşı cephe mi? İşte orada başından beri dimdik duran İYİ Parti ve Lideri Müsavat Dervişoğlu ile ‘Hoppala paşam, Malkara Keşan’ çabukluğuyla Silivri’ye hapsedilen Zafer Partisi Lideri Prof. Dr. Ümit Özdağ var. Sağda yeni yeni palazlanan partilerin ne dediği ise belli bile değil.

Önce ABD ve sonra Avrupa’nın PKK’ya senelerdir sponsor olan ülkelerinden tebrik yağmurunu ise yazmaya gerek bile yok.

Türk Milleti mi? Uzun süredir yok sayılan, alt kimlik olarak kabul ettirilme çabasına maruz kalan, Suriyeliler başta milyonlarca ne idüğü belirsiz, ipsiz sapsız kaçakla yaşamaya zorlanan Necip Türk Milleti’nin ne diyeceğini inanın ben de merak ediyorum?