Çocukluk döneminde kazanılan birçok alışkanlık ilerleyen yıllarda yetişkinlik yaşamına taşınabiliyor. Beslenmeden, uyku düzenine birçok davranışın temeli aslında küçük yaşlarda atılır. Hareket etmek ve spor aktiviteleri yapmak bunların başında gelirken günümüz çocukları günlerinin çoğunu ekran başında geçiriyor ve fiziksel aktivitelerle geç yaşlarda tanışırken bu da sağlık açısından büyük bir önem taşıyor. Çocukları spora yönlendirmek sadece geleceğin başarılı sporcularını yetiştirmek anlamına gelmez. Her çocuğun profesyonel bir sporcu olması hareket etmeyi sevmesi, kendi bedenini tanıması ve fiziksel aktiviteyi hayatının doğal bir parçası haline getirmesi de büyük önem taşıyor. Yüzmeden basketbola, jimnastikten futbola, danstan bisiklete kadar çocukların keyif aldığı birçok aktivite gelişim için atılan temellerin başlangıcı olabilir.
Spor yapmanın çocuklara sağladığı kazanımlar yalnızca fiziksel gelişimlerle sınırlı kalaz. Bir hareketi öğrenmek, oyunu takip etmek, hızlı reaksiyonlar almak ve dikkatini yaptığı işe yöneltmek zihinsel becerilerin gelişmesine de katkı sağlar. Düzenli fiziksel aktivitenin çocukların dikkat, öğrenme ve genel ruh hali üzerinde olumlu etkileri olabilir. Özellikle okul çağındaki çocuklar için hareket etmek uzun süre masa başında geçirilen zamanın dengelenmesine yardımcı olabiliyor. Spor aktiviteleri aynı zamanda çocuklar için ekran dışında farklı bir alan sunar. Özellikle sevdikleri bir spor dalını keşfeden çocuklar için hareket etmek bir zorunluluktan çıkarken eğlenceli bir aktiviteye dönüşebilir. Futbol, basketbol, voleybol ve benzeri takım sporları da çocukların yalnızca fiziksel olarak hareket ettiği alanlar değildir. Çocuklar bu alanlarda arkadaşlarıyla iletişim kurmayı ve paylaşmayı öğrenebilir. Bir çocuk takım sporlarından keyif alırken aynı zamanda yüzmeyi, atletizmi, jimnastiği ve tenisi de tercih edeilir. Hatta belirli bir spor dalına bağlanmadan parkta koşmak ya da doğa yürüyüşlerine katılmak bile düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının gelişmesine büyük oranda katkı sağlar. Hafta sonu yürüyüş yapmak, bisiklete binmek, yüzmek ya da açık ahva oyun oynamak fiziksel aktivitenin aile yaşamının dopal bir parçası haline gelmesini de sağlayabilir. Çocuklar çoğu zaman kendilerine söylenenden çok çevrelerinde gördüklerini benimseyebilir. Her spor dalı ve her antrenman metdou her yaş grubu çocuk için uygun değildir. Özellikle küçük çocuklarda hareketlerin gelişim dönemine uygun olması ve gerektiğinde eğitimli kişiler tarafından yönlendirilmesi de büyük önem taşır. Çocukları küçük yaşlarda spor aktivitelerine yönlendirmek kas ve kemik gelişimi açısından büyük önem taşırken sosyal becerilerden özgüvene kadar birçok alanda da farklı imkanlar sunar.
Ailelerin kendine sorması gereken en önemli sorulardan biri "çocuğum hangi sporda başarılı olur" sorusundan öte "çocuğum hangi hareketleri yaparken mutlu oluyor" olmalıdır. Çünkü çocuklukta kazanabilecek en değerli alışkanlıklardan biri madalya değil hareket etmeyi sevmek ve buna alışmaktır. Küçük yaşta atılacak olan bu adımlar sağlıklı ve dengeli bir hayatın yıllar boyu devam edecek olacağının bir mesajıdır.