Tarihi kim yapar?

Abone Ol

Türkiye’de, kimsenin tam olarak bilmediği; fakat herkesin hakkında fikri olduğu alandır tarih. Bu yüzden bu alanda araştırma yapmak ve ulaştığınız sonuçları birilerine aktarmak çok zordur. Nitekim kalıplaşmış düşünceler insanların zihninde yer etmiş ve uzun süre varlıklarına devam ettirmişlerdir. Bu yüzden herhangi konuda kemikleşmiş bir düşüncenin değiştirilmesi “deveye hendek atlatmaktan” daha zordur.

Bu yazının konusu ise yukarıda anlatılanların aksine tarihi yapanın kim olduğu ile alakalıdır.  Şüphesiz ki tarih; kişilerin ve şeylerin belli dönemlerde yine insanlar üzerinde oluşturdukları herhangi olayın tarihsel süreçte bıraktığı etkiyi araştırma sanatıdır.  ‘Sanatıdır’ sözünü isteyerek kullandım çünkü tarihsel olayların araştırılması bir yana bu olayların karşı tarafa anlatılması tümüyle farklı bir zihinsel beceri gerektirir. İyi bir araştırmacı olan herkes iyi bir anlatıcı olamayabilir. Bunun tam tersi de söz konusudur.

Kişilerin tarihi kavramından anlatmak istediğimiz bazen bir kişi, bazen birkaç kişi, bazen de binlerce kişi olabilir. Yani tarihi olayların ortaya çıkışı kimi zaman tümüyle sadece bir bireye bağlıyken bazen bir toplumun tüm bireylerine bağlı olabilir.  Thomas Carylee, tarihi yapanın toplumlar değil, toplumun içinden çıkan belli niteliklere sahip kahramanlar olduğunu ileri sürer, nispeten doğru olsa da bu görüş tümüyle böyle değildir. Çünkü bireylerin yaşadıkları toplumdan tümüyle ayrı kalmasının mümkün olmadığını Edward Hallet Car ortaya sürer, ona göre; tarihi yapan tek bir kişi dahi olsa, var olduğu toplumun devamı olmaktan kendisini kurtaramaz. Yani kişi içerisinde var olduğu topluma bağlı nitelikleri istese de istemese de sergiler. Yani buradan anlaşılan tarihi bir olayı yapan kişi veya kişiler tümüyle toplumdan bağımsız değillerdir. Farkında olmasalar dahi içine doğdukları nitelikleri karşılamak zorunda kalırlar.

Tarihi şey’lerin yaptığı görüşü ise insan dışında her şeyin tarihe olan katkısından bahsedilir fakat; burada da söz konusu şey’lerin insana veya topluma olan etkileri göz önünde tutulur. Örneğin; tüm hepimizin şahit olduğu salgın hastalıklar. Geçmişten günümüze tüm toplumu etkilemişlerdir. Depremler, sel… vb. doğal afetler bu şey’lerin tümünün tarihsel bir hadise olması insana ya da toplum üzerindeki etkilerine bağlıdır.

Özetle; tarihi bir hadiseyi, tarihi bir hadise yapan; insanlar ve toplumlar nezdinde bıraktığı etkidir. Bu etki bazen bir kişi, bazen bir toplum veya bazen bir şey tarafından yapılır.