Her sabah şehrin kalbi, henüz gün doğmadan atmaya başlar. Fırınlar yanar, ocaklar harlanır, dükkânlar sabah duasıyla açılır. İzmir’in sokaklarını dolduran bu ritim; yalnızca ticaretin değil, toplumsal yaşamın da temelidir. Ve bu düzenin görünmeyen mimarları, sadece ekmek değil; güven, süreklilik ve aidiyet üretir: Esnaf.
İzmir’in 127 esnaf ve sanatkâr odasında kayıtlı yaklaşık 200 bin kişi, bu şehrin sessiz kahramanlarıdır. Onlar, yalnızca geçimini sağlamakla kalmaz; bir kentin hafızasını, kültürünü ve ekonomisinin nabzını da taşırlar. İşte şimdi, bu büyük kitlenin geleceğini şekillendirecek çok kritik bir süreç daha başlıyor: 2026 Ocak-Mart ayları arasında gerçekleşecek esnaf ve sanatkâr odalarının olağan genel kurulları.
Kimi için sıradan bir seçim takvimi ama bilen bilir: Bu seçimler, yalnızca oda başkanlarını belirlemez. Bir domino taşı gibi, sırasıyla il birlikleri, federasyonlar ve en sonunda TESK’in (Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu) tepe yönetimini şekillendiren büyük bir strateji oyunudur.
KEPENKTEN SİYASETE
Türkiye’de esnaf teşkilatları, yalnızca mesleki dayanışmanın değil, aynı zamanda toplumsal hareketin ve hatta siyasetin önemli bir dinamiğidir. Çünkü bu yapılar, “tabanı olan” belki de en güçlü kurumsal organizasyonlardan biridir. Esnaf, mahalledeki ağıyla, ticaretteki etkisiyle, kriz anlarında gösterdiği direnciyle yalnızca birey değil; bir çevre, bir güç odağıdır. İşte bu güç odağını yöneten koltuklar, giderek siyasetin de radarına girmiştir. Geçmişte de bunun örneklerini gördük. İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin (İESOB) önceki başkanlarından Cemal Tercan ve Mehmet Ali Susam TESK yönetiminde oldular, milletvekillikleriyle hem esnaf dünyasında hem siyasi arenada güçlü izler bıraktılar. Bu isimler gibi birçok birlik veya federasyon başkanının yolu bir süre sonra belediye başkanlıklarına, milletvekilliğine ya da daha büyük makamlara çıkıyor. İESOB’un önceki dönem başkanı Zekeriya Mutlu, görevinden istifa ederek milletvekilliğini denedi ama olmadı. İESOB olağan üstü seçiminde yeniden başkan olmak isteyen Mutlu’nun karşısına rakip çıkan Yalçın Ata koltuğa oturdu.
SEÇİM MARATONU BAŞLIYOR
İzmir’deki odalar önümüzdeki aylarda genel kurullarını yapacak. Dört yıl boyunca odayı temsil edecek başkanlar, yönetim, denetim ve disiplin kurulları seçilecek. Ardından gözler İESOB’a çevrilecek. Yeni birlik başkanı, binlerce esnafın nabzını tutacak kişi olacak.
İESOB başkanlık koltuğu 2026’nın ortalarında yeniden oylanacak. Şimdiden İESOB Başkanlığı hedefiyle tabanda çalışma başlatan 5 güçlü figür var. Bu aktörlerin en güçlüsü mü başkan olacak yoksa birleşen figürlerden daha düşük profili bir başkan mı seçilecek bunu zaman gösterecek. Esnafın seçimleri sadece İzmir’le sınırlı değil. Aynı tarihlerde Türkiye’nin dört bir yanındaki esnaf teşkilatları da benzer seçim süreçlerinden geçecek. Her biri, TESK’teki büyük final için kritik bir adım. Çünkü TESK Genel Başkanı'nı belirleyecek delegeler, bu yerel seçim zincirinin her halkasında şekilleniyor.
TESK'TE HESAP VAKTİ
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken uzun yıllardır bu yapının tepesinde. Ancak önümüzdeki seçimlerde onun karşısına çıkması kuvvetle muhtemel bir isim var: Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Mehmet Yiğiner.
Yiğiner, Ankara’da etkili, sahada görünür, teşkilatlarda güçlü bir isim. Palandöken ise deneyimi, devletle kurduğu temaslar ve kamuoyundaki bilinirliğiyle hâlâ avantajlı. Bu iki ismin yarışacağı genel başkanlık süreci, tabandan tavana çıkacak tüm seçimlerde arka planda belirleyici olacak. Her oda seçimi, her birlik genel kurulu, TESK’teki koltuğun kaderine bir tuğla koyacak.
STRATEJİ, GÖRÜNÜRLÜK VE KULİS
Esnaf seçimleri, sadece esnafla ilgili olmaktan çıkıyor. Birliğe başkan olmak isteyen, federasyon hayali kuran, TESK’te yönetim hedefleyen herkes için bu süreç artık bir strateji savaşı. Oda seçimlerinde kim başkan olursa, onu destekleyen kimdi? Hangi ekip hangi odayı yönetti? Hangi bölgede hangi federasyon gücünü artırdı?
İşte tüm bu soruların yanıtları, yukarıya çıkacak delege dağılımını, dolayısıyla TESK’in yönetimini doğrudan etkileyecek. Bu yüzden de adaylar yalnızca kendi odalarına değil, çevre illere, yakın birliklere, hatta federasyonlara kadar süreci izlemek, yönlendirmek, gerektiğinde desteklemek zorundalar. Bu seçimlerde yalnızca isimler yarışmayacak; vizyonlar, dengeler ve gelecek planları da kıyasıya rekabet edecek.
SESSİZ BİR FIRTINA
Sektörel ve ilçeler bazında başlayacak seçimlerin nabzını yerel medya tutulacak. Ulusal ve uluslararası gündemde yer bulmayacak. Ama bu seçimler, Türkiye’de ekonomik ve sosyal dokuyu yakından ilgilendiren en ciddi yapı taşlarından biri olacak.
Çünkü esnafın gücü, yalnızca sattığı üründe değil; çevresine ördüğü ilişkide, toplumun sinir uçlarına dokunan varlığında gizlidir. Ve bu gücü yönetecek ellerin kim olacağı, sadece bugünü değil; yarını da şekillendirecek.
Kepenkten sandığa uzanan bu yol, yalnızca bir seçim değil, bir geleceği kimlerin şekillendireceğinin sorusuna verilecek en cevaplar olacak.
Esnaf bilir. Yılların terazisinde tartar insanı. Kimin laf, kimin iş ürettiğini, kimin yağmurda ıslanıp kimin sadece ıslak göründüğünü ayırt eder.
Esnafın seçim terazisi şaşmaz çünkü esnaf seçimini aklıyla yüreğiyle yapar.