İstanbul Arnavutköy’de yaşayan 20 yıllık tespih ustası Şenol Fidancı, torna tezgâhından tespih atölyesine uzanan hikâyesiyle dikkat çekiyor. Yıllarca tornacılık yaptıktan sonra tespih yapımına yönelen Fidancı, bu zanaatı bir sanat olarak görüyor. El emeğiyle ürettiği özel tespihler, hem meraklıların hem de koleksiyoncuların ilgisini çekiyor.
Tespihte Sanatı Yaşatıyor
Tespih yapımını sıradan bir iş olarak görmeyen Şenol Fidancı, bu uğraşıyı adeta bir sanat dalı olarak icra ediyor. Her sabah atölyesine müzikle başladığını, kahvesini içip günün stresinden arınarak üretime geçtiğini anlatan Fidancı, "Tespih yapmayacaksın, sanat icra edeceksin. Mikron çalışacaksın" diyerek işine olan bağlılığını dile getiriyor.
Yıllar önce bir arkadaşının yönlendirmesiyle başladığı tespih yolculuğunda, torna ustalığının kazandırdığı simetri ve detaycılığın büyük faydasını gördüğünü ifade ediyor. Yalnızca sipariş üzerine çalışmıyor; boş zamanlarında tezgâha oturarak kendi koleksiyonu için de tespih üretiyor.
Kuka Tespihin Osmanlı’dan Günümüze Uzanan Hikâyesi
Tespih yapımında en çok tercih edilen malzemelerden biri olan kuka ağacı, Şenol Fidancı'nın üretiminde de önemli bir yer tutuyor. Fidancı, kuka ile çalışırken ham maddeden ziyade "dinlenmiş kuka"yı tercih ettiğini belirtiyor. Kuka tespihin çekim keyfi açısından kadifemsi bir his verdiğini, hatta pandemiden sonra hijyen açısından da tercih edildiğini ifade ediyor.
Kuka tespihin Osmanlı dönemindeki önemine de değinen usta, “Rivayete göre sarayda görev yapacak tabiplerin kuka tespihi olması gerekiyormuş. Hatta kuka tespihi olmayan tabibi saraya bile almazlarmış” diyerek bu kültürel mirasın köklü geçmişini aktarıyor.
Tespih Çekmek Bir Kültürdür
Fidancı, tespihin yalnızca dini ya da geleneksel bir obje değil, aynı zamanda bir kültür öğesi olduğuna dikkat çekiyor. El işçiliğiyle yaptığı tespihlerin bazılarının vites topuzlarına, dikiz aynalarına ya da bileklik olarak kullanıldığını söylüyor. Ancak kendi üretim anlayışında süslemeye yer olmadığını özellikle vurguluyor. “Tespih doğallığını korumalı” diyen usta, gösterişli işlemeler yerine sade ve fonksiyonel ürünler üretmeyi tercih ediyor.
Her Tespihte Bir Ruh, Her Detayda Bir Emek
Tespih yapımının inceliklerinden de bahseden Şenol Fidancı, ip yolunun düzgün olması, boyut ve ölçülerin hassas hesaplanması gibi detayların önemine değiniyor. Her tespihin farklı bir karakteri olduğunu ve çekim şekline göre tasarlanması gerektiğini belirtiyor. Usta, genellikle 33’lük tespihlerin tercih edildiğini ancak siparişe göre 99’luk üretim de yaptığını ifade ediyor.