Tiroit Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında uzmanlar, tiroit nodüllerinin doğru değerlendirilmesi ve tiroit kanserinde erken tanının önemine dikkat çekiyor. Liv Hospital Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Cem Dural, her tiroit nodülünün ameliyat gerektirmediğini belirterek, günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde cerrahi işlemlerin daha güvenli ve hasta odaklı uygulanabildiğini söyledi.

HER NODÜL AMELİYAT GEREKTİRMİYOR

Prof. Dr. Ahmet Cem Dural, tiroit nodüllerinin özellikle iyot eksikliğinin görüldüğü bölgelerde oldukça yaygın olduğunu belirtti. Nodüllerin boyut, şekil ve içeriklerine göre değerlendirildiğini aktaran Dural, büyük bölümünün iyi huylu olduğunu ve düzenli fizik muayene ile ultrasonografi takibinin yeterli olabildiğini ifade etti. Kanser şüphesi taşıyan, boyunda basıya bağlı nefes darlığı veya yutma güçlüğüne yol açan, fiziksel açıdan belirgin büyüklüğe ulaşan ya da aşırı hormon üretimine neden olan nodüllerin ise cerrahi veya farklı tedavi seçenekleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Tiroit Kanser

SES KISIKLIĞI RİSKİ TEKNOLOJİYLE AZALIYOR

Tiroit ameliyatlarında ses tellerinin çalışmasını sağlayan rekürren sinirlerin zarar görmesinin ses kısıklığına yol açabileceğini belirten Dural, günümüzde anatomik bilgi, cerrahi deneyim ve teknolojik cihazların gelişmesiyle kalıcı ses kısıklığı riskinin oldukça düşük seviyelere indiğini söyledi.

Sinir monitörizasyonu kullanılan ameliyatlarda kalıcı ses kısıklığının yüzde 0,1'in altında görüldüğünü aktaran Dural, geçici ses kısıklığı, seste ton değişikliği, çatallanma veya ses yorulması gibi sorunların ise yaklaşık yüzde 1 oranında ortaya çıkabildiğini belirtti. Tiroit cerrahisinde önemli komplikasyonlardan birinin de hipokalsemi ve hipoparatiroidi olduğunu belirten Dural, bunun tiroit bezine komşu paratiroit bezlerinin ameliyat sırasında zarar görmesiyle ortaya çıkabileceğini söyledi. Son yıllarda kullanılan kızılötesi kameraların paratiroit bezlerinin ameliyat sırasında daha kolay görülmesini ve damarsal beslenmelerinin takip edilmesini sağladığını belirten Dural, sağlıklı paratiroit bezlerinin kızılötesi ışık altında gösterdiği otofloresans özelliğinin cerrahi sırasında bu yapıların korunmasına katkı sağladığını ifade etti.

TİROİT BEZİNİN TAMAMININ ALINMASI HER ZAMAN GEREKLİ DEĞİL

Ameliyat kararı verilen her hastada tiroit bezinin tamamının çıkarılmasının gerekmediğini vurgulayan Dural, birden fazla nodülün veya tüm bezin aşırı hormon ürettiği bazı durumlarda total tiroidektomi uygulanabildiğini belirtti. Tek bir toksik nodülün bulunduğu hastalarda ise yalnızca nodülün bulunduğu lobun çıkarılmasının yeterli olabileceğini söyleyen Dural, böylece geride kalan tiroit dokusu sayesinde hastanın hormon ilacı kullanmasına gerek kalmayabileceğini aktardı. Yaklaşık 1 ila 1,5 santimetreye kadar olan bazı tiroit kanserlerinde de kanserin bulunduğu lobun çıkarılmasının yeterli olabileceğini belirten Dural, daha büyük, bez dışına yayılmış, agresif özellik taşıyan veya lenf bezlerine sıçramış kanserlerde ise tiroit bezinin tamamının çıkarılmasının gerekebileceğini kaydetti.

Jinekolojik kanserlerde erken tanı hayat kurtarıyor!  Uzmanı uyardı: Bu belirtileri sakın hafife almayın!
Jinekolojik kanserlerde erken tanı hayat kurtarıyor! Uzmanı uyardı: Bu belirtileri sakın hafife almayın!
İçeriği Görüntüle

İZSİZ VE ROBOTİK CERRAHİ SEÇENEKLERİ GELİŞİYOR

Tiroit ameliyatlarında özellikle genç ve kadın hastalarda iz kaygısının öne çıktığını belirten Dural, cerrahi kesinin boyun çizgilerine paralel şekilde yapılmasının ve uygun dikiş tekniklerinin kullanılmasıyla izin azaltılabildiğini söyledi. Endoskopik ve robotik cerrahinin yaygınlaşmasıyla boyun bölgesinde görünür bir iz bırakmayan farklı yöntemlerin de geliştirildiğini belirten Dural, koltuk altı, ağız içi, meme başı, kulak arkası gibi bölgelerden gerçekleştirilen transaksiller, transoral, bilateral aksiller ve meme yaklaşımlı, retroauriküler ve tek port robotik tiroit cerrahilerinin bu yöntemler arasında yer aldığını ifade etti.

ABLASYON SEÇİLMİŞ HASTALARDA ALTERNATİF OLABİLİR

Radyofrekans veya mikrodalga enerjisiyle yüksek ısı kullanılarak gerçekleştirilen ablasyon tedavisinin son dönemde bazı iyi huylu tiroit nodülleri ile 1 santimetreden küçük bazı tiroit kanserlerinde uygulanmaya başlandığını belirten Dural, yöntemin henüz uzun dönem onkolojik sonuçlarının yeterli olmadığını söyledi. İlk 3-5 yıllık sonuçların seçilmiş hastalarda ablasyonun cerrahiye alternatif olabileceğine işaret ettiğini aktaran Dural, nodülün yapısı, yerleşimi ve çevre organlarla ilişkisi gibi faktörlerin tedavi kararında önem taşıdığını belirtti.

Ablasyon sırasında da ses kısıklığı veya hipoparatiroidi gibi komplikasyonların görülebileceğini ifade eden Dural, yöntemin hangi hastalarda uygulanacağına multidisipliner bir ekibin karar vermesi gerektiğini vurguladı. Dural, mevcut durumda tiroit kanserinde altın standart tedavinin kanserli dokunun cerrahi olarak çıkarılması olduğunu belirtti.

Muhabir: Kader Ergin