in ,

‘Türk çiftçisi buna uyum sağlayacak’

İklim krizi konusunda tarım alanında ne çalışma yapılırsa yapılsın odak nokta çiftçi olacak. Onları bilinçlendirmek ve kapıdaki tehdide karşı eğitmekte çok önemli. İzmir Köy Koop Başkanı Neptün Soyer, Türk çiftçisinin doğru politikalara kolay uyum sağlayacağı görüşünde

İklim krizi, Bursa’nın ardından İstanbul’da meydana gelen kuvvetli sağanak yağış, rüzgar, hortum ve yıldırım düşmesi gibi olaylarla kendini bir kez daha hatırlattı. Önlem almanın gerekliliği her geçen gün artıyor. Bugüne kadar yaptığımız tüm haberlerde ortak çalışmanın önemini vurguladık. İş dünyasıyla, akademisyenlerle, tarım yazarlarıyla görüştük. Her şeyden önce kapıdaki tehdidin farkında olması gereken ve buna uyum sağlayarak yeni sürece yönelik üretimi benimsemesi şart olan grup tarımın dinamosu çiftçi. İklim krizi ve tarım dosyamızın son yazısında çiftçilerin bakış açısını ele aldık. İzmir’in önemli üretici birliklerinden olan İzmir Köy Koop Birliği Başkanı Neptün Soyer ile konuştuk. Soyer, Türk çiftçisinin yeniliğe kolayca uyum sağladığının altını çizerek, eğitim ve farkındalık çalışmalarının önemini anlattı.

‘İTHALATI TERK ETMELİYİZ’

Başkan Neptün Soyer, ‘Küresel iklim krizi’nin faciayı ifade ettiğini belirterek, bunun insan hayatının en önemli gereksinimlerinden olan gıdadan mahrum kalmak anlamına geldiğini belirtti. Küresel iklim krizi dendiği zaman aslında insanın tüyleri ürperiyor diyen Soyer, “Kriz faciayı ifade ediyor. Bu bizim için korkunç bir şey, insan yaşamında en önemli öğelerden biri olan besinden mahrum kalmak, hayat bağını koparmak anlamına geliyor. Bunun tarıma etkisini önlemek için alınabilecek önlemlerin başında kontrolsüz sulama, bilinçsiz ilaçlama, tarımsal ekipmanların kontrolsüz kullanımı gibi faaliyetlere düzenlenecek yasalarla caydırıcı cezalar getirilmesi geliyor. Tarım etkilenen kadar etkileyen de, tarımsal ürün atıklarından salınan gazların kontrol altına alınması şart. Bu alanda planlı üretime ve yerli kaynaklara geçerek ithalattan uzaklaşmak zorundayız” diye konuştu.

‘KÜÇÜK ÜRETİCİYE DÖNÜLMELİ’

Tarımda yeni bir düzen için yola çıkmanın yolunun küçülmeye gitmek olduğunu belirten Soyer, devasa işletmeler yerine yerele dönme vurgusu yaptı. Bu alanda verdikleri en büyük savaşın bu olduğunu belirten Neptün Soyer, “Biz bunu başarmanın yolunun tarımı dizaynda küçülmeye gidilerek olacağını düşünüyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi devasa işletmeler kurmak yerine, yerinde üreten, yerlileşmiş, yerelleşmiş bir modele yönelmeliyiz. Bu alanda verdiğimiz en büyük savaş bu. Hammadde neredeyse üretim orada yapılmalı. Endüstriyel tarımın kendisi, söz konusu sürecin nedenleri arasında geliyor. Bu modelle büyük fabrika dumanları, iş gücünün getirdiği etki ve ürün nakliyeleri sırasında havaya karışan egzoz dumanları bir nebze olsun durmuş olacaktır. Pandemi sürecinde de bunu gördük. Yavaşlamak doğaya çok iyi geldi, hava kirlilikleri azaldı. Bizim için küçük üretici ve yerel üretim çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

‘TÜRK ÇİFTÇİSİ ADAPTE OLUR’

İzmir Köy Koop Birliği olarak iklim krizi sürecinin farkında olduklarını söyleyen Soyer, çiftçinin de bu farkındalıkta olduğunu aktardı. Türk insanının değişime kolay adapte olduğunu vurgulayan Köy Koop Başkanı, :“Farkında olmamak imkansız. Çünkü aniden ortaya çıkan kar, dolu, aşırı yağışlar ya da kuraklık gibi mevsimsiz iklim olayları söz konusu krizin varlığını sürekli ortaya koyuyor. Durumunda farkında olmak ne kadar yeterli bilemiyoruz elbette. Endişe verici bir süreçten geçiyoruz. Her şey birbiriyle bağlantılı, hava olaylarının durumuna göre hem toprak üretimi hem de hayvansal üretim değişiklik gösteriyor. Biz Türkler olarak değişime çok kolay uyum sağlayabilen bir toplumuz. Dolayısıyla çiftçinin de bu sürece uyum sağlamakta ciddi bir zorluk yaşayacağını düşünmüyorum. Söz konusu kriz bir anda olup bitecek bir şey değil. Biz de çiftçilerimiz de her geçen gün yeni bir bilgiye, öğretiye uyanıyoruz. Biz sadece İzmir Köy Koop Birliği olarak kısıtlı kalmıyoruz. Üreticilerimizle eğitim toplantıları yaparak, onları diğer konularda olduğu gibi yaklaşan sürece de hazırlamaya çalışıyor, bilgilendirme çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Gençlerin tarımsal üretime katılmaları çok önemli. Onların tarım alanında çalışmaları, toprağa sahip çıkmaları konusunda eğitim çalışmaları sürdürüyoruz. Bu konuda yeri gelmişken söyleyeyim, Birlik olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü Genç Çiftçi Projesi’nde ortak olmayı isteriz. Bu alanda çiftçiye yönelik projeler sürmeli. Özellikle merkezi yönetimin de bu konuda ivedilikle yapacağı çalışmaları bekliyoruz” dedi.

‘SAĞLIK SORUNLARI DOĞURUR’

Kriz sürecinin bölgesel ürünlere de zarar vereceğini hatırlatan Başkan Neptün Soyer, oluşacak tablonun insan sağlığına da doğrudan etki edeceğini savundu. Başkan şunları söyledi: “Ülke geneline baktığımızda bölgemizle özdeşleşen pamuk bitkisinin üretiminde yavaş yavaş bir azalma görmeye başladık. Selçuk Ovası, Kınık Ovası eskiden bembeyaz, kar gibi pamuk tarlalarıydı. Fakat pamuğun yetişme şeklinden dolayı üretici alternatif ürünlere yönelmeye başladı. Zeytin yüzyıllardır bu topraklarda hayat bulmuş, bizlerin hayat bulmasına vesile olmuş bir ürün. Tabii ki bu üründe de diğer ürünlerde de üzülerek söylüyorum ki olumsuz olarak etkileneceğiz. Bugün bile bunu zeytinde görüyoruz, sıcaklıkla çiçeği dökülen zeytinlerde ürün az. Bu hem ürünü doğrudan etkiliyor hem de dolaylı olarak zeytinyağının fiyatına doğrudan etki ediyor. Dahası üretici ve kadar tüketici de bu durumdan etkilenecek. Düşünün, bu kadar sağlıklı bir gıda maddesinin her kesimden tüketiciye ulaşamaması bazı sağlık sorunlarını da doğuracaktır.”

‘ADİL BÖLÜŞMELİYİZ’

Çok yakın zamanda tüm dünyada yaşanan pandemi sürecinin üretici ve yöneticiler için iyi bir öğreti olduğunu hatırlatan Soyer, “İlk bir iki gün biraz duraklamış olsak dahi hızlı bir şekilde kendimizi toplayarak iyi bir organizasyonla süreci çok başarılı şekilde yürüttüğümüzü düşünüyorum. İzmir’in yerelde yönetimi Büyükşehir Belediyesi ile ortak çalışmalar yapan, destek alan organize olmuş üretici birliği görevindeki kooperatifler ve elbette İzmir Köy Koop Birliği olan biz de vatandaşın gıda ihtiyacını başarılı bir şekilde temin etmek için ortak çalıştık. Ve çok iyi sonuçlar alarak süreci iyi yönettik. Bu bizim için gelecek süreçte oluşabilecek durumlara karşı da çok iyi bir deneyim oldu. Türkiye genelinde de aynı şeyi yaparak ilerlemek gerekir. Dayanışma içinde üreterek çalışmalı, ürettiğimizi adil bir şekilde bölüşmeliyiz” şeklinde konuştu.

Utkucan Akkaş / Özel Haber

corona-korona-virus-test-kit-vaka-olum-vefat-death

Yurt dışından gelenler için virüs test merkezleri!

beydagda-tarim-ve-hayvancilik-revacta

“Beydağ’da tarım ve hayvancılık revaçta”