Almanya, İsviçre'den karavanla Türkiye’ye gelen 26 turist, 45 günlük gezi çerçevesinde Türkiye’nin turistik bölgelerini ziyaret ediyor. 40 gün önce gezmeye başlayan 13 aile, karavanları ile ile Türkiye’nin birçok coğrafi bölgesini gezdikten sonra Kastamonu’ya ulaştı. Kastamonu’nun Daday ilçesinde bulunan Balabanağa Konağı’nda konaklayan yabancı turistler, yöresel yemeklerden tadıp doğanın tadını çıkardı. Kastamonu’dan ayrıldıktan sonra Amasra ve Safranbolu’yu gezecek olan turistler, turlarını 45 günün sonunda İstanbul’da sonlandırmayı hedefliyor. Tura katılan turistler, Türkiye’nin güzellikleri karşısında hayran kaldıklarını ifade etti.

“Harika ve sürprizleri bol olan bir turdayım”

İsviçre'den gelen Jörg Bünter, Türkiye’yi çok beğendiğini kaydederek, “İsviçreliyim. Harika ve sürprizleri bol olan bir turdayım. Hayatımdan çok memnunum. Türkiye’yi o kadar çok gezdik ki nereleri gezdiğimizi henüz hatırlayamıyorum. Bunun üzerine çalışmam gerekiyor. Ama inanılmaz gözlemlerimiz oldu. Kastamonu’nun sadece içinden geçtik ama yoldan geçerken inanılmaz manzaralar gördük. Ne diyeceğimi bilemiyorum, bayıldım” dedi

“Karavanımızla geldik ve Türkiye’yi daha yoğun gezme fırsatımız oldu”

Eşi ile birlikte çok güzel vakit geçirdiğini belirten Suzanna Mafli de, “Çok güzel şeyler gördük. Hayvanları, güzel manzaraları, gezilmesi gereken yerleri, antik şehirleri gördük. Daha önce bir kez gelmiştim, o da kısa bir İstanbul turuydu. O zaman otelde kalmıştık. Şimdi karavanımızla geldik ve Türkiye’yi daha yoğun gezme fırsatımız oldu. En çok beğendiğim yer, Kapadokya oldu” diye konuştu.

“Eylül ayında tekrar geleceğiz, o zaman daha kalabalık bir grup olacağız”

Karavan turu için ikinci gez Almanya’dan Türkiye’ye gelen Tomas Hering de, “Grubun sorumlusuyum. Geçen yıl 10 karavanla gelmiştik. Şimdi 13 araç ile yeniden geldik. O kadar çok hoşumuza gitti ki bu turu yeniden yapma gereği duyduk. Eylül ayında tekrar geleceğiz, o zaman daha kalabalık bir grup olacağız. Kastamonu’dan sadece geçtik, gezme fırsatımız olmadı ama gözlemlelerimiz mükemmel. Gelirken yol kenarındaki çeltik tarlaları, manzaralar, harikaydı” şeklinde konuştu.

Sanatçı Naciye Temerit: "Tezhip; el yazmalarının altınla bezendiği bir Osmanlı saray sanatıdır" Sanatçı Naciye Temerit: "Tezhip; el yazmalarının altınla bezendiği bir Osmanlı saray sanatıdır"

“Gözlemlerime göre herkes çok mutlu”

Kafileye Türkiye turlarında rehberlik yapan Levent Bilgiç de, “Turumuzun 40’ıncı günündeyiz. Buradan sonra Amasra ziyaretimiz var, daha sonra Safranbolu’yu gezeceğiz. Son iki günümüzü de İstanbul’da değerlendireceğiz. Daha sonra misafirlerimizi yolcu etmeyi düşünüyoruz. Türkiyemizi beğenmemek mümkün mü? Böyle bir şey olamaz. Biz de elimizden geldiğince, bu memleketin tanıtımına katkı sunabiliyorsak ne mutlu bize. Misafirlerimiz çok mutlular. Sadece klasik turlardaki gibi otobüslerle gezilen bir tur değil. Herkes kendi karavanları ile gelmiş. Dolayısıyla rahat rahat geziyoruz. Anlaşma yapıp, belirlenen saatlerde buluşuyoruz. Gezip herkes akşam kampına dönüyor. Şu ana kadarki gözlemlerime göre herkes çok mutlu. Truva’dan başladık, Bergama’yı, Efes’,i gezdik. Bunlar zaten dünya genelinde duyulmuş alanlar. Daha sonra Pamukkale’yi gezdik. Dalyan’a gidip kaplumbağaları gördük, bot turları yaptık. Oradan devam edip Çıralı’da kaldık. Antalya’yı gezdik, Konya’yı gezdik ve Mevlana’yı tanıdık. Daha sonra Kapadokya’yı gezdik, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden sonra buraya geldik” ifadelerini kullandı.

“3 yıldır gelip misafir oluyorlar”

Kastamonu’da turistlerin konakladığı çiftliğin sahibi Nahide Oğuzbalaban ise, “Misafirlerimizin bu karavan turları 5 yıldır var. 3 yıldır da bize gelip misafir olurlar. Onları ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Kendilerine yöresel yemeklerimizi tanıtıyoruz, çok beğeniyorlar. Bugünde etli ekmek, siyez bulgur pilavı istediler. Yöresel içeceklerimizden ikram edeceğiz” dedi.

Kaynak: İHA