Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin ileri teknoloji alanlarındaki çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kacır, Türkiye'nin Ay misyonu kapsamında geliştirdiği uzay aracının üretiminin tamamlandığını ve test sürecinde son aşamaya gelindiğini bildirdi. Türkiye'nin uzay çalışmalarının yaklaşık 40 yıl önce gündeme geldiğini belirten Kacır, 1980'li yılların ortasında dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Türkiye'nin gelecekte uydulara sahip olacağı öngörüsüyle yörünge haklarını güvence altına almaya yönelik uluslararası anlaşmalar yaptığını ve uyduların Türk mühendisler tarafından geliştirilmesine yönelik hazırlıkları başlattığını aktardı. İlk araştırma altyapısının 1980'lerin ortasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsünde kurulduğunu belirten Kacır, 1990'lı yıllarda yaşanan siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar nedeniyle bu alandaki çalışmaların yeterince ilerleyemediğini söyledi. 2000'li yıllardan itibaren uzay teknolojilerinin önceliklendirilmesiyle Türkiye'nin BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK ve İMECE uydularıyla görüntüleme uyduları alanında kendi imkan ve kabiliyetlerini geliştirdiğini ifade etti. Kacır, "KENDİ UYDUSUNU ÜRETEN 11 ÜLKEDEN BİRİYİZ" başlığı altında Türkiye'nin görüntüleme uyduları konusunda altyapısını geliştirdiğini ve uyduların bileşenlerindeki yerlilik oranının her projede arttığını belirtti. İMECE uydusunun 600 kilometre irtifada görev yapan, yaklaşık 600 kilogram ağırlığında ve metre altı çözünürlükte görüntü alabilen bir uydu olduğunu aktaran Kacır, uydunun elektrooptik kamerasının yerli ve milli olarak geliştirildiğini, İMECE sonrasında bu kameranın bir başka dost ülkeye ihraç edildiğini söyledi. Haberleşme uyduları alanında da ilerleme kaydedildiğini belirten Kacır, Türksat 6A ile Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üreten 11 ülkeden biri haline geldiğini ifade etti.

Gece çekimlerinizde fotoğraflarınız puslu mu çıkıyor? Çözüm sanılandan çok daha basit: Gece fotoğraflarındaki ince detay
Gece çekimlerinizde fotoğraflarınız puslu mu çıkıyor? Çözüm sanılandan çok daha basit: Gece fotoğraflarındaki ince detay
İçeriği Görüntüle

2027'NİN İLK AYLARINDA FIRLATILMASI HEDEFLENİYOR

Kacır, Türksat 6A'nın İMECE'den daha karmaşık bir teknolojik sistem olduğunu belirterek, 4 bin 250 kilogramlık uydunun 36 bin kilometre yükseklikteki yer sabit yörüngede görev yaptığını söyledi. Türksat 6A'nın Türkiye'nin bugüne kadar ürettiği en yüksek değere sahip teknolojik ürün olduğunu belirten Kacır, uydunun yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirildiğini aktardı. Milli Uzay Programı kapsamında Ay misyonu üzerinde de çalışıldığını belirten Kacır, "TÜBİTAK Uzay ve paydaşları Türkiye'nin kendi imkan ve kabiliyetleriyle geliştirdiği, ürettiği bir ay uzay aracını Ay'a eriştirmek için çok gayretli bir çalışmayı tamamladılar. Bunu başardığımızda Türkiye Ay'a uzay aracı gönderebilen dokuz ülkeden biri haline gelecek." dedi. Ay uzay aracının üretiminin tamamlandığını belirten Kacır, geçtiğimiz hafta aracın tüm test çalışmalarının tamamlanması amacıyla TUSAŞ bünyesindeki Uydu Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'ne sevk edildiğini bildirdi. Kacır, "2027'NİN İLK AYLARINDA FIRLATMAYI HEDEFLİYORUZ" diyerek fırlatma için hedeflenen dönemi açıkladı. Fırlatma penceresinin başlangıçta uzun olduğunu, tarih yaklaştıkça bu pencerenin daralacağını belirten Kacır, meteorolojik koşulların ve diğer unsurların takip edildiğini ifade etti. Ay aracının yüzde 87 yerlilik oranıyla üretildiğini belirten Kacır, "AYA ARAÇ GÖNDEREN 9 ÜLKEDEN BİRİ OLACAĞIZ" ifadelerini kullandı. Uzay aracının tüm yazılımlarının yerli olduğunu, donanımlarında da ısıl bileşenler, kontrol bileşenleri, kontrol sistemleri ve yapısallar dahil olmak üzere birçok kritik parçanın yerli olarak geliştirildiğini söyledi. Kacır, Türkiye'nin misyonun başarıya ulaşması halinde Ay'a kendi uzay aracını gönderen dokuzuncu ülke olacağını ve bunu gerçekleştiren ilk Müslüman ülke olacaklarını belirtti. Ay misyonlarına yönelik küresel ilginin de arttığını ifade eden Kacır, 2025 yılında 325 fırlatma gerçekleştirildiğini ve fırlatma sayısının bir önceki yıla göre yüzde 25 arttığını aktardı. Ay yüzeyinde 2009 yılında su buzlarının keşfedildiğini hatırlatan Kacır, bu keşfin Ay'ın gelecekte derin uzay yolculuklarında ara istasyon olarak kullanılmasına ilişkin imkanlar oluşturabileceğini söyledi. Ay'daki su buzlarından elektroliz yoluyla hidrojen elde edilmesi ve roket yakıtı üretilmesi ihtimaline değinen Kacır, Ay'da helyum 3 elementi bulunduğunu da belirtti.

2027'DE AY'A SERT İNİŞ HEDEFLENİYOR

Türkiye'nin Ay misyonuna ilişkin hedeflerini anlatan Kacır, "2027'DE AYA SERT İNİŞ YAPACAĞIZ" dedi. Türkiye'nin 2027 yılında Ay'a yönelik görevini gerçekleştirmeyi hedeflediğini belirten Kacır, daha önce 2023 için ortaya konulan hedefin bilim insanları ve mühendislerin çalışmalarıyla daha ileri bir seviyeye taşındığını söyledi. Görev kapsamında uzay aracının Dünya'dan fırlatılmasının ardından Dünya yörüngesinde giderek büyüyen eliptik yörüngelerde hareket edeceğini, daha sonra Ay transfer yörüngesine geçeceğini ve Ay'a yaklaşık 100 kilometre kala Ay'ın etrafında uydu gibi dönmeye başlayacağını aktardı. Kacır, Ay'ın etrafındaki görev süresinin üç ay ile bir buçuk yıl arasında olmasının hedeflendiğini belirtti. Görev kapsamında Ay'ın etrafında yapılacak çalışmalarla Güneş rüzgarlarının Ay yüzeyine etkisi, Ay'ın manyetizması ve Ay'da su oluşumu gibi konularda bilimsel veriler toplanacağını söyledi. Türkiye'nin Ay görevinde yerli hibrit roket teknolojilerinin de kullanılacağını belirten Kacır, bu teknolojiyle Ay'a iniş manevralarının gerçekleştirileceğini ve hibrit roket sistemlerinin derin uzayda ilk kez kullanılacağını ifade etti. Hibrit roket teknolojisinin katı yakıtlı roketlerin kararlı yapısıyla sıvı yakıtlı roketlerin kontrol edilebilirlik özelliklerini bir araya getirdiğini belirten Kacır, bu sistemin daha düşük maliyetle kullanılabileceğini söyledi. Kacır, yörünge transfer operasyonu kabiliyetinin de misyonun önemli parçalarından biri olduğunu ve bu alandaki deneyimin Türksat 6A projesinde kazanıldığını aktardı. Türkiye'nin uzay hedefleri kapsamında Somali'de uzay limanı inşa edildiğini belirten Kacır, bu tesisle Türkiye'nin uzaya bağımsız erişiminin sağlanmasının ve küresel uzay ekonomisinden daha fazla pay alınmasının hedeflendiğini söyledi. Geçen yıl dünyada uzay ekonomisine 600 milyar dolar kaynak ayrıldığını belirten Kacır, bu rakamın her yıl yükselmesinin ve yakın zamanda 1 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini ifade etti. Somali'nin tercih edilmesinde güvenlik koşullarının yanı sıra ekvatora yakın konumunun da etkili olduğunu belirten Kacır, ekvatora yakın bölgelerde Dünya'nın dönüş hızından yararlanılması sayesinde daha az yakıtla aynı yükün uzaya gönderilebildiğini ve fırlatma operasyonlarının daha maliyet etkin gerçekleştirilebildiğini söyledi. Türkiye'nin kendi coğrafyasının uzay limanı için uygun olmadığını belirten Kacır, Somali hükümetiyle alanın Türkiye'ye tahsisine ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu kapsamda Somali'de Türkiye'ye ait bir uzay limanı inşa edildiğini aktardı.

Kaynak: AA