Alaplı Yedigelli köyünde, 1800'lü yıllarda dedelerinden gelen demircilik mesleğini sürdüren Yaşar Durmuş (61) bilek gücüyle sıcak demire verdiği şekillerle bayram öncesi özel siparişleri yetiştirmeye çalışıyor.

40 derece hava onlara serin geliyor 40 derece hava onlara serin geliyor

Durmuş, 200 yıldan fazladır, kökleri Osmanlı dönemi demir ustalarına dayanan dükkanda babasından devraldığı mesleği atölyede sürdürmeye çalıştığı bıçakların demir ve çiviyi rahatlıkla kesebildiğini belirtti.

Sıcak yaz aylarında ocak başında atölyede çakıdan, baltaya kadar üretilen tüm ürünlerin bilek gücüyle sıcak demir dövülerek yapıldığını anlatan Sıcak demir dövme ustası Yaşar Durmuş, ”1800 yıllardan bu yana Demircilik mesleğimiz devam etmekte.en güzel demir çelikte işin uzmanı olmaktan geçer.şu görmüş olduğunuz bu bıçak bizim bölgenin fasulye bıçağı diye geçiyor.yaklaşık 2 bin derecelerde bu ocak ısındıktan sonra bu dövülerek karbon şeklinde yapılıyor.daha sonra yıllarda kurban bıçaklarına geçtik. Bıçaklarınızın uzun yıllar kullanılmasını istiyorsanız. Özelikle dövülürken çekiç darbeleri çok önemlidir. Bıçak üretiminde çekiç darbesiyle bıçak şeklini alıyor. Önemli olan bıçağa suyunu vermektir. Bütün bu işlemler bittikten sonra en son kemik ya da fiberden yaptığımız sapları takarak satışa hazır hale getiriyoruz” diye konuştu.

"El yapımı bıçak ucuz olmaz"

Kaliteli bir bıçağın zorlu bir süreçte üretildiğini anlatan Yaşar Durmuş, kalitenin yanında el işçiliğinin önemine de vurgu yaparak, “Yay çeliklerinden dövülerek yapılan bıçakların kesimi diğer çeliklere benzemez, çok güzel kesim yapar. İnce bir el işçiliğiyle ve doğru ustalıkla yapıldığı zaman iş görür. Ayrıca piyasada çok kalitesiz ürün var.Özelikle yaptığımız el emeği bıçakları Türkiye'nin birçok bölgesine satıyoruz başta Zonguldak olmak, İstanbul, Bolu ve Düzce illerindeki firmalara satıyoruz." diye konuştu.

Bir bıçağın 750 ile bin arasında çekiç darbesiyle üretildiğini belirten Durmuş, bıçak üretmenin çok hassas ve titizlik isteyen bir iş olduğunu vurguladı.

Kaynak: İHA