Nihat AK-EGETELGRAF GAZETESİ/ Yem fiyatları katlanırken çiğ süt fiyatının altı aydır yerinde sayması üreticiyi isyan noktasına getirdi. Ege Telgraf’a çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Yeni Parti İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı Veteriner Hekim Selçuk Karakülçe, iktidarı ve Ulusal Süt Konseyi’ni sert sözlerle eleştirerek, “Üreticiyi göz göre göre tasfiye ediyorsunuz! Bu milletin gıda güvenliği siyasi hesaplara kurban edilemez!” dedi.

SABIRLAR TÜKENDİ!

Yeni Parti İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı Veteriner Hekim Selçuk Karakülçe, ”Ulusal Süt Konseyi, süt üreticisinin alın terini daha ne kadar görmezden gelecek? Son fiyat artışı 30 Nisan 2026’da kararlaştırıldı. Çiğ sütün litre fiyatı 1 Mayıs’ta 22,22 liradan 24,30 liraya yükseltildi. O günden bu yana tam altı ay geçti, üreticiye tek kuruş zam yapılmadı! Konsey, 16 Temmuz toplantısında fiyatı değiştirmedi. Ekim ayında yeniden değerlendirme sözü verdi. Ancak 30 Ekim’deki son toplantısından da karar çıkmadı! Altı aydır aynı fiyat, iki toplantıdır sonuçsuz kalan zam beklentisi! Soruyoruz: Ulusal Süt Konseyi kimin hakkını koruyor? Üreticinin maliyetleri artarken 24,30 lirayı hangi ekonomik gerçeklikle savunuyorsunuz? Her toplantıdan erteleme çıkacaksa bu Konsey neden var? Üreticinin emeği toplantı gündemlerine, geleceği belirsiz tarihlere mahkûm edilemez! Altı ay boyunca fiyatı sabit tutmak, üreticinin sırtına yeni yükler bindirmektir. Bu nasıl bir anlayıştır? Karar alamayanların bedelini neden çiftçi ödüyor? Üretici her gün zarar etme kaygısıyla mücadele ederken Konsey hâlâ neyi bekliyor? Artık bahane değil, karar istiyoruz! Üreticinin sabrını daha fazla sınamayın. Sütün gerçek değerini teslim edin!” dedi.

Selçuk Karakülçee

ÜRETİCİYE ZULÜM!

Yem zamlarıyla çiftçiye zulüm edildiğini savunan Başkan Karakülçe, “Bu ülkede yem fiyatları artık kontrolden çıkmış vaziyette! Daha iki üç ay önce 800 liraya alınan yem, bugün 1100-1200 liraya dayanmış. Yüzde 50’ye varan bu fahiş artışın hesabını kim soracak? Yemciler dakika başı zam yapıyor, kimse sesini çıkarmıyor! Kardeşim, süt üreticisi hayvanına yem vermeden nasıl süt alacak? Bu inekler yem yemeden mi süt verecek? Sütün en temel girdisi yemdir! Hayvanı beslemeden süt üretmek mümkün mü? Üretici yem almak zorunda, yemci de bunu biliyor! İşte bütün mesele burada! Yem fabrikalarının küçüldüğünü, kapandığını hiç duyduk mu? Allah daha çok versin, kazansınlar! Ama üreticinin mecburiyetini fırsata çevirip sürekli kârlarına kâr katmaları hangi vicdana sığar?” ifadelerini kullandı.

SÜTE FREN, YEME SERBEST!

Çiğ süt fiyatına zam yapılacağı zaman Ulusal Süt Konseyi’nin devreye girip, üreticinin alın terine gem vurulduğunu dile getiren Başkan Karakülçe, “Yem fiyatlarına kim gem vuracak? Yemciler dakika başı zam yapıyor, kimse sesini çıkarmıyor! Bu yem kaç liraya mal ediliyor, çiftçiye kaç liradan satılıyor? Üretimden ithalata, fabrikadan satışa kadar bu zinciri kim denetliyor? Yemcilerin kâr marjlarını kim sorguluyor? Kasapları kontrol ediyorsunuz, kabzımalları piyasayı manipüle etmekle suçlayıp üzerlerine baskınlar düzenliyorsunuz. Tavukçulara kayyım bile atadınız! Peki, bu yemciler ne yapıyor? Yemcilerin her türlü ithalat izni var. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin malını alıyorlar ya da kendileri getiriyorlar. Ardından istedikleri gibi zam yapıyorlar! Üreticinin sırtından kârlarına kâr katarken kimse hesap sormayacak mı? Yem fabrikalarının küçüldüğünü, kapandığını duymuyoruz. Süte zam gelince Konsey var, yeme zam gelince denetim nerede? Bu nasıl adalet? Üreticinin emeğini korumak bu kadar mı zor? Yem fiyatlarını mercek altına almayan bu anlayışın hesabını kim verecek? Artık yeter!” diye konuştu.

Süt Fi̇yatlari1

ÇİFTLİKLER KAPANIYOR!

Kontrolden çıkan girdi maliyetleri nedeniyle üreticilerin belinin büküldüğünü işaret eden Başkan Karakülçe, “Çiftçi artık hayvanını besleyemez, ahırının ışığını yakamaz hâle gelmiştir. Küçük ve orta ölçekli çiftlikler birer birer kapanıyor. Yaklaşık 110 bin çiftliğin kapandığından söz ediyoruz. Bu nasıl bir tablodur, nereye gidiyoruz? Üreticiyi canından bezdirirseniz yarın bu ülkenin sütünü, etini kim üretecek? Damızlık hayvanlar kesime giderken, üretici ahırına kilit vururken siz hâlâ neyi bekliyorsunuz? Dünya gıda krizi tehlikesiyle karşı karşıyayken biz kendi bindiğimiz dalı kesiyoruz! Gıda üreten en can alıcı sektörümüzü kökünden buduyoruz! Bugün kapanan her çiftlik, yarın soframızdan eksilecek süt, et ve gıda güvenliğimizden koparılacak bir parçadır! Bu yalnızca çiftçinin meselesi değildir; ülkenin geleceği, milletin sofrası, çocuklarımızın yarını meselesidir! Üreticiyi yok ederek gıda güvenliğini sağlayamazsınız!” sözleriyle geleceğin tükendiğine vurgu yaptı.

SUDAN UCUZ SÜT

Süt üreticisinin emeğinin ne kadar değersizleştirildiğini görmek istek isteyenleri çarşıya çıkmaya davet eden Başkan Karakülçe, “Çiftçi ahırında binbir zahmetle ürettiği bir litre sütü 24,30 liraya satıyor. Sonra cebine parasını koyup çarşıya iniyor. İşportacıdan yarım litre suyu 20 liraya, bir litre suyu 40 liraya alıyor! Bu nasıl bir vicdandır, nasıl bir adalettir? Bir litre sütün üretilmesiyle bir litre suyun şişelenmesi aynı zahmet midir? Hayvanın yemi, bakımı, sağımı, veterineri, elektriği, çiftçinin gece gündüz çektiği çile ne olacak? Peki, süt sanayicileri ne yapıyor? Üreticiden sütü ucuza alıyor, tüketiciye sütü ve süt ürünlerini katbekat yüksek fiyatlarla satıyor! Marketlerde fiyatlar sürekli yükselirken üreticinin sütü neden değerlenmiyor? Üreticinin alın terini bu kadar ucuz, tüketicinin sofrasını bu kadar pahalı hâle getiren düzeni kim sorgulayacak? Çiftçi de tüketici de kaybediyor! Bu haksızlık biran önce son bulmalı!” dedi.

Sütçü Kadin1

Emekliye seyyanen zam sinyali! Emekli ve memur zam oranları şekilleniyor: Gözler ocak ayına çevrildi
Emekliye seyyanen zam sinyali! Emekli ve memur zam oranları şekilleniyor: Gözler ocak ayına çevrildi
İçeriği Görüntüle

Sürdürülebilir bir tarım politikasının ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Başkan Karakülçe, “Bu memlekette ineğin ne yiyeceğine yemci, sütün kaç para edeceğine sanayici, çiftçinin ne kadar zarar edeceğine siyasi iktidar mı karar verecek? Bu nasıl bir düzen, nasıl bir vicdansızlıktır? Bir veteriner hekim olarak söylüyorum: Üretici, bir litre sütle en az 1,5 kilogram yem alabilmelidir! Bunu bile sağlayamayanlar hangi hayvancılık politikası anlatıyor? Üreticinin sırtından enflasyonla mücadele edilmez! Çiftçinin alın terini değersizleştirip tüketiciyi fahiş fiyatlara mahkûm etmek ekonomi yönetmek değil, hayvancılığı göz göre göre tasfiye etmektir! Ahırları boşaltıyor, damızlıkları kestiriyor, çiftçiyi canından bezdiriyorsunuz! Ardından ithalat kapılarında çare arıyorsunuz. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Dünya gıda kriziyle boğuşurken siz bu ülkenin üretim damarlarını kesiyorsunuz! Yarın milletin sütünü, etini kim üretecek? Bu milletin gıda güvenliği siyasi hesaplara kurban edilemez!” diye konuştu.

Kaynak: EGETELGRAF