Uyarılar medeniyetin aynası

Abone Ol

Otobüs duraklarına yerleştirilen ekranlar dikkatinizi çekti mi? Bir süredir yaklaşan otobüsleri gösteren dijital ekranlar yoktu, yeniden konmuş. Üstelik yenilenmiş. Tablet şeklindeki yeni ekranlar, sadece yaklaşan otobüsü ve durak mesafesini değil, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin  hizmetlerini de gösteriyor artık. Aralarda da yolculara bazı uyarılar yapılmış. Aslında bu kısım dikkatimi daha çok çekti.

Metro yapıldığı zaman, iniş ve biniş için aynı kapıların kullanılması farklılıktı. Nasıl olması gerektiği, karikatürize edilerek metro içine asılmıştı. Binmek için bekleyenler kapının iki yanında sıra olacak, önce ineceklere yol verilecekti. Bu yeni ulaşım aracıyla ilgili uyarılar hep aynı yöntem kullanılarak, karikatürlerle, yapıldı. Bugün hala inme-binme, oturma, başkasını rahatsız etmeme gibi konularda uyarılar var. Şimdi bu uyarılar otobüs duraklarına gelmiş. 

Uyarıları görünce, yıllar geçtikçe ilerlememiz gerekirken geriye gidiyoruz, diye düşündüm. Okur yazar oranı arttı. Eğitim seviyesi yükseldi; ama insanların niteliği düştü. Toplu ulaşım aracına binerken sıra olmayı, boşluklara doğru ilerlemeyi, yaşlı, hamile ve engellilere yer vermeyi nesilden nesile aktaramamışız, toplumsal kültür olarak benimseyememişiz belli ki. Bu nedenle hala otobüste, "Lütfen arka kısımlara doğru ilerleyiniz", metroda "Lütfen inen yolculara öncelik veriniz" uyarıları yapılıyor. Çok fena... Yeni bir aracı tanıyana kadar halkın yönlendirilmesi anlaşılır da "Sessiz ol", "başkasını rahatsız etme", "düzgün otur" uyarıları çok incitici değil mi? Bir belediye, bu uyarıları yapmak zorunda kalıyorsa, o bölgede eğitimle, medeniyetle, saygıyla ilgili çok ciddi problem var demektir. Bunlar çok temel görgü kurallarıdır. Ailede öğrenilmesi, okulda pekiştirilmesi gerekir. Belediyenin ricasıyla öğrenilmez. 

Sokaklara bakın. Sıra olmayı öğrenemeyen, telefonla konuşmayı bilmeyen, ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmayan yığınlar göreceksiniz. Yıl 2023, koca koca adamlar sigarasının son nefesini otobüsün basamağında çekmeye çalışıyor, izmariti yere atıyor. Sigaranın tüm kokusu otobüste... Kadınlar, gençler ellerinde kahvelerle, dondurmalarla yolculuk ediyor. Kimsenin aklına "Elimdeki bitsin, 5 dakika sonra binerim" demek gelmiyor mu? Otobüs 5 dakika sonra gelmeyecekse, sık geçmiyorsa neden hazır beklemiyorsunuz, değil mi? 

Metro asansörlerinde, yaşlıdan, bebekliden ve engelliden, gerçekten izledim bunu, engelliden hızlı koşarak yer kapan insancıklar göreceksiniz. Hatta benim gibi yakından bakarsanız, içlerinde gazeteci bile görebilirsiniz, neyse... 

Bu güruha "yazıklar olsun" demek de çözüm değil. 

Bu haliyle epey gerilemiş görünüyoruz, kimse kusura bakmasın. Aile içindeki saygı, toplum içindeki saygı, görgü kuralları, dezavantajlı olanlara destek gibi konular anaokulu ve ilkokul sıralarındaki çocuklarımıza mutlaka anlatılmalı. Tıpkı çocukluğumuzdaki "Hayat Bilgisi" dersi gibi. Ailede meydana gelebilecek eksiği eğitim-öğretim tamamlamalı. Toplum eskilerin deyişiyle terbiye edilmeli. Yoksa bu bencillik sokakta düzen bırakmayacak.