Uyuşturucu, kumar, suç 1

Abone Ol

Gün geçmesin ki, çevremizden şu kişi uyuşturucu bağımlısıymış, bu kişi kumarda iflas etmiş, bilmem kim bahiste parasını kaybetmiş gibi cümleleri duymayalım.
Yakın zamanlara kadar uyuşturucu, alkol, sanal kumar gibi bağımlılıklar ülkemiz açısından yönetilebilir bir risk alanı olarak görülmekteyken bu gün geldiğimiz noktada bu bağımlılıklar hızla artmış ve bugün çok boyutlu ve yapısal bir toplumsal tehdit haline gelmiştir.

Sokaklarda uyuşturucu krizlerine giren vatandaşları görmek, pek çok işyerinin çetelerin haraç kıskacında olması, okulların önünde uyuşturucu satılması, alınması gereken tedbirlerin yeterince alınmadığının, yeteri kadar mücadelenin yapılmadığının ve suçlulara uygulana cezaların caydırıcı olmadığının bir göstergesidir.

Son yıllara ait resmî ve özel veriler, ülkemizin özellikle uyuşturucu ve kumar alanlarında beklenen başarıyı gösteremediği, aksine sorunun derinleşerek yeni sosyolojik katmanlara yayıldığını da ortaya koymaktadır.

Uyuşturucu ve kumar bağımlılığı sadece bireysel bir zafiyet ya da kriminal bir durum değildir. Kamu sağlığını, toplumsal güvenliği ve sosyolojik çözülmeyi de beraberinde getirmektedir. Yani ülkemizdeki bağımlılık hafife alınacak bir durum değil, ciddi mücadele edilmesi gereken bir “pandemi” durumu haline gelmiştir.

Resmi raporlara göre ülkemizde, uyuşturucu, yasadışı bahis ve alkol kullanımına başlama yaşı 12–13 seviyelerine kadar düşmüştür. Uyuşturucu kullanan ve bahis oynayanlar sadece kendilerine zarar vermiyorlar. Başta aileleri ve yakın çevreleri olmak üzere milyonlarca insanın doğrudan ya da dolaylı biçimde mağdur olmasına sebep olmaktadırlar.
Uyuşturucu, kumar, alkol bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklar, suç oranını artırmasıyla birlikte ceza ve adalet sistemi üzerindeki yükü de ağırlaştırmaktadır. 1 Ekim 2025 tarihi itibarıyla Türkiye’deki ceza infaz kurumlarında bulunan toplam mahkûm sayısı 420.904.
Bu sayı, Cumhuriyet tarihinin en yüksek tutuklu seviyesi.

2024 yılında kayıtlara geçen uyuşturucu bağlantılı suç oranı sayısı 309 binin üzerinde. Uyuşturucu suçlarından cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlü sayısı 149 bin 523 olarak kaydedildi.

Suç dağılımına bakıldığında, uyuşturucu bağlantılı suçlar yüzde 40 ile birinci sırada, hırsızlık ile ilgili suçlar yüzde 25 ile ikinci sırada, yaralama ile ilgili suçlar yüzde 15 ile üçüncü sırada yer almakta.

Bu veriler, bağımlılıkla suç arasındaki ilişkiyi doğrudan ve güçlü biçimde ortaya koymaktadır.
Verilere göre ülkemizde ilkokuldan liseye kadar 18 milyon, üniversitelerde 6 milyon, eğitimde ve istihdamda yer almayan yaklaşık 5 milyon “ev genci” ile birlikte 30 milyona yakın genç nüfusumuz uyuşturucu ve kumar riski altında bulunmaktadır.

Yine yayınlanan veriler, uyuşturucu, alkol, kumar ve tütün kullanımına başlama yaşının 12–19 aralığında yoğunlaştığını ortaya koymaktadır. Risk altındaki yaklaşık 30 milyon gencimiz için erken müdahale ve koruyucu sosyal politikalar hayati önem taşımaktadır.

Suç oranlarının her geçen gün artması, onlarca suça karışmış, suç makinası olmuş binlerce kişinin, hapisten sokağa salınan 50 bin kişinin içinde olması da, diğer insanların yaşam haklarını sınırlamaktadır.