in ,

‘Virüs korkusu turizmde kayıt dışını artırabilir’

Turizmciler, salgın nedeniyle otel yerine kam alanı tercihi gibi konaklama şekillerinin değişmesinin, hem ekonomiye hem de halk sağlığına zarar vereceğini düşünüyor

virus-korkusu-turizmde-kayit-disini-artirabilir

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden turizm, korona virüs (Kovid-19) salgınından büyük yara aldı. Geçtiğimiz aylarda kapanan oteller, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın çizdiği yol haritası kapsamında alınacak önlemlerle açılmaya başlayacak. Ancak bu süreçte pek çok kişinin tatilini, virüs bulaşma tehlikesi nedeniyle otellerden daha çok müstakil evlerde, odalarda veya kamp alanlarında geçirmesi bekleniyor. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı ve Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler her yıl meydana gelen bu yönelimin bu dönemde daha da artabileceğini söyleyerek vergi kaçağı vurgusu yaptı. İşler ayrıca otellerin alınacak sağlık tedbirleriyle bu alanlardan daha steril hale geleceğinin altını çizdi.

15 HAZİRAN MİLAT

İç turizmin 15 Haziran’da başlamasını beklediklerini, 28 Mayıs’tan itibaren yapılacak güvenli uçuşların da hayati önem taşıdığını söyleyen İşler, 15 günlük süre içinde tesislerin kademeli olarak açılacağını hatırlattı. Bu süreçte hijyen sertifikası zorunluluğu olduğunu vurgulayan Başkan İşler, “Bu otellerin, bir vatandaşın evinden işine gitmek için bindiği toplu taşımadan, apartmanındaki asansörden, sitenin içinde yürüdüğü koridordan daha temiz olacağı anlamına geliyor. Oteller maksimum seviyede dolsa dahi kişi başına düşen alan epey genişlemiş, izole alanlar oldukça fazlalaşmış olacak. Bu demek oluyor ki otellerdeki risk, insanların günlük yaşamında salgına yakalanma riskinden daha düşük olacak. Ayrıca Türk Hava Yolları’nın güvenli uçuşlarına başlayacağı 28 Mayıs tarihi bizim için çok önemli. Eğer güvenli uçuşlar yurtdışı seferlere de açılır ve vaka sayısında artışa neden olmazsa turizm hareketlenecek diye umuyoruz. Ancak salgında ikinci veya üçüncü dalgayla karşılaşırsak bu sektörümüzü, dolayısıyla tüm ülkeyi ve elbette diğer ülkelerle iletişimi kötü etkileyecektir. Çünkü tekrar karantina süreci başlayacaktır. Beklenen o ki, güvenli uçuş izni verildiğinde temmuzdan sonra yabancı turistin gelmeye başlayacağı ağustosta da bunun en yüksek noktasına ulaşacağını tahmin ediyoruz” dedi.

‘VERGİ KAÇAĞI OLUŞUR’

İnsanların kamp, rezidans, günlük ev, oda ya da karavan kiralamak gibi konaklama yönelimin bu yıl daha da artabileceğini belirten Mehmet İşler bu durumda devletin alacağı vergiden olacağının altını çizdi. İşler şunları söyledi; “Bu noktada devletin ciddi şekilde devreye girmesi gerekiyor. Çünkü ülke zor bir ekonomik dönemden geçiyoruz. Vatandaşların bu tür kurumsal olmayan yerlerden ev veya oda kiralaması vergi kaçağına mal oluyor. Haliyle devlet ciddi bir gelirden olmuş oluyor. Büyük bir vergi kaçağından bahsediyoruz. İç turizmin canlanması bu süreçte bir nefes olacak. Dahası asayiş kaçağı da yaratıyor. Buradaki birçok insan kimlik bildirimi yapmayacak. Zaten bu tür konaklama alanları insanların sağlığı için ciddi bir risk oluşturuyor. Dolayısıyla bu konutlar hiçbir şekilde ıskalanmamalı. Devletin bu konuda çok daha fazla dikkatli davranması gerekiyor.”

‘OTEL DAHA GÜVENLİ’

İşler ayrıca vatandaşların bu tür yapılarda konaklayarak virüsten daha az etkilenecekleri iddia ederek “Ancak bu büyük bir yanılgı aslında çünkü kişi bu alanlarda yalnız kalıyor olsa da hayatın diğer kısımlarında otellerde olduğundan daha büyük kalabalıklara girmek durumunda kalacak. Örneğin rezidanslarda, evlerde kalırken alışveriş yapmak için kalabalığa karışmanız gerekiyor. Denizden faydalanmak için plaja ineceksiniz, bu plajlarda sosyal mesafeye ne kadar uyuluyor bilmiyorsunuz. Dolayısıyla ev, rezidans, karavan tutmak demek, güvenli bir alanda olduğunuz anlamına gelmiyor. Ancak otellerde personele gerekli eğitimler veriliyor, izolasyonu sağlanmış lojmanlar oluşturuluyor, yemek alanları, plajlar düzene sokuluyor. Tesislerde her şey, bilimin yönlendirmeleri doğrultusunda yapılıyor. Hijyen standartları yüksek olan, sertifikalı otelleri tercih etmek virüsten korunmak için en iyi seçenek olacaktır” diye konuştu.

‘İZMİR VE EGE HAZIR’

Kimi yerlerde, halk plajlarında denize girmeyi yasaklayan kararlar alındığını söyleyen Başkan İşler, ‘Sağlıkla gelin, Ege’de sağlıkla kalın’ sloganıyla hareket ettiklerini vurguladı ve “Örneğin Foça’da, Kaymakamlık bulaş riski nedeniyle denize girmeyi yasakladı, bu tür uygulamalar belki de artacak. Yani insanların yazlık evlerin bahçelerinde oturduğunu ancak denizden faydalanamadığı manzaralar göreceğiz. Yani yazlık ev, oda tutan insanlar yüzemeyecek ancak Bakanlık belgeli tesislerde üst düzey önlemler alındığı için tatilin tam anlamıyla hakkını alacaksınız. Biz İzmir ve Ege’deki oteller olarak da tüm hizmetleri en doğru şekilde vermek için tüm hazırlıklarımızı bilimin ışığında yapıyoruz. Diyoruz ki sağlıkla gelin, Ege’de sağlıkla kalın” ifadelerini kullandı.

Utkucan Akkaş / Özel Haber

su-savaslari-gercek-olabilir

‘Su savaşları gerçek olabilir’

kemeraltimiz-icin-firsat-bu-firsat

‘Kemeraltımız için fırsat bu fırsat!’