Güncel

Yahudi Kültür Mirasının Sürdürülebilirliği Projesi kapanış konferansı yapıldı!

Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen İzmir’in Kültürel Zenginliği – Yahudi Kültür Mirasının Sürdürülebilirliği Projesi, yerel ve uluslararası katılımla gerçekleşen etkileyici bir kapanış etkinliği ile tamamlandı.

Abone Ol

Etkinlik programı, üç gün öncesinde çıkan çatışmada şehit olan askerlerimiz için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Etkinliğin açılış konuşmasını, projenin koordinatör kuruluşu olan İzmir Musevi Cemaati Vakfı adına Vakıf Başkanı Avram Sevinti gerçekleştirdi. İzmir Yahudi toplumunun karar alma süreçlerine katılımı ve kentteki Yahudi mirasının sürdürülebilirliğinin sağlanması  amaçlarına değinen Sevinti, ayrıca merkezi hükümet ve yerel yönetimlerin desteğine vurgu yaparak tüm otoritelere söz konusu destek ve iş birlikleri için teşekkür etti.

Projenin ortağı Kentimiz İzmir Derneği adına konuşmasını yapan Dernek Genel Sekreteri Sedef Özer ise “İzmir, 8.500 yıllık tarihi boyunca ev sahipliği yaptığı medeniyet ve kültürlerden miras değerleriyle büyük bir hazineyi barındırıyor. Yahudi kültür mirası da bu hazinenin çok önemli bir parçası. Bu proje ile dünyada eşi benzeri olmayan yüzlerce yıllık mirasın korunması ve yaşatılmasına yönelik onlarca faaliyet gerçekleştirildi. Proje, iş birliğini ve sosyal uyumu güçlendirirken, şehrimizin özgün kimliğinin korunmasına ve miras turizmine katkıda bulunarak yerel ekonomiyi de destekledi” diye aktardı.

Onlarca farklı kültürün İzmir’de ebru gibi iç içe geçtiğini, çok sesli ve çok renkli yaşam biçimlerinin refaha dönüştüğünü dile getiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Nesiller arası adaleti, bu şehrin kültürünü, tarihini, doğal mirasını ve değerlerini koruyarak sağlamanın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak benim asli görevim olduğunu düşünüyorum. İzmir Yahudilerinin kültür mirasını yaşatmak amacıyla yürütülen bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu projenin çok değerli çıktıları olduğuna ve İzmir'in çok kültürlü kimliğine yeni bir soluk getireceğine bütün kalbimle inanıyorum” dedi.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı, Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut’a AB Türkiye Delegasyonu Temel Haklar, Yargı ve İçişleri Bölüm Başkanı Alexander Fricke ile AB Türkiye Delegasyonu Basın Müşaviri Miray Akdağ eşlik etti.  Konuşmasında, projeye başından beri olan inancını vurgulayan Meyer-Landrut, "Daha önce burada projenin açılışını yaparken, hep birlikte olduğumuz arkadaşların coşkusunu ve umudunu çok net hatırlıyorum. O zamandan aklımda kalan; kültürel mirasımızın ortak değerlerimizin bir ifadesi olduğuydu. Yalnızca Musevi toplumu ve kimliğinin bir göstergesi olmadığı, kültürler arası uyum ve sosyal uyumu destekleyen bir katalizör olduğuydu. Burada aslında kültürel mirasın sadece geçmişle ilgili olmadığını tespit ediyoruz. Çünkü bu miras ortak hafızamızı içeriyor ve geleceğimize yön veriyor” sözleriyle ifade etti.

Konuşmaların ardından Proje Koordinatörü Nesim Bencoya, üç seneyi aşkın süredir devam eden proje sürecini ve projenin temel kazanımlarını aktardığı sunumunu gerçekleştirdi. Proje boyunca hayata geçirilen master plan ve restorasyon projeleri, Platform kuruluşu, kurumsal kimlik çalışmaları, kitaplar ve etkinlikler gibi birçok faaliyete ilişkin detayları katılımcılarla paylaştı. Projenin en önemli faaliyetleri arasında yer alan Hevra ve Forasteros sinagogları restorasyon projelerine ilişkin yürütülen çalışmaları ise UMART Mimarlık adına Mahir Kaplan aktardı.

Nesim Bencoya, üç seneyi aşkın süredir devam eden proje sürecini ve projenin temel kazanımlarını aktardığı sunumunu gerçekleştirdi. Proje boyunca hayata geçirilen master plan ve restorasyon projeleri, Platform kuruluşu, kurumsal kimlik çalışmaları, kitaplar ve etkinlikler gibi birçok faaliyete ilişkin detayları katılımcılarla paylaştı. Projenin en önemli faaliyetleri arasında yer alan Hevra ve Forasteros sinagogları restorasyon projelerine ilişkin yürütülen çalışmaları ise UMART Mimarlık adına Mahir Kaplan aktardı.

Etkinlikte, İzmir Yahudi Basını, İzmir Yahudi Toplumunda Kadın, Anıların İzinde İzmir Yahudileri kitapları ile İzmir Sinagogları’nın Ritüel Tekstilleri adlı kataloğun yazarlarının yer aldığı bir oturum da gerçekleştirildi. Siren Bora, Raşel Rakella Asal, Sarit Asal Bonfil ile Christina Meri’nin deneyimlerini paylaştığı oturum, katılımcılar tarafından büyük bir ilgiyle dinlendi. Kapanış programı, proje boyunca yürütülen katılımcı sürecin en önemli çıktısı olan Ortak Manifesto’nun sunulmasının ardından gerçekleştirilen network kokteyli ve kitap imzası etkinliği ile sona erdi.Uzun yıllardır farklı düzeylerde gelişerek devam eden İzmir Yahudi kültür mirasını korumaya ilişkin çalışmaların bir bölümü daha böylelikle tamamlanmış oldu. Söz konusu mirasın koruma çalışmaları tüm hızıyla devam edecektir.