Nihat AK-EGETELGRAF/ Esnafın nabzı bu kez ESPARK’tan ekranlara yansıdı. Ege Telgraf’ın 35. Paralel programında Genel Yayın Yönetmeni Aylin Suphandağlı, Haber Koordinatörü Nihat Ak ve gazeteci Cihad Taysi’nin sorularını yanıtlayan İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği İESOB Başkanı Yalçın Ata; belediyelerden komisyonlara, emeklilikten Esnaf Yasası’na, kayıt dışından TESK seçimine kadar en sıcak başlıklarda dikkat çeken açıklamalar yaptı, değişim mesajları verdi ve esnafın önündeki yeni yol haritasını ortaya koydu.

BELEDİYELERE SERT REST
Son dönemde belediyelerin esnafa yaklaşımının kabul edilebilir olmaktan çıktığını belirten İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği İESOB Başkanı Yalçın Ata, “İzmir’de esnaf adeta yolunacak kaz gibi görülüyor. Zabıtasından belediye yönetimine kadar esnafın sırtına sürekli yeni yükler bindiriliyor. Ama bu düzen böyle gitmez; gitmeyeceğini de buradan açıkça söylüyorum. Bugün küçük bir berberin, ayakkabıcının ya da mahalle esnafının ruhsat için ödediği bedel ilçeden ilçeye değişiyor. Bornova’da başka, Karabağlar’da başka, Menderes’te başka, Kınık’ta başka rakam çıkıyor. Birinci, ikinci, üçüncü derece ayrımı var ama uygulamada bu sınıflandırma kullanılmıyor; esnaf çoğu zaman en yüksek bedelle karşı karşıya bırakılıyor. Belediyeler rayiçleri ve harçları kendi meclislerinden geçirip tahsil ediyor. Yazıktır, günahtır. Bu keyfiliğe son verilmeli, ruhsatlandırmada adil, eşit ve ortak bir ölçü getirilmeli.
Katı atık bedellerinde esnafın üzerindeki yük hafifletilmeli. Zabıta esnafa karşı döver gibi, tehditkâr bir tavırla değil; çözüm üreten, yol gösteren bir anlayışla yaklaşmalı. Zaten ayakta kalma mücadelesi veren esnaf bir de belediyeyle cebelleşmemeli. Esnafın üzerine bu kadar gelinmez. Esnaf gerçekten zor günlerden geçiyor.
Esnaf sokakların ışığıdır. Kepenk kapanırsa yalnızca bir dükkân kapanmaz; sokak, mahalle, aile ve şehir zarar görür. Her sokağın esnafa, her mahallenin açık kepenklere ihtiyacı var. Bugün esnafı sıkıştırmak, yarın kent ekonomisini ve sosyal hayatı zayıflatmak demektir. Belediyeler bunu görmek zorunda. Bu nedenle esnafın ayrıcalığa değil, hakkaniyetli muameleye ihtiyacı var. Belediyeler esnafı gelir kapısı değil, kentin asli gücü olarak görmelidir. Esnaf büyürse İzmir büyür, İzmir büyürse Türkiye kazanır” dedi.

KOMİSYON ESNAFI YUTUYOR
Bankaların POS komisyonları ile e-ticaret platformlarının yüksek kesintilerinin en ağır maliyet kalemlerinin başında geldiğini dile getiren İESOB Başkanı Ata, “POS komisyonları ile yemek ve e-ticaret uygulamalarının yüksek kesintileri, bugün esnafın en ağır maliyetlerinden biri haline geldi. Bazı platformlarda komisyon oranları yüzde 23-26’ya kadar çıkıyor; buna kurye, hizmet, taşıma, iade ve diğer giderler eklendiğinde esnafın kazancı daha kasaya girmeden eriyor. Esnaf çalışıyor, üretip müşteriye ulaşıyor ama emeğinin önemli bölümü bankalara ve aracı platformlara gidiyor. Bu oranların mutlaka makul seviyelere çekilmesi ve yapılan düzenlemelerin sıkı biçimde denetlenmesi gerekiyor.
Diğer taraftan Perakende Yasası artık ertelenmemeli. Zincir marketler en küçük mahallelere kadar girerken küçük esnafın yaşam alanı giderek daralıyor. Rekabet adil hale getirilmeli, esnaf korunmalı. Çünkü esnaf yalnızca ticaret yapan kişi değildir; mahallenin ışığıdır. O ışık sönerse sokak da ekonomi de zayıflar” değerlendirmesinde bulundu.

GÜN SÖZÜ TUTULACAK
Esnafın yıllardır açık bir adaletsizlikle karşı karşıya olduğunu savunan İESOB Başkanı Ata, “ Küçük bir lokanta bile 6-7 kişiye istihdam sağlıyor; çalışanının sigortasını, sosyal haklarını, kirasını, vergisini ve stopajını işveren ödüyor. Buna rağmen esnaf 9 bin prim gününde emekli olurken, yanında çalışan kişi 7 bin 200 günde emeklilik hakkı kazanıyor. Bu tablo hakkaniyetle bağdaşmıyor.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yaklaşık üç yıl önce esnaf teşkilatına 9 bin gün şartının 7 bin 200 güne indirileceği sözünü verdi. Biz bu sözün unutulmadığına, zamanı geldiğinde mutlaka yerine getirileceğine yürekten inanıyoruz. Esnaf teşkilatı devletine de verilen söze de güveniyor.
Türkiye zor şartlardan geçiyor ancak esnaf üretmeye ve istihdam sağlamaya devam ediyor. Biz hükümetimizin çalışmalarını destekliyoruz; fakat artık emeklilikte prim eşitliği ve Esnaf Yasası konusunda somut adım bekliyoruz. Verilen sözün tutulması, esnaf için yalnızca bir düzenleme değil, aynı zamanda adaletin teslim edilmesi olacaktır” ifadelerini kullandı.
TEŞKİLAT REFORM BEKLİYOR
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun artık esnaf teşkilatının ihtiyaçlarına cevap vermediğini hatta elini kolunu bağladığını dile getiren Başkan Ata, “Bugünün esnafını yıllar önce hazırlanmış bir mevzuatla yönetmeye çalışıyoruz. Oysa Türkiye’nin nüfusu, ticaret yapısı, teknolojisi ve esnafın sorunları hızla değişti. Bu nedenle 5362 sayılı yasanın kapsamlı biçimde ele alınarak mutlaka değiştirilmesi gerekiyor. Esnaf teşkilatı daha güçlü hareket etmeli, odalar üyelerine daha etkin hizmet sunabilmeli. Oda yapıları, görevleri ve çalışma modelleri de çağın ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmeli. Esnafı geleceğe taşıyacak yeni bir Esnaf Yasası artık daha fazla ertelenmemelidir. Eski kalıplarla bugünün sorunlarını çözmek mümkün değil; teşkilatın önünü açacak çağdaş düzenleme şarttır” sözleriyle yasal bir düzenlemeye şiddetli ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
KAYIT DIŞINA GEÇİT YOK
Kayıt dışılığı esnafın emeğine ve adil rekabete vurulan en büyük darbe olarak nitelendiren İESOB Başkanı Ata, “Bir esnaf vergisini, sigortasını, Bağ-Kur’unu ve oda kaydını eksiksiz yerine getirirken, hemen yanındaki kişinin hiçbir yükümlülük taşımadan faaliyet göstermesi kabul edilemez. Kayıt dışının karşısındayız. Bugün iki araç ve özel ekiplerimizle İzmir genelinde sahadayız. Bize sosyal medyadan ya da doğrudan adres bildirilmesi yeterli. Ekiplerimiz önce kayıt dışı çalışanı uyarıyor, bir ay içinde kayıt yaptırmasını istiyor. Sonuç alınmazsa vergi dairesi, belediyeler ve ilgili kurumlara bildiriyoruz. Ödemiş’ten Tire’ye, Bergama’dan Kınık ve Aliağa’ya kadar denetimlerimiz sürüyor. Yasal yükümlülüğünü yerine getiren esnafın hakkını haksız rekabete karşı koruyacağız. Adresleri bize bildirsinler; önce uyarır, gerekirse gereğini yaparız. Bu mücadeleden asla geri dönmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

SİTELERİN RÖNTGENİNİ ÇEKTİK
İzmir’deki yaklaşık 52 küçük sanayi sitesinin adeta röntgenini çektiklerini dile getiren Başkan Ata, “İzmir’deki küçük sanayi sitelerinin önemli bölümü artık günün şartlarına cevap vermiyor. Esnafımızı eski, yorgun ve riskli yapılarda değil; güvenli, modern ve üretime uygun alanlarda çalıştırmalıyız. Ödemiş’te yaklaşık bin 200 iş yerini kapsayacak yeni sanayi sitesi için projeler hazırlanıyor; Karaburun, Urla ve Menderes’te de çalışmalar sürüyor. Şehir içinde sıkışan eski siteleri dönüştürüp uygun alanlara taşımalı, işyeri sayısını artırmalıyız. Hedefimiz sadece bina yenilemek değil; esnafın üretim gücünü ve İzmir’in ekonomik geleceğini sağlamlaştırmaktır” diye konuştu.
DÜŞÜK LİMİTLER YÜKSELSİN
Esnaf Kefalet Kooperatiflerinin esnafın uygun şartlarda finansmana ulaşabildiği en önemli yapıların başında geldiğine dikkati çeken İESOB Başkanı Yalçın Ata, “Kredi üst limitinin 1,5 milyon liraya çıkarılması esnaf için önemli bir finansman desteği sağladı. Yaklaşık yüzde 20 faizle kullandırılan kredilerde kefil veya ipotek şartı bulunuyor. Geri dönüş oranı yüzde 98’e ulaşıyor. Bazı sektörlerde düşük kalan limitlerin artırılmasını bekliyoruz. 2027’de İzmir’deki 51 Esnaf Kefalet Kooperatifi7nin seçimlerini yakından takip edeceğiz. Güçlü kooperatif, güçlü esnaf demektir. Bu yapı uygun finansmanda hayati rol oynuyor” şeklinde konuştu.
TABANDAN TAVANA DEĞİŞİM
Esnaf teşkilatının tabanında başlattıkları değişimin çıtasını yükseltme hedefinde olduklarını dile getiren İESOB Başkanı Ata, “Biz 2023’te değişim diyerek yola çıktık. Bu değişim hiçbir zaman kişilere karşı değil, esnafa daha iyi hizmet edecek anlayıştan yana bir duruştu. 2026’daki oda seçimlerinde de bu ilkeyle hareket ettik; destek verdiğimiz arkadaşlarımızla güçlü bir yenilenme sağladık. Mayıs ayında İESOB seçiminde aldığımız destek, bu çizginin teşkilat tarafından benimsendiğini gösterdi.
Ardından 13 mesleki federasyonun 9’unda İzmirli oda başkanlarımızın yönetimlerde yer almasını birlikte başardık. İzmir’in sesi artık daha güçlü çıkıyor. Şimdi önümüzde 30 Eylül’de TESK seçimi var. Biz burada da değişimin, yenilenmenin ve güçlü temsilin sürmesini istiyoruz. Bu nedenle Mehmet Yiğiner Başkan’ı destekliyoruz.
Bize başkan vekilliği yakıştıran, bu göreve layık gören herkese teşekkür ediyorum. Ancak bizim derdimiz makam değil. Esnafın kredisi, vergisi, emekliliği, perakende düzeni, dijital ticareti ve yarını için hizmet etmeye talibiz. Görev verilirse İzmir’in birikimini Türkiye esnafının hizmetine sunacağız” diye konuştu.
AHİLİK HAFTASI PROGRAMI (14-21 EYLÜL)
Kortej Yürüyüşü | 09.00–09.30 | İESOB Binası’ndan Cumhuriyet Meydanı’na
Atatürk Anıtı’na çelenk sunma| 09.30–10.00 | Cumhuriyet Meydanı
Kortej Yürüyüşü| 12.00–13.00 | Kızlarağası Hanı önünden Konak Meydanı’na
Meslek Stantları Ziyareti| 13.30–14.00 | Konak Meydanı
İlin Ahisine Kıyafet Giydirme Töreni| 14.00–15.45 | Konak Meydanı
ESNAFIN YILDIZI PARLADI
Birlik Otel’in küllerinden ESPARK adında bir marka yarattıklarını büyük bir gururla anlatan İESOB Başkanı Ata, “Birlik Otel’i devraldığımızda yalnızca adı eskimiş değildi; hizmet anlayışı, fiziki yapısı ve işletme modeli de yorulmuştu. Biz burayı kaderine terk etmek yerine yeniden ayağa kaldırmayı tercih ettik. 43 dönüm üzerine kurulu bu değerli alanın yeniden nefes alması için yönetim kurulumuzla birlikte kapsamlı bir dönüşüm başlattık.
40 odanın tamamını yeniledik; banyolardan mobilyalara, boyadan ortak kullanım alanlarına kadar tesisi iğneden ipliğe elden geçirdik. Havuzu yeniledik, iki düğün salonu kazandırdık, tenis kortlarını ve çevre düzenlemesini güçlendirdik. Yaklaşık 850 metrelik çevre güvenliğiyle orman dokusunu da koruma altına aldık.
Asıl değişim ise tabelada değil, anlayışta oldu. Yıllarca zarar eden tesis bugün kendi giderlerini karşılayan, kâr üreten ve yaz aylarında yüzde 100 doluluğa ulaşan bir yapıya kavuştu. Yurt içinden ve dışından misafir ağırlayan, esnafımızın gönül rahatlığıyla kapısını çalabildiği bir merkez haline geldi.
Geçmişin yorgun imajını geride bırakmak için adını ESPARK yaptık. 24 yıl sonra ruhsatını aldık, üç yıldız statüsüne kavuşturduk, dört yıldız için başvurumuzu yaptık. Şimdi hedefimiz aquapark ve yüzme kurslarıyla burayı yaşayan bir sosyal merkeze dönüştürmek. Biz sadece bir oteli yenilemedik; küllenmiş bir değerin üzerindeki tozu silip yeniden ışığını yaktık” diye konuştu.





