“İnsanın kendini kandırma yeteneği ruhbiliminin öteden beri ilgisini çekmiştir.” Kemal Sayar
Yolda eski bir arkadaşımla karşılaştım geçen gün. Hoş beş ettikten sonra, bana hayranlıkla bakarak:
--Ah ne güzel hayatında her şey yolunda sanırım, seni sosyal medyandan takip ediyorum dedi…
Bu ayaküstü sohbetimizden sonra, son üç senemi düşünerek, arkadaşımın nasıl böyle bir konuya vardığını düşünmeye başladım. Herkesin az çok sıkıntıları vardır hayatında. Ama senelerdir artarak çoğalan sıkıntılarımın dönüm noktasında olduğunu düşününce epey şaşırdım doğrusu. Aslında özel hayatımdan çok şey paylaşmam. Bir iki fotoğrafı görerek böyle bir fikre kapılmış olmalı eski dostum…
Herkes herkesi takip ediyor şu sosyal ağlarda. Ünlüsü, ünsüzü; tanıdığını dostunu, düşmanını, kıskandığını…
“Benim şuyum var bakın!” havalarından “Ay çok mutluyum yine” ya da “çok güzelim ya da yakışıklıyım” havalarına kadar…
Ey psikoloji nelere kadirsin…
Dünyayı yöneten üst akıl var ya, şu insanoğlunu kedinin fareyle oynadığı gibi oynatıyor resmen!
Ekonomiden, uluslararası ilişkilere kadar her şey psikolojiyle yönetiliyor bu dünyada…
AKLIMIZI KAÇIRSAK
Hayatımız modernleşiyor ama duygularımız ilkelleşiyor resmen!
Aklımızı kaçırsak da rahatlasak!
İşte bu sosyal ağlardaki kayboluşlarımız yüzünden kendimizden benliğimizden uzaklaşıyoruz resmen.
Her kültüre, yaşayışa ait guruplar, hesaplar adeta beynimizin içine farketmeden giren virüsler gibi bizi saçma şir varoluşa sürüklüyor. Tabi ki farkında değiliz o an kendimizle değiliz çünkü…
Kovit virüsü de neymiş, egolarımız, komplekslerimiz, hırslarımız yüzünden yaşamanın tadını ve var olmamızın amacını unutturan en büyük salgınla yaşıyoruz yıllardır…
Otomobillerimiz, tatillerimiz, eşyalarımız, mallarımız, mülklerimiz, yemelerimiz, içmelerimiz, gezmelerimiz…
Bir de ben çok mutluyum ya da biz çok mutluyuz halleri var.
Şimdiye kadar gözlemlediklerim bana şunu öğretti.
Kim neyini övüyorsa, neyini abartıyorsa onda o şey eksik hatta çok eksik!
Eğlenen bir insan “ay çok eğleniyorum hemen başkaları görsün” demez, anın tadını çıkarır.
İLHAM OLUYOR
Varlıklı hali vakti yerinde olan insanlar, sahip olduklarının tadını çıkarır, like’lanmaya (beğenilmeye) ihtiyaç duymazlar.
Kabiliyet ve becerilerini, başarılarını paylaşanlara lafım yok. Ne de olsa birilerine örnek ya da ilham oluyorlar…
“Kim daha mutlu” “Kim daha paralı” “Kim daha çok eğleniyor” halleri bence hiçbir kültürün geleneklerine sığmaz. Çünkü tüm bu sidik yarışları, toplumu kargaşaya ve kavgaya sürükler…
Hele yaptığı yemeği paylaşanlar. Yok artık diyorum. Bu ekonomik krizde hem de…Türk görenek ve adetlerine ters değil mi?
Her icadı her teknolojiyi iyi yada kötü hale çevirebilen insanoğlu, büyülenmiş şekilde hala hiçbir şeyin farkında olmadan yaşayıp gidiyor… Yapay dünyaya teslim oluyor!
“İnsan ‘ne ise o olmayı’ reddeden tek yaratıktır” Albert Camus