Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin verdiği bir karara göre, Ankara'da yaşayan bir çift arasındaki boşanma davası, eşler arasındaki ilişki ve kusur tartışmalarına dayanıyor. Davanın başlangıcı, eşlerden birinin diğerini vefat etmiş eski eşiyle kıyaslaması ve bu durumun evliliği olumsuz etkilemesiyle ortaya çıktı.

Davalı olan kadın, eşinin sürekli olarak vefat etmiş olan eski eşi ile kendisini kıyasladığını, onu hor gördüğünü ve hatta evden kovduğunu iddia etti. Ayrıca, kocasının kendisine karşı ilgisiz davrandığını, evi terk ettiğini ve vefat etmiş eski eşine ait mücevherleri kullanarak mücevherler üzerinde değişiklikler yaparak kendisine zarar verdiğini savundu.

Kırklareli'nde termometreler 42 dereceyi gösterdi Kırklareli'nde termometreler 42 dereceyi gösterdi

Davacı olan erkek ise karısının iddialarının doğru olmadığını ve tam tersine, kadının evi terk ettiğini ve boşanma planları yaptığını ileri sürdü. Mahkeme sürecinde, yerel mahkeme kocayı eşini eski eşi ile kıyasladığı ve kadını ortak hanede istemediği gerekçesiyle tam kusurlu buldu. Bu nedenle tarafların boşanmasına ve kadına belirli miktarda tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

TEMYİZ BAŞVURUSU REDDEDİLDİ

Ancak, bu kararın ardından davalı kadın tarafından yapılan temyiz başvurusu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından reddedildi. Bunun üzerine koca, Yargıtay'a başvurarak kararın yeniden gözden geçirilmesini talep etti.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yapılan inceleme sonucunda yerel mahkemenin kararının hukuka uygun olduğunu belirledi ve davacı erkek tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna vardı. Dolayısıyla, yerel mahkeme kararı onanarak, taraflar arasındaki boşanma ve maddi-manevi tazminat hükümleri kesinleşmiş oldu.

Kaynak: Cumhuriyet