Yaşamadan Ölmek

Abone Ol

Aslı Duru: Spor ekranlarının ışıltılı sesi “Altın Set” ile geri döndü!

Spor medyasının tecrübeli ismi Aslı Duru, yeniden ekranlarda! Türkiye’nin ilk kadın spor muhabirlerinden biri olarak adını altın harflerle yazdıran Duru, şimdi Habertürk TV’nin genç ve dinamik kanalı HT SPOR ekranlarında “ALTIN SET” programıyla izleyiciyle buluşuyor.

Uzun yıllardır hem yazılı hem görsel basında özellikle basketbol ve voleybol üzerine yaptığı başarılı yayınlarla tanınan Aslı Duru, geçmişte FB TV’deki enerjik yayınlarıyla büyük bir izleyici kitlesi edinmişti. Spora duyduğu tutku ve samimi anlatımıyla fark yaratan Duru, şimdi yeniden doğduğu yer sayılabilecek bir yayın grubunda, tecrübesiyle genç meslektaşlarına da ilham veriyor.

Her Salı sabahı 10:00-11:00 saatleri arasında HT SPOR ekranlarında izleyicilerle buluşan “ALTIN SET”, voleybolun nabzını tutuyor. Aslı Duru’ya programda eski milli voleybolcu Burcu Hakyemez eşlik ediyor. İkili, voleybol liglerindeki güncel gelişmeleri, maç analizlerini ve kulis bilgilerini hem derinlikli hem keyifli bir sohbet atmosferinde izleyiciye aktarıyor.

Programın gelecek bölümlerinde özel konuklarla daha da renkli ve sürpriz dolu yayınlar izleyiciyi bekliyor. Duru, yalnızca mesleki tecrübesiyle değil, aynı zamanda özgün projeleri, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve kendine has sunum tarzıyla da dikkat çekiyor.

Bugün spor medyasında hâlâ “kadın eli değmiş profesyonellik” denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Aslı Duru, vizyonu, disiplini ve çok yönlü birikimiyle bu alandaki başarı grafiğini daha da yukarı taşımaya kararlı görünüyor.

Spor yayıncılığında samimiyet, zarafet ve uzmanlığı bir arada görmek isteyenler için, Aslı Duru’nun “ALTIN SET”i ekranların yeni alışkanlığı olmaya aday.

Ayşegül Kalaycı: Basının güçlü sesi

Kocaeli medya dünyasında adı güven, tutarlılık ve çalışkanlıkla özdeşleşen bir gazeteci var: Ayşegül Kalaycı. Sinop’un Ayancık ilçesinde 1983 yılında doğan Kalaycı, henüz lise yıllarında şekillendirdiği habercilik tutkusunu yıllar içinde güçlü bir kariyere dönüştürdü. İzmit Lisesi’nin ardından Kocaeli Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünde eğitim gören Kalaycı, daha sonra Açıköğretim Fakültesi Medya ve İletişim bölümünü de tamamlayarak mesleki altyapısını akademik anlamda pekiştirdi.

Mesleğe yalnızca 17 yaşında adım atan Kalaycı, Kocaeli’nin en çok okunan yayınlarından Özgür Kocaeli Gazetesi’nde tam 18 yıl muhabirlik yaptı. Kentin siyasetinden ekonomisine, sivil toplumundan asayişine kadar geniş bir yelpazede haber üreterek kentin hafızasında kendine kalıcı bir yer açtı. Uzun yıllar boyunca attığı her adımda şehirle birlikte nefes aldı; sahada öğrendi, sahada büyüdü.

Gazete deneyiminin ardından medya serüvenini dijitale ve ekrana taşıyan Kalaycı, Güncel Kocaeli Haber Sitesi’nde Genel Yayın Yönetmeni, ardından TV 262’de programcı olarak görev aldı. Bu süreçte hem yönetici kimliğini güçlendirdi hem de ekranla olan doğal bağını görünür kıldı.

Bugün ise Kocaeli TV’nin Genel Yayın Yönetmeni ve kocaelitv.com.tr’nin Yazı İşleri Müdürü olarak sorumluluğu yüksek bir görevi başarıyla sürdürüyor. Ayrıca Kocaeli TV’de hazırlayıp sunduğu “Ayşegül Kalaycı ile Gündem” programında, şehrin nabzını tutan dosyalar ve konuklarla izleyicilere günün en sıcak gelişmelerini aktarıyor.

Ayşegül Kalaycı’yı meslektaşlarından ayıran yalnızca uzun yıllara dayanan deneyimi değil; tarafsız ve cesur habercilik anlayışı, disiplinli çalışma tarzı, yenilikçi projeleri, güçlü iletişimi ve her ortamı aydınlatan pozitif enerjisi. 25 yılı aşkın süredir aktif gazetecilik yapan Kalaycı, biriken tecrübesiyle kentin medya ekosisteminde önemli bir referans noktası olmayı sürdürüyor.

Bugün Kocaeli’de haberin geçtiği her yerde onun emeğinin, dikkatin ve titizliğinin izlerini görmek mümkün. Ayşegül Kalaycı, gazetecilik yolculuğuna adım attığı ilk günkü heyecanla devam ederken, mesleğine kattığı modern yaklaşım ve vizyoner bakışıyla da geleceğin medya anlayışına ışık tutuyor.

Cüneyt İlhan’dan yeni klip: “Ağlarsam Güzel Ağlarım”

KENDİMCE albümünün ikinci müzik videosu yayında

Müzik yolculuğuna 2021’de başlayan ve kısa sürede 60’tan fazla bestesiyle güçlü bir dinleyici kitlesi oluşturan Cüneyt İlhan, sekiz şarkılık yeni albümü Kendimcenin ardından üretim temposunu hız kesmeden sürdürüyor. Albümün çıkış parçası “Yıldızlar Yerini Aldığında”nın ardından bu kez ikinci şarkı “Ağlarsam Güzel Ağlarım” kliplendi ve müzikseverlerle buluştu.

Sözleri Yağmur Bora Seidan’a, müziği ise Cüneyt İlhan’a ait olan eser; hüzün, kabulleniş ve içsel bir yüzleşmeyi aynı potada eriten zarif bir duygusal derinlik taşıyor. Düzenlemesi Cüneyt İlhan Music imzası taşıyan parça, sanatçının kendine özgü melodik dünyasını daha da belirginleştiriyor. Şarkının AI destekli video çalışması da yine İlhan’ın kendi üretim atölyesinden çıkmış durumda.

“Ağlarsam Güzel Ağlarım”, sözlerindeki sarsıcı yalınlık ve duygunun kaynağını saklamayan açıklığıyla albümün en çarpıcı parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Bir martının çığlığından annesinin mezarı başındaki sessiz ağıda kadar uzanan dizeleri, dinleyeni kendi iç odalarına çağırıyor. Parça, acının insandaki yankısını saklamadan gösteren bir tür “duygu haritası” gibi çalışıyor.

Albüm Kendimce, İlhan’ın bugüne kadarki en kişisel üretimlerinden biri kabul ediliyor. Sanatçı, bu projede hem bestelerine hem düzenlemelerine daha büyük oranda kendi imzasını atarak müziğini “kendi sesinin tam karşılığı”na dönüştürdüğünü söylüyor. “Ağlarsam Güzel Ağlarım” ise bu bütünün içinde en içten ve en kırılgan duraklardan biri olarak yerini alıyor.

Cüneyt İlhan’ın Kendimce albümündeki duygusal yolculuğun yeni durağı olan “Ağlarsam Güzel Ağlarım”ın video klibi, şimdi dijital platformlarda izlenebilir durumda.

Youtubeden izlemek için : https://www.youtube.com/watch?v=lj_tyO-_iSo

Işıl Çalışkan: Türkiye’nin kültür-sanat sahnesinde ışıltılı bir iz

Edirne doğumlu, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunu Işıl Çalışkan, gazetecilik kariyerine 2012 yılında Habertürk Gazetesi’nde stajyer muhabir olarak adım attı. Karar Gazetesi ve Gazete Duvar’da muhabir olarak görev yapan Çalışkan, özellikle kültür ve sanat alanındaki haber, portre ve röportajlarıyla dikkat çekti.

2020–2025 yılları arasında BirGün Gazetesi’nde Kültür Sanat Editörü olarak görev alan Çalışkan, Ocak 2025’ten bu yana Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR)’nin müzik dergisi Yorumcu’nun Genel Yayın Yönetmeni olarak çalışmalarını sürdürüyor. Aynı zamanda BirGün Pazar ekinde yayımlanan haftalık yazılarıyla okuyucularla buluşmaya devam ediyor.

Televizyon dünyasında da adından söz ettiren Çalışkan, 2023 yılında KRT TV’de başladığı “Işıl Işıl Sahne” programını 2024’ten itibaren BirGün TV ekranlarına taşıdı. Her pazar saat 20.00’de YouTube’ta yayımlanan programda Onur Akın, Nur Yoldaş, Erdal Erzincan, Kerem Görsev ve Demet Sağıroğlu gibi müziğin farklı alanlarında üretim yapan isimleri ağırlıyor. Başkent İletişim Akademisi’nde aldığı sunuculuk, spikerlik ve diksiyon eğitimleri de onun ekran performansına ayrı bir profesyonellik katıyor.

Işıl Çalışkan, gazetecilik alanındaki başarısını ödüllerle de taçlandırdı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 63. Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri kapsamında, BirGün Gazetesi’nde yayımlanan “‘Bale spor değil sanattır’ isyanı” başlıklı haberiyle Kültür-Sanat Haber Ödülü’ne layık görüldü.

Çalışkan, yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı, özgün projeleri, çok yönlü birikimi, vizyonu, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve sahne ışıltısıyla, kültür-sanat dünyasının parlayan isimlerinden biri olmaya devam ediyor.

Hayatın kırılma noktalarına dokunan bir roman: Kamil Durmuş’tan Yaşamadan Ölmek

Gerçek yaşamın sert yüzü, insanın iç dünyasındaki çığlıkla buluşuyor… Edebiyat dünyasında kendine özgü kalemiyle dikkatleri üzerine çeken Kamil Durmuş, ilk romanı “Yaşamadan Ölmek” ile okurlarını hayatın karanlık ama bir o kadar da gerçek yüzüyle buluşturuyor. İkinci Adam Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, “Kitap sayfalarını çevirmek dünyayı tanımaya benzer” sloganıyla, her sayfasında insana dair acıları, mücadeleyi ve umudu derinlemesine hissettiriyor.

Gerçek Hayattan İlham Alan Bir Hikâye

Durmuş’un kaleminden çıkan Yaşamadan Ölmek, İstanbul’un arka sokaklarında yaşam mücadelesi veren İlyas’ın hikâyesini anlatıyor. Yoksul bir ailenin dört çocuğundan biri olan İlyas, babasının baskısı altında geçen çocukluk yıllarının ardından ailesinin yükünü omuzlamak zorunda kalır. Ancak gücün adaletin önüne geçtiği, merhametin yerini çıkarın aldığı bir dünyada İlyas’ın çabaları her defasında duvarlara çarpar. Yazar, bu hikâyeyle yalnızca bir karakterin yaşamını değil, aynı zamanda çaresizliğin, adaletsizliğin ve insanın içsel direnişinin sembolünü kaleme alıyor. Roman boyunca “yaşamak” ve “ölmek” kavramlarının sınırları arasında gidip gelen bir anlatı kuruluyor.

Bir Kalemin Uyanışı

1983 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Kamil Durmuş, Trabzon kökenli bir ailenin ortanca çocuğu. Eğitim hayatını Kartal’da sürdüren yazar, genç yaşta iş hayatına atılarak farklı sektörlerde deneyimler edindi. 2003 yılında Şırnak’ta tamamladığı askerlik görevinden sonra, bir süre inşaat ve yatırım sektörlerinde çalıştı. Okuma tutkusunun ilk kıvılcımı Robert T. Kiyosaki’nin “Zengin Babam Yoksul Babam” kitabıyla başladı; ardından Yaşar Kemal, Sabahattin Ali ve Sait Faik Abasıyanık gibi edebiyatın usta isimlerinden ilham alarak yazma yolculuğuna adım attı. 2022 yılından bu yana kalemini elinden bırakmayan Durmuş, gözlemlerini, biriktirdiği yaşam tecrübelerini ve içsel sorgulamalarını roman diliyle harmanlayarak, gerçekliğe dokunan hikâyeler üretmeye devam ediyor.

“Yaşamadan Ölmek”: Sessizlerin Sesi

Roman, sıradan bir yaşam öyküsünden çok daha fazlasını sunuyor. İlyas’ın yaşadığı her kayıp, her mücadele, okurun kendi yaşamındaki kırılma anlarıyla yankılanıyor. Durmuş’un sade, içten ve duygusal dili; hikâyeyi bir kurgu olmaktan çıkarıp hayatın kendisine dönüştürüyor. Eserdeki şu satırlar, romanın ruhunu özetler nitelikte: “Yeryüzünde canlı ama ölü gibi. / Gökyüzü çığlık atıyor, öfkeli./ Gözlerimden kan damlıyor./ Gökyüzü kartallar ve akbabalarla dolu…”

Kitabın Detayları

Kamil Durmuş’un kaleme aldığı Yaşamadan Ölmek, İkinci Adam Yayınları tarafından 2025 yılında yayımlandı. 116 sayfadan oluşan roman, 13,5 x 19,5 cm ölçülerinde ve 2. hamur kâğıda basıldı. Türkçe olarak yayımlanan eserin barkod numarası 9786255776280. Eserin ilk baskısı 2025 yılında okurla buluştu.

Son Söz

“Yaşamadan Ölmek”, yalnızca bir roman değil; hayata, insana ve mücadeleye dair güçlü bir iç ses. Kamil Durmuş, samimi üslubu ve gözlem gücüyle edebiyat dünyasında yeni bir soluk olmaya aday.

Mahire Eren: Sosyal medyanın parlayan yıldızı

Malatya doğumlu sosyal medya fenomeni Mahire Eren, kısa sürede geniş bir takipçi kitlesine ulaşarak dijital dünyada kendine sağlam bir yer edindi. 1992 yılında dünyaya gelen Mahire Eren, kız meslek lisesi mezunu olup, evli ve iki kız annesi olarak hayatına hem aile hem de kariyer odaklı bir denge kurmayı başarmış bir isim.

Sosyal medya dünyasına yaklaşık 6 yıl önce adım atan Mahire, Instagram hesabı üzerinden kızları ve kendisiyle paylaştığı eğlenceli içeriklerle takipçilerini büyülüyor. Bu süreçte hem eğlenceli hem de samimi içerikleriyle kısa sürede 33 bin takipçiye ulaşan Mahire, takipçileriyle kurduğu güçlü iletişim ve pozitif enerjisi sayesinde platformda sevilen bir isim haline geldi.

Mahire Eren’in çalışmaları sadece kişisel içeriklerle sınırlı kalmıyor. Malatya’da birçok marka ve işletmeyle işbirliği yaparak reklam ve tanıtım projelerine imza atıyor. Yaratıcı ve özgün projeleri, kendine özgü çalışma tarzı ve çok yönlü birikimiyle sosyal medya dünyasında fark yaratmayı başarıyor.

Mahire, sadece sosyal medya içerik üreticisi olarak değil, aynı zamanda pozitif enerjisi, ışıltısı ve zarafeti ile de dikkat çekiyor. Dijital platformlarda eğlenceyi, yaratıcılığı ve profesyonelliği bir araya getiren Mahire Eren, gelecekteki projeleriyle sosyal medyanın parlayan isimlerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Instagram hesabından Mahire Eren’in paylaşımlarına ulaşabilirsiniz: @mahire_erenn

Ayaz: Müziğin tutkusu ve özgün yolu

Sivas’ın Gürün ilçesi doğumlu, uzun yıllardır Muğla Milas’ta yaşayan Ayaz, 20 yılı aşkın süredir müzikle uğraşan, 30’u aşkın esere imza atmış bir sanatçı. Fantezi, alaturka, batı esintileri ve Roman müziklerinden ilham alan besteleriyle kendi tarzını yaratan Ayaz, müziği sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir tutku olarak görüyor.

Müziğe ilgisi çocuk yaşlarda başlayan Ayaz, 8 yaşındayken dedesinin sazını kırması ve 15 yaşında Avşa Adası’nda sahneye çıkması sırasında yaşadığı zor anların, müzikle bağını daha da güçlendirdiğini söylüyor: “Bu olaylar ve sonrasında yaşadığım kayıplar, müziği içimde gizli bir hobi ve tutku haline getirdi.”

Ayaz’ın eserleri arasında “Kıvır Kıvır”, “Hoşçakal”, “Yüreğim” ve “Özlem” yer alıyor. Bu dört eseri tekli çalışması olarak dinleyicilerle buluşturan Ayaz, çok yönlü birikimi ve özgün tarzıyla müzik yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor.

Sanatçı, yetenekleri, özgün çalışma tarzı, vizyonu ve pozitif enerjisiyle dikkat çekiyor. Müzik onun için sadece bir ifade biçimi değil; notaların arasında huzur bulduğu, duygularını ve deneyimlerini aktardığı bir yaşam tarzı.

Suphi Hakan Uzunca’dan derin bir çığlık: “Kimse Bilmez” yayında

Bağımsız müzik sahnesinin üretken isimlerinden Suphi Hakan Uzunca, yeni eseri “Kimse Bilmez” ile dinleyiciyi iç dünyasının en karanlık köşelerine davet ediyor. Şiirsel sözleri, duygusal yoğunluğu ve alternatif müzikle buluşan karanlık atmosferiyle parça, ilk saniyesinden itibaren insanın içine işleyen bir etkiye sahip. Sanatçıya Instagram üzerinden https://www.instagram.com/suphi.hakan.uzunca adresinden ulaşılabiliyor.

Söz ve müziği tamamen Suphi Hakan Uzunca tarafından yazılan şarkı, zamanın bıraktığı yaraları, yalnızlığın ağır yükünü ve sürgün edilmiş bir yüreğin çırpınışını derin bir samimiyetle anlatıyor. “Kalk kalk diye bir çığlık var, sessizliğin içinden gelen…” dizesi, parçanın tüm ruhunu özetleyen en güçlü vurgu olarak öne çıkıyor.

Klibin yönetmenliğini Özgür Öztürk üstlenirken, müzikal düzenlemede Uzunca’nın çok yönlü enstrüman hakimiyeti dikkat çekiyor. Sanatçı, eserin elektro gitar ve bas gitar kayıtlarını bizzat çalarak parçanın duygusal tonunu kendine özgü bir dokunuşla şekillendiriyor. Ritmik altyapıda ise davulları Mert Çakır üstleniyor. “Kimse Bilmez”in aranjesinde yine Suphi Hakan Uzunca’nın imzası bulunuyor; kayıt süreci Özgür Öztürk tarafından yürütülürken, parçanın mix ve mastering aşaması ise Barış Büyük tarafından tamamlanarak şarkıya temiz, profesyonel ve berrak bir son dokunuş kazandırılıyor.

Görsel olarak da şarkının karanlık tonunu destekleyen klip, sinematografik anlatımıyla eserin duygusal atmosferini pekiştiriyor. Hem müziği hem görüntüsüyle dikkat çeken çalışma, Uzunca’nın içsel sesini dış dünyaya güçlü bir şekilde yansıtıyor.

“Kimse Bilmez” YouTube’da Yayında

Suphi Hakan Uzunca’nın “Kimse Bilmez” adlı eseri, şu bağlantı üzerinden izlenebiliyor:

👉 https://youtu.be/UmkwIiAHvX8?si=rgeargVFwY8lUmLi

Bu parçayla birlikte sanatçı, yalnızlığın en sessiz anlarından yükselen büyük çığlığı müzikal bir kimlikle buluşturuyor ve dinleyicisine unutulmaz bir deneyim sunuyor.