Yaz aylarının vazgeçilmezi havuzlar… Çocuklar için eğlence, aileler için serinleme demek. Ancak havuzların temiz kalması için kullanılan klor, bazen çocukların hassas vücudunda bazı sorunlara yol açabiliyor. Özellikle sıcak havalarda uzun süre havuzda kalan çocuklarda göz yanması, cilt kuruluğu ve öksürük gibi şikâyetler sık görülüyor. Klor aslında kötü bir madde değil. Tam tersine, mikropları öldürerek bizi birçok hastalıktan koruyor. Yani havuzun güvenli olması için gerekli. Fakat burada önemli olan “doğru miktarda” kullanılması. Fazla klor, özellikle çocukların ince ve hassas cildini tahriş edebiliyor. Birçok anne-baba yazın çocuklarının gözlerinin kızardığını fark ediyor. Çoğu zaman “havuz suyu kaçtı” denilse de aslında bunun nedeni yüksek klor oranı olabiliyor. Aynı şekilde ciltte kaşıntı, egzama benzeri kızarıklıklar ve saçlarda sertleşme de sık karşılaşılan durumlar arasında. Astım veya alerjiye yatkın çocuklarda ise klor kokusu nefesi zorlayabiliyor. Kapalı havuzlarda bu etki daha belirgin hissediliyor. Çocuk havuz sonrası sık öksürüyorsa ya da nefes alırken zorlanıyorsa dikkat etmek gerekiyor. Peki aileler ne yapmalı? Öncelikle çocukları havuzdan çıkar çıkmaz mutlaka duş aldırmak önemli. Böylece ciltte kalan klor temizlenmiş olur. Havuz sonrası nemlendirici kullanmak da cildi rahatlatır. Çocukların saatlerce sudan çıkmadan kalmasına izin verilmemeli. Özellikle öğle sıcağında hem güneş hem klor birleşince cilt daha fazla yıpranabiliyor. Havuz seçimi de çok önemli. Ağır klor kokan havuzlar “daha temiz” değil, aksine bazen fazla kimyasal kullanıldığının işareti olabilir. Düzenli bakımı yapılan, su dengesi kontrol edilen havuzlar tercih edilmeli. Unutmayalım; yazın tadını çıkarırken küçük önlemlerle çocuklarımızın sağlığını da koruyabiliriz. Çünkü güzel bir yaz tatili, ancak sağlıklı anılarla güzeldir.