Seyahat

Yazın son demleri: Deniz ve güneş veda etmeden en keyifli rotalar…

Takvimler sonbahara yaklaşsa da Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında yaz henüz bitmiş değil. Kalabalıkların çekilmeye başladığı koylardan sakinleşen tatil kasabalarına, sezonun son denizini ve güneşini yakalamak isteyenler yazı uğurlayabilecek alternatif rotaları değerlendirmek istiyor

Abone Ol

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU/EGE TELGRAF- Ağustos ayının son günlerine yaklaşırken yaz tatili planları da yavaş yavaş yerini sonbahar hazırlıklarına bırakıyor. Okulların açılması, izin dönemlerinin sona ermesi ve şehirlerin yeniden hareketlenmesiyle birlikte Türkiye’nin popüler tatil merkezlerinde temmuz ve ağustos aylarında gördüğümüz yoğunluk azalmaya başlıyor. Ancak bu durum deniz sezonunun sona erdiği anlamına gelmiyor.

Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında ağustos sonundan eylül ortalarına kadar uzanan dönem, yılın en keyifli tatil zamanlarından biri olabiliyor. Hava sıcaklıkları bunaltıcı seviyelerden uzaklaşırken deniz suyu sıcaklığını büyük ölçüde koruyor. Plajlarda yer bulmak kolaylaşıyor, restoranlarda uzun sıralar azalıyor, tatil kasabaları biraz daha kendi ritmine dönüyor. Üstelik birkaç günlük kısa bir kaçamak için uzun tatil programları yapmaya da gerek yok.

Yazın son günlerini değerlendirmek, sezonun son denizine girmek ve güneşli günlere hemen veda etmemek isteyenler için Türkiye’nin farklı noktalarında birçok alternatif bulunuyor.

KARABURUN HALA CAZİP

İzmir’de yaşayanlar için son dakika tatilinin en kolay adreslerinden biri Karaburun. Çeşme ve Alaçatı kadar yoğun olmayan yarımada, özellikle yaz sonuna doğru çok daha sakin bir atmosfere kavuşuyor. Karaburun merkezden Mordoğan’a uzanan sahil boyunca küçük koylar ve plajlar bulunuyor.

İncirlikoy, Bodrum Koyu, Mimoza Koyu gibi noktalar denize girmek için tercih edilebilir. Günü deniz kenarında geçirip akşamı balık restoranlarında tamamlamak mümkün. İzmir merkezden birkaç saat içinde ulaşılabilmesi de Karaburun’u hafta sonu kaçamakları için keyifli bir seçenek haline getiriyor.

KUZEY EGE ROTALARI

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki Assos, yazın son günlerinin havasını en güzel hissettiren yerlerden biri. Kadırga Koyu’nda denize girip günün devamında Behramkale sokaklarını ve Assos Antik Kenti’ni keşfedebilirsiniz.

Athena Tapınağı’ndan Ege’ye bakmak, antik limanda akşam yemeği yemek ve serinleyen Kuzey Ege akşamlarında yürüyüş yapmak bölgeyi yalnızca bir deniz tatili olmaktan çıkarıyor. Assos’un çevresindeki küçük köyler ve sahil yerleşimleri de birkaç günlük programı rahatlıkla dolduruyor.

KALABALIK ÇEKİLİNCE ADA BAŞKA GÜZEL

Türkiye’nin en büyük adası Gökçeada, temmuz ve ağustos aylarında oldukça hareketli. Yaz sonuyla birlikte kalabalığın azalması ise adayı çok daha sakin bir şekilde keşfetme fırsatı sunuyor.

Aydıncık ve Laz Koyu’nda denize girebilir, Zeytinliköy ve Tepeköy’ün taş sokaklarında dolaşabilir, günü Kaleköy’de gün batımıyla tamamlayabilirsiniz. Ada büyük olduğu için kendi aracınızla gitmek keşif konusunda önemli bir avantaj sağlıyor. Birkaç günlük tatilde deniz, köyler, gün batımı ve ada mutfağını bir araya getirmek mümkün.

BOZCAADA: BAĞ BOZUMU ZAMANI

Yazdan sonbahara geçerken havası değişen rotalardan biri de Bozcaada. Yaz kalabalığının yavaş yavaş çekilmesiyle ada daha sakin günlerine dönerken bağ bozumu dönemi Bozcaada’ya farklı bir hareketlilik katıyor.

Ayazma ve çevresindeki koylarda denize girdikten sonra ada merkezinin sokaklarını keşfedebilir, gün batımını izleyebilirsiniz. Bağlar, yerel üreticiler ve ada mutfağı da Bozcaada deneyiminin önemli parçaları arasında. Kuzey Ege’de hava zaman zaman serinlese de güneşli günlerde deniz sezonunu biraz daha uzatmak mümkün.

DATÇA: YARIMADANIN EN GÜZEL ZAMANI

Datça’yı temmuz ve ağustos kalabalığında görmekle yaz sonunda görmek arasında ciddi bir fark var. Palamutbükü, Ovabükü ve Hayıtbükü gibi koylar daha sakin bir görünüme kavuşurken deniz sıcaklığını korumaya devam ediyor.

Akşam saatlerinde Eski Datça sokaklarında yürüyebilir, daha uzun bir programınız varsa rotayı yarımadanın ucundaki Knidos Antik Kenti’ne kadar uzatabilirsiniz. Virajlı yolları nedeniyle ulaşımı biraz zahmetli olsa da Datça’nın tam da bu özelliği yarımadayı büyük tatil merkezlerinin hareketinden uzak tutuyor.

AKYAKA: DENİZ, NEHİR VE DOĞA BİR ARADA

Muğla’nın en karakteristik tatil kasabalarından Akyaka, yaz sonunda farklı tatil beklentilerini aynı noktada buluşturuyor. Sabah Azmak Nehri’nde tekne turuna çıkabilir, günün devamında denize girebilir ya da çevredeki koyları keşfedebilirsiniz.

Akyaka’nın kendine özgü mimarisi ve küçük merkezi de akşam yürüyüşleri için oldukça keyifli. Yaz sıcaklarının biraz hafiflemesiyle yürüyüş ve doğa aktiviteleri daha rahat yapılabiliyor. Akbük ve çevredeki sahiller de programa eklenince Akyaka iki-üç günlük kaçamak için yeterince alternatif sunuyor.

KAŞ: YAZI BİRAZ DAHA UZATMAK İSTEYENLERE

Ege’de akşamlar serinlemeye başladığında Akdeniz’de yaz devam ediyor. Kaş da sezonu uzatmak isteyenlerin en güçlü alternatiflerinden biri. Kaputaş’ın turkuaz sularından Büyükçakıl’a, Kekova tekne turlarından Kaş’ın küçük sokaklarına kadar yapılacak çok şey var.

Temmuz ve ağustos yoğunluğunun azalması özellikle merkezde daha rahat hareket etmeyi sağlıyor. Kaş’a birkaç gün ayırabilir, bir günü denize, bir günü tekne turuna, kalan zamanı da çevredeki antik kentlere ve koylara ayırabilirsiniz.

ÇIRALI: SEZONUN SON SAKİNLİĞİ

Antalya’nın Çıralı sahili, büyük tatil merkezlerinin kalabalığından uzaklaşmak isteyenlere daha sakin bir seçenek sunuyor. Uzun sahilde denize girdikten sonra Olympos Antik Kenti’ni gezebilir, akşam saatlerinde Yanartaş’a yürüyebilirsiniz.

Çıralı’nın küçük pansiyonları, bahçeli işletmeleri ve doğayla iç içe atmosferi birkaç günlük tatili gerçek bir kaçamağa dönüştürüyor. Akdeniz’in sıcaklığı sayesinde deniz sezonu burada sonbaharın ilk haftalarına kadar rahatlıkla devam edebiliyor.

Yaz tatilini kapatmak için mutlaka uzun bir program hazırlamak gerekmiyor. İki ya da üç günlük kısa bir yolculuk bile şehir hayatına dönmeden önce sezonun son molasını vermek için yeterli olabilir. Üstelik yazın son günleri, birçok tatil merkezinin en kalabalık dönemini geride bıraktığı, denizin hâlâ sıcak olduğu ve sokakların biraz daha nefes aldığı günlere denk geliyor.

Belki de yazı uğurlamanın en güzel yolu, takvime bakıp sezonun bittiğine karar vermek yerine son kez yola çıkmak. Çünkü Türkiye’nin kıyılarında yaz, takvimlerin söylediğinden biraz daha uzun sürüyor.