Yaz ayları geldiğinde sıcaklıklar artıyor, güneş daha uzun süre etkisini gösteriyor ve hepimiz daha fazla terliyoruz. Terlemek vücudumuzun doğal soğutma mekanizmasıdır. Ancak aşırı terleme ile birlikte sadece su değil, bazı önemli mineraller de kaybedilir. Bu nedenle yaz aylarında sıvı ve mineral dengesine biraz daha fazla özen göstermek gerekir. Öncelikle susamayı beklemeden su içmek çok önemlidir. Birçok kişi ancak ağzı kuruduğunda su içmeyi düşünür.
Oysa susuzluk hissi ortaya çıktığında vücut aslında sıvı kaybetmeye başlamıştır. Özellikle sıcak havalarda gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketmek gerekir. Sadece su değil, mineraller de önemlidir. Terle birlikte sodyum, potasyum ve magnezyum gibi mineraller kaybedilir. Bu nedenle yaz sofralarında ayran, kefir, maden suyu, taze sebzeler ve meyveler daha sık yer almalıdır. Karpuz, kavun, salatalık ve domates gibi su oranı yüksek besinler hem ferahlatır hem de sıvı alımına katkı sağlar. Çok şekerli ve aşırı kafeinli içecekler ise beklenenin aksine susuzluğu artırabilir. Gazlı içecekler yerine su, ayran veya şekersiz soğuk bitki çayları daha doğru tercihlerdir. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve açık havada çalışan kişiler risk altındadır. Baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, ağız kuruluğu ve koyu renkli idrar susuzluğun önemli belirtileri olabilir.
Bu belirtiler görüldüğünde sıvı alımı artırılmalıdır. Yaz aylarında hafif ve dengeli beslenmek de önem taşır. Ağır ve yağlı yemekler yerine sebze ağırlıklı öğünler tercih etmek hem sindirimi rahatlatır hem de sıcak havalarda kendimizi daha enerjik hissetmemizi sağlar. Unutmayalım ki yazın sağlıklı kalmanın en temel yolu vücudumuzun kaybettiği suyu ve mineralleri yerine koymaktır. Yanımızdan su şişemizi eksik etmeyelim, sofralarımızı mevsim sebze ve meyveleriyle renklendirelim. Küçük önlemlerle sıcak yaz günlerini çok daha konforlu ve sağlıklı geçirebiliriz.