Nihat AK/EGE TELGRAF- CHP, 31 Mart yerel seçimlerinde aldığı yüzde 37,75 oy oranı ile 1977 seçimlerinde aldığı yüzde 41,38 oy oranıyla 47 yıl sonra sandıktan birinci parti olarak çıktı. AK Parti ise yüzde 35,48 oy oranı ile ilk defa ikinci parti oldu. Uzmanlar, ekonomik ve siyasal belirsizliği Ege Telgraf’a değerlendirdi. 

EMEKLİ VE EMEKÇİNİN SIRTINDA

Sürecin bu şekilde devam etmesi halinde 3 yıl daha zorlukların emekli ve emekçinin sırtına yükleneceğini belirten ekonomist Dr. Osman Sirkeci, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti için seçim sonucunu görebiliyordu. Ama ummuyordu. Tek haneli enflasyon hedefini önümüzdeki üç yıla yaymıştı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası ve ekibi eski ekonomi politikalarını sürdürecekler. Bu yine çok taviz vermeyen bir politika olacak. Çünkü Erdoğan’ın ilave olarak emekliye, emekçiye, işçi ve asgari ücretlilere verecek bir şeyi kalmadı. Seçmenlerin geçmesiyle fazladan bir şey vermesine de gerek kalmadı. Sıkılaştırmaya çalıştıkları ekonominin yükü 24-25-26 yıllarında emeklinin ve emekçinin sırtında yük olarak kalmaya devam edecek” dedi. 

Asgari ücrette ara zam beklentisine Bakan'dan açıklama! Asgari ücrette ara zam beklentisine Bakan'dan açıklama!

BU ŞARTLARDA SÜRMEZ

Bir yöne doğru akan kaynağın kesileceği uyarısını yapan ekonomist Dr. Osman Sirkeci, “Bu seçimlerle AK Parti’deki çok sayıda belediye CHP’ye geçti. AK Parti ile beraber çalışan sanayicinin, girişimcinin işte buna birazcık kaba deyimle rantçı diyorlar ama biz biraz nazik olalım, işletmeciliğin girişimcinin de akan sularını kesecek. Erdoğan'ın yakınındaki vakıfların gelirlerini düşürecek. Bu da müteahhitlerin, ihalecilerin saf değiştirmesine sebep olacak. Çünkü artık AK Partili belediye olmadığı için ihaleye girerken farklı ilişkiler ve iletişim kanalları üzerinden ihalelere katılmak durumunda kalacaklar. Bu da işletmeler dünyasında, girişimciler dünyasında, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’de (MÜSİAD), Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği’de (TÜSİAD) AK Parti'ye karşı başka ikinci bir ekonomik temelli siyasi güvensizliğe dönüşecek. 2028 genel seçimlerine kadar AK Parti'nin iktidarını sürdürebilmesi zor görünüyor. 

ÇARESİZLİĞİN TEPKİSİ

Dar gelirlinin çaresizliğe mahkum edilişinin hesabını sandıkta sorduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kamuran Elbeyoğlu ise, “Yerel seçimlerin siyasette yansımaları olacak. En düşük maaşı alan emeklilerin maaş zammı, promosyon isteklerini Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ne kadar umursadı? Yani çok ciddiye almadı. Ama emekli maalesef pazardaki satın alamamanın ya da derin yoksulluğun bedelini sandıktan Erdoğan'a verdiği. CHP'nin başarısına vermedi. CHP'nin çok güzel ekonomik şeylerini alternatiflerine cevap vermedi. Çaresizliğine sebep olan AK Parti'ye tepki gösterdi. Şimdi bu çelişkili durumu muhalefet doğru yakalayabilir. Doğru okursa erken seçime gitmenin çok önemli bir altyapısını ve gerekçesini oluşturabilir. Muhalefet ivedilikler ‘Sen emekliyi emekçiyi ezdin, asgari ücrete zam yapmadın. Derin yoksulluğa sebep oldun. Zenginleri, adaletsiz ve ölçüsüz biçimde daha zengin yaptın. Dengesiz bir zenginliğe sebep oldun. Ve yoksullaşmayı da dayanılmaz sürdürülebilir halden çıkardın. Yirmi bir senedir sürdürülebilir halde tuttuğu yoksulluğu sen artık dayanılmaz hale getirdin. Dolayısıyla sen bu ülkedeki ekonomiyi de pazarı da piyasayı da borsayı da yönetemiyorsun. Yoksulların çalışma hayatındaki huzurunu da yönetemiyorsun. Dolayısıyla iktidarı bırak’ diyebilir. AK Parti'nin eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, oluşan tabloyu "Siyasi afet" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 1 yıl önce siyasi kariyerinin bittiği ileri sürülen Ekrem İmamoğlu, iktidar adaylarını, sandıkta ikinci kez mağlup ederken, bir anlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iki kez yenilgi yaşatan tek isim oldu. 7 Mayıs 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kampanya start noktasında da en güçlü aday olarak yerini almış oldu” ifadelerini kullandı.

TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

AK Parti’ye sandıkta hesap soran emeklilerin CHP’nin seçim vaatlerinin takipçisi olacaklarını belirten 2021 Tüm Emekliler Sendikası Konak Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Yılmaz, “Emeklilere gevrek satın, simit satın, su satın diyenlerden emekliler sandıkta hesabını sordu. Emeklilere on bin lirayla geçinin diyenlerden, emeklilere hesabını sordu. Bayramda üç bin lirayı emekliye reva görenlerden hesabını sordu. Toplu sözleşme hakkımızı elde edene kadar örgütlü mücadelemizi sürdüreceğiz. Yerel seçim sürecinde bize gelip taleplerimize olumlu sözler verildi. Taleplerimiz oldu. Biz şimdi onların takipçisi olacağız. Nedir? Dinlenme evleri, lokaller, yani emeklerimizi parklardan kurtarmak için dinleme evlerinin açılması sözlerinin tutulmasının takipçisi olacağız. Eğer bu verdikleri sözü yerine getirirlerse ilk genel seçimde iktidar yolunu kendilerine açmış olurlar. Kendilerine açmış olurlar. Emeklilere verdikleri sözü yerine getirirler mi? Getirmezlerse bu seçimde sandıkta sorduğumuz hesabın aynısını onlardan da sorarız” şeklinde konuştu.

İKTİDARIN ANAHTARI ELLERİNDE

Yeni seçilen belediye başkanlarını ciddi şekilde uyaran Türkiye’nin duayen Yerel Yönetimler Uzmanlarından Mehmet Zeki Fidandal, “Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare eden, belediyenin hak ve menfaatlerini koruyan belediye başkanları önemli bir sorumluluğu taşır. Belediyeyi stratejik plâna uygun olarak yönetmek, belediye idaresinin kurumsal stratejilerini oluşturmak, bu stratejilere uygun olarak bütçeyi, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini hazırlamak ve uygulamak, izlemek ve değerlendirmek, bunlarla ilgili raporları meclise sunmak görevidir. Belediye başkanlarının görevleri saymakla bitmez. Yeni göreve seçilen belediye başkanları görev ve sorumluluklarını bilirler ise gereğini yerine getirirlerse o kente en iyi hizmetleri sunarlar. Çok sayıda belediye başkanı ilk kez seçildi. Cumhuriyet Halk Partisi 31 Mart 2024 seçimlerinde kazandığı sonuçlarla 47 yıl sonra önemli bir başarıyı elde etti. Bu başarıyı taçlandıracak olan genel seçimlerde tek başına iktidar olmasıdır. CHP'li belediye başkanları güzel hizmetler verirlerse bu hedeflerini gerçekleştirebilirler. Acilen mali disiplini sağlamalıdırlar. Tasarruf tedbirlerini uygulamalıdırlar. Yeni gelir getirici kaynak arayışına yönelmelidirler. Önümüzdeki süreç ekonomik açıdan zor bir dönem olacak. En zor şartlarda bile vatandaş hizmet bekler. Sürdürülebilir hizmetler için belediyenin mali gücünün sağlam olması gerekir. Borç disiplinin sağlıklı olması gerekir. Belediyeyi stratejik plâna uygun olarak yönetmek, belediye idaresinin kurumsal stratejilerini oluşturmak, bu stratejilere uygun olarak bütçeyi, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini hazırlamak ve uygulamak, izlemek ve değerlendirmek, bunlarla ilgili raporları meclise sunmak. 4706 sayılı kanunun kendilerine verdikleri hakları iyi bilmeleri gerekir. Elektrik ve doğalgaz şirketleri alacak payları ve yeraltı geçiş ücretleriyle alacakları gibi kendilerine tanınan pek çok hak vardır. Arsa üreterek ve yerinde kentsel dönüşüm projeleriyle gelirlerini artırabilirler. İyi yönetemezlerse belediye şirketleri kara deliklere dönüşür” dedi.

Kaynak: EGE TELGRAFMuhabir: Nihat Ak