Yıllık izin ücreti

Abone Ol

Yıllık izin ücretinin tahakkuku ve bordrolaştırılmasında sahada pek çok sorunla karşılaşılmaktadır. 4857 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği öngörülmüştür.
Bu doğrultuda, sigortalıların hak kazanıp da kullanmadıkları yıllık izin sürelerine ait ücretlerin hizmet akdinin feshinden sonra ödenmesi halinde, 4857 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesine göre akdin feshedildiği tarihte hak kazanıldığı nazara alınarak, bu nitelikteki yıllık izin sürelerine ilişkin ücretler akdin feshedildiği ayın kazancına dahil edilecektir.
Akdin feshedildiği ayda çalışılan gün sayısına tekabül eden günlük prime esas kazancın, prime esas günlük kazanç alt sınırının 7,5 katından fazla olması halinde, aşan kısım prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.
Diğer yandan iş akdinin askıda olduğu bir dönemde fiili çalışması olmayan bir sigortalıya yıllık izin ücretinin ödenmesi halinde yıllık izin ücreti prime esas kazanç bildirimi yapılan en son ayın kazancına dahil edilecektir.
Aynı şekilde istirahat nedeniyle is akdi askıda olan bir sigortalının akdin askıda olduğu dönemde hizmet akdinin feshedilmesi ve yıllık izin hakkının da kullanılmamış olması halinde izin ücretinin de hizmet akdinin feshedilmesi ile birlikte ödenecek olması nedeniyle yıllık izin ücreti prime esas kazanç bildirimi yapılan en son ay için verilecek aylık prim ve hizmet belgesiyle tahakkuk ettirilerek prim kesilecektir.
4 VE 5. MADDELER

SGK 2020/20 sayılı genelgede düzenlenen 4 ve 5. maddelerin işçilerin iş sözleşmesinin askıda sayıldığı, ücretsiz izin, işçinin raporlu olması gibi durumlarda sona ermesi halinde işverenleri geçmiş aylara ait tahakkuk yaptırılmasını zorunlu kılması sebebi ile idari para cezası yaptırımları ile karşı karşıya bırakabilmektedir. Söz konusu genelgenin ilgili maddelerinin Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 97. maddesinde yer alan "...yıllık izin sürelerine ilişkin ücretler akdin feshedildiği tarihte hak kazanıldığı nazara alınarak, akdin feshedildiği ayın kazancına dahil edilerek prime tabi tutulur." düzenlemesi ile de açıkça çeliştiği görülmektedir. İşverenler böyle bir uygulama nedeni ile aşağıdaki sorunlarla karşılaşabilmektedirler:
a- Ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresi geçirildikten sonra verilmesi
b- Prime esas kazancı olan geçmiş aydan itibaren tahakkuk ettirilen primi faiziyle birlikte ödenmesi
c- Prim teşviklerinden yararlanamama
d- Aylık prim ve hizmet belgelerini üç aylık süre geçirdikten sonra vermiş olması nedeniyle ayrıca incelemeye sevk edilme
Uygulamada ise bunu aşmak için işverenler geriye dönük işlem yapmaktan kaçınmak ve cezalı duruma düşmemek için gerçekte çalışmayan işçiye fesih tarihinde ödenecek tutarı karşılayacak kadar gün çalışmış gibi gösterip yıllık izin ücretinin prime esas kazanca eklenmesi gibi işlemlere mecbur kalmaktadır. Sahada bu uygulamalardan kaçınılmak için gerekli değişikliklerin yapılması faydalı olacaktır.