Yol değil imtihan pisti

Abone Ol

Son günlerde havalar öyle soğudu, öyle soğudu ki kaza haberleri peşpeşe gelmeye başladı. Özellikle kara, buza pek alışkın olmayan illerde araçların kayarak maddi hasarlı kazalara neden olduğunu görüyoruz. Ben de her yağmurda, karda sürücü ve yayalar için imtihan pistine dönen sokaklara dalar, belediye ekiplerinin yapabileceği neler vardır, diye düşününürüm. Tek sorun sürücünün frene basması değil, değil mi? 

Biliyorsunuz bizim sokaklarda yokuş çoktur, tek yön yoktur. (Tek yön verilen  bir sokağın yarısı çift yöndü bir dönem.  Yağmurda o yokuş, tadından yenmezdi mesela. Neyse...) Dar sokak da geniş cadde de biçimsiz araç parklarıyla felç olur. Çukurlarda biriken sular seyir halindeki aracı da yıkar, yol kenarındaki evi de yürüyen vatandaşı da... 

Malum şehir planları da planlamadan oldukça uzaktır. Altyapı eksiktir. Yerleşim yer yer sular altında kalır, yer yer ulaşamayacağın kadar yüksekte. Bu alçaklık ya da yükseklik için ayrıca önlem falan da alınmamıştır. Tuzlama en alışıldık kar bakımıdır. Yeterli görülür. Onun dışında hikaye değişmez; aynı virajdan her yıl bir kaç araba uçabilir. Aynı mahallede her yıl otomobiller bir iki kez farlarına kadar suya gömülebilir. Aynı ilçede kar, buz her kış olduğu gibi yine araçları öpüştürebilir.

Peki, yılın büyük kısmını yoğun kar yağışında geçirenler nasıl mücadele ediyor bu sorunla? Hangi önlemleri alıyorlar? Sürekli yağmur altındaki ülkelerde evleri, dükkanları hep su basıyor mu bizimkiler gibi? İnsan düşünmeden edemiyor. Bizimki felç oluyorsa, gelişmiş ülkede hayat nasıl devam ediyor? 

Keşke yetkililer de biraz düşünse. Keşke bu havalarda ayrı, yaz sıcağında ayrı sokakları karış karış gezse. İklimi görse, sorunları öğrense. İletişimin, ulaşımın bu kadar kolay olduğu bir dönemde doğru örnekleri yerinde inceleyip, yeni hesaplamalar yapsalar vatandaşların güvenliği için. Yeniden tedbirler alsalar. Doğayla savaşmadan hayatımıza güvenle devam edebileceğimiz bir ülke için çalışsalar. Güzel olur, değil mi?