Yol var geçiş yok

Abone Ol

İzmir'in kışın tarım yazın tatil ilçelerinden Menderes'in sevilen beldesi Özdere'den bir fotoğraf paylaşmak istedim.

Bu ve bunun gibi nice görüntüyü, maalesef güzel ülkemin farklı il ve ilçelerinde görmek mümkün.

Fotoğrafa dikkatli bakarsanız, karayolunda karşılıklı konuşlandırılmış iki otobüs durağı göreceksiniz.

Özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı pek çok turisti ağırlayan, toplu ulaşımın yoğun kullanıldığı bölgede bu duraklar hem otobüs hem de minibüslerle epey yolcu indi bindisine evsahipliği yapıyor. Ancak...

Otobüsten inenleri zorlu bir parkur bekliyor. Büyük boy bavulla seyahat edenler, çarşıya pazar arabasıyla çıkanlar, çocuğunu bebek arabasında taşıyanlar karşıdan karşıya geçmek için ortadaki yüksek kaldırımlı ayırıcıyı aşmak zorunda. Kilolarca ağırlıktaki arabaları, refüje çıkarmak, refüjden indirmek hem çok yorucu hem de akan trafikte çok tehlikeli.

Bu zorlu ve riskli aşamayı çocukların, yaşlıların, engellilerin göze alamayacağını bilmem özellikle yazmaya gerek var mı? Daha kötüsü yolun iki yönüne de ilerleseniz yakın mesafede bir yaya geçidi, alt ya da üst geçit göremezsiniz.

Hiç bir tekerlekli sandalyelinin bu bölgede rahatça yaşaması, gezmesi mümkün değil, bu ayıp bize yeter.

Yolun iki yanına durak yapmayı akıl edenler ki iyi ki yapmışlar, insanların karşıdan karşıya nasıl geçeceğini neden sorgulamamış?

Vatandaşa yol yaparak hizmet ettiğini düşünenler ki evet hizmettir, insanların akan trafik içinde yüksek kaldırıma nasıl tırmanacağını, elindeki eşyayı nasıl tırmandıracağını neden hesaplamamış?

Bizim her işimiz böyle işte; yarım, plansız, "yaptım, oldu"cu. İhtiyaç nedir, diye önceden sorulmaz. Yaptıktan sonra memnuniyet ölçülmez. Belediye, karayolları, bakanlıklar... Tüm kurumlar vatandaştan kopuk. Dolayısıyla mühendislik zekası ve toplumun ihtiyaçları bir türlü bir araya gelemiyor.

Şimdi, Özdere örneğinden yola çıkarak, ülkenin tamamındaki plansız yolları vatandaşın kullanımına açan tüm kurumlara soruyorum: Bu yollarda, bir kaza, can kaybı olursa hesabını kim ödeyecek?