Yolunuz, bahtınız açık olsun evlatlar

Abone Ol

Seçme lafı, geçince içim bir tuhaf oluyor. Kasadan domates seçer gibi bir bakıma. En güzeli, en parlağı, en kokulusu hangisiyse o. Beğenilir, seçilir, bir tadına bakamazsın. Lezzetli mi, çocukluğumuzdaki gibi mi, ilaçlı mı tadı yavan mı bilemezsiniz, yemeden. İlla sofraya gidecek. Halil İbrahim Sofrası gibi, bereketli. Sporda, futbolda yetenektir aslolan. Top sürüşü, tekniği, pası, bakışı, mimikleri ile tüm davranış biçimleriyle de belli eder. Yıldız, öne çıkan futbolcu kendini belli eder de. Ya görev adamları ? O an nasıl anlaşılır ? Hemen yan gözle bakmayınız, lütfen. Fesat, ikiyüzlü, kıskanç, kaprisli insan değilim, çok şükür. Alt yapı ustaları hocalarımızı eleştirmek filan da değil, amacım. Üzüm yemek, bağcıyı dövmek gibi. Sezon başından beri takip ediliyor, idmanlarda maçlarda. Tamam da. Ya çeşitli sebeplerle kadroya giremeyenlerin için de seçilemeyen, önerilemeyen isimler varsa. Çok büyük yetenektir, belki de. Ayakkabısı, malzemesi uygun olmayanlar da olabilir. Şartları zorlayanlar, 14 yaşındalar daha. Yetenekli ama Milli olamamak çok kötü. O gün seçmelerde, yanlış beslenmiş olabilir. Sağlık sorunu olabilir, çok heyecanlanabilir, karnı ağrıtabilir, en azından ayıptır yazması bağırsakları çok sulu olabilir. Her evde bambaşka hayatlar var. Nerden bileceksiniz. Zordadır yani. 'Ee ne olacak onu mu bekleyeceğiz' denildiğini duyar gibi oluyorum. İnsanız ya hepimiz, 'Seneye olur kısmetse' de denilir, Milli olmak, Milli takımımızın aday adayı kadrosuna, önerilmek bile bir şereftir. Değil ki, Ay-Yıldızlı formayla sahaya çıkmak, o bambaşka bir şey. Üniversite sınavı, mesela yaşamını belirliyor. İşte o 3 saat içinde filan. O gün neyse, o nasılsan o. Yaptın, yaptın. Kader kısmet de var, kadercilik değil bu. Olmayınca olmuyor bazen. Bu örneği verebilirler. Yetenek varsa sahada olur, tamam da. Zekâ varsa, akıl varsa, çalıştıysan bir de olur deriz, tamam da. Ne bileyim işte. Spor olaylarında biraz daha esnek olunabilir mi ? Yıllardır bunu yazacaktım, ooh içimi döktüm rahatladım. Tanıyan bilen, bilir bu satırların yazanını. Laf olsun diye yazmam. Amaç daha iyiye daha güzele, daha adile ve daha hak edene ulaşmak derdim bu. Seçici kurulda TFF'den iki isim, kulüplerden de 8 isim, antrenör var. Masa başında seçilmiyor yani. Pınargücü'nden Yalçın Akdemir, Buca Gençlerbirliği'nden Bedrettin Karadağ, Karşıyaka Karagölspor'dan Murat Gürkan Zora, Üçyol Gençlik'ten Murat İce, Karşıyaka'dan Yıldırım Demirel, Urla Belediyespor'dan Mehmet Yağız, Koyundere Gençlik'ten Emrullah Öztürk, Çamdibispor'dan da Kaan Yılmaz. Teşekkürler, genç hocalarım, emeklerinize sağlık, hayırlı uğurlu olsun.

ELEKTRİKÇİ ERSUN TOPÇU, ANTRENÖR AHMET ÜZÜMCÜ

Size bir filmden örnek vermek istiyorum. Hani şatoya görkemli davete katılan, zaman gece yarısını aşarsa kabağa dönüşecek, güzeller güzeli genç kız. Geç kalmamak için oradan affını isterken, ayakkabısının tekini düşürüyor. Yakışıklı prens, şokta. O tek ayakkabının sahibini aramaya başlıyor. Kızcağız, zengin evinde hizmetli. Kenara atıyor, malikane sahibi hem de kadın. Hapsediyor resmen. İki kızına denetiyor, torpille, liyakatsizlikle, bile bile. Olmuyor işte, o ayakkabı hiçbirine uymuyor da. Ne yapsalar etseler, göz boyamaya çalışsalar da. Olmuyor, olmuyor. Tekini, uygun ayağını arıyor, ayakkabı. Buluyor da. Külkedisi, tozların hanımefendisi, prenses oluyor. Var mıdır, acaba takımlarda böyle külkedisi. Kenara itilmiş, bilinmeyen. Hocalarıma değil lafım anlayana. Bir zamanlar TÜFAD, profesyonel liglerde oynamış, deneyimli, eğitici, havalı olmayan hocalarını, antrenörlerini yollardı, tek tek takip ettirirdi. Maç maç, ayrı ayrı. TFF'nin bölge sorumlusu, antrenörleri de vardı. Zevkle takip ederlerdi, kendileri seçilmiş gibi, sanki. Şimdiki nesilin de adil olduğuna inanıyorum. İsimlere tek tek ulaşmaya çalıştım. Hakemlik yaptığım dönemlerde mutlaka ama mutlaka iyi futbolcuların adını, soyadını, doğum tarihini mutlaka bir kenara not ederdim, aklıma da yazardım. Nasıl isim listeleri, kaynağına geliyordu. Fırsat bu fırsat. Hep ön planda olan takımların değil ama. Sabahın köründeki İzmir merkezden uzaktaki maç. Hatta köy, nahiye, bucak takımından. Hep derlerdi 'Bir çift göz mutlaka izler bir de yukarda Allah var'. Çok doğru. En iyi hakem bilir, o gün o an. Önünde, dibinde. En iyi futbolcuyu, bilir. Tavırları, insanlığı, sporculuğu nasıl, bir de yetenek, umut veren görsellik de varsa. Altay'da Hüseyin Barışcan, Ali Rıza Şenol ile Sebahattin Erbuğa, İzmirspor'da Doğan Emültay, Karşıyaka'dan Kazım Admış, Göztepe'den Erdal Çubukçular, Allah rahmet eylesin, hocalarıma bildirirdim. Mekanları cennet olsun. Kendileri de isterdi. Ben tıfıl bir hakem, çaylak bir muhabir. Onlarsa koskoca abideler, efsaneler. Bir gün Hüseyin hocam dedi ki, Atatürk Stadı'nda beraber maç izlerken 'Bak şu 7 forma numaralı var ya, senin bana verdiğin isim'. Şimdiki de adıyla, süper lig maçı ve de milli futbolcu. Ben unuttum, hocalarım unutmadı. Çok mutlu oldum, teşekkür, övgü, akçeli bir beklentim olmadı. Hiçbir zaman. Hizmet sevdası budur işte. Torpil olmasın diye, İzmir'den değil de. Aydın Germencikli, elektrikçi Ersun usta ile ev hanımı annenin oğlu, Himmet Çondur Cumhuriyet Ortaokulu 8.sınıfta öğrenim gören, Aydın Söke İdmanyurdu'ndan Kuzey Topçu 22 kişilik kadroya davet edildi. Antrenör Ahmet Üzümcü hocamızın emeği çok, iyi ki varsınız hocam. Destek olan Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci'ye de teşekkürler. Kuzeycim unutma, takım arkadaşlarının da katkısı var, senin üzerinde. Sakın unutma.

KÜLKEDİSİ'Nİ HİÇ İZLEDİNİZ Mİ?

Bir zamanların ünlü hakemi, çok sevdiğim, merhum Kazım Ünlüsoy hocamın da Fenerbahçe'ye transfer olmasına vesile olduğu, Aygün'ü keşfetmişliği vardır, hem de 3.ligden, Akhisar'dan. Şimdi zaman kötü, yapamazsın böyle bir şeyi. Avantası var derler, çıkarlar. Kolluyor, koruyor derler. Ne derlerse desinler, yine olsa yine yaparım. Pişman da olmadım. Oysa hiç alakası da yok ki. Halil Bıçakçı, Erdal Çubukçular, İsmail Tekoğlu, Hüseyin Barışcan, Doğan Emültay, Nevzat Güzelırmak, Beytullah Baliç, Hulusi Erdal, Sabahattin Erbuğa, Şakir Kuruş, Coşkun Süer, Özer Yurteri, Ercan Ertemçöz, Fatih Parmaksız, Şaban Acarbay, Sedat Ozan, Tınaz Tırpan, Turgay Meto, Kadri Aytaç, Serpil HJamdi Tüzün, Ersoy Kubilay, Akın Küçükoğullarından, Cemal Karafırtınalar, Hüseyin Öçal, Abdullah Turgut, Ali Rıza Şenol ve daha niceleri. Onlşarca yüzlerce antrenör, teknik direktör hocalarım, çoğu rahmetli oldu. Unuttuklarım atladıklarım, affetsin. Haklarını da helal etsin. Üzerimde çok emekleri var. 1.etap seçmelerine davet edilenlerin tam listesi şöyle; Fatih Deringöl, Ayaz Kurt, Emir Kıran (İzmir 1461), Mehmet Efe Eroğlu, Akif Enes Şanlak, Ahmet Poyraz, Deniz Tanrıverdi (Gümüşordu FK), Talha Yıldırım (Karşıyaka Karagölspor), Çınar Çakır (Urla Belediyespor), Mehmet Yasin Çetin (Soğukkuyu), Mustafa Atasever (Denizspor), İlker Toprak, Can Gülünç (Çiğli Belediyespor), Batuhan Ataman (Smyrna Atletik), Hakan Sağlam (Koyundere Gençlik), Musa Günger (Pınargücü), Mustafa Yakışan (Asarlık Gençlerbirliği), Ege Kayra Dur (Karabağlar Arslangücü), İsa Mustafa Çelik, Mehmet Ege Karabacak (Kemalpaşa 1923), Ensar Türk (İşçievleri), Efe Ölmez (Bayraklı Özgür FK), Seyit Ahmet Çeşmeci (Buca Gençlerbirliği), Uğur Baran Taşlan (Egekent Gençlik), Eren Yılmaz (Gediz FK), Emir Şart (Foça Turkuaz), Deniz Balkan Yağan, Emir İzcan, Muhammet Ebrar (Atakent 1923), Mustafa Çivrilli (Bergama Bakırçay), Efe Vardar, Çınar Gülvardar (Genç Özgürspor), Ali Rıza Keyif (Girne 1923), İbrahim Aras (Fikri Altay), Toprak Uysal (Buca Şahlan), Ömer Efe Kanat (Güzelbahçe Belediyespor), Umutcan Doğan (Egekent Gençlik), Muhammet Emir (İzmirgücü), Yiğit Çetin (Bahçelievler Elit), Huzeyfe Yalvarıcı (Bergamaspor), Kağan Berberoğlu (Balçova Belediyespor), Emir Büyükdemirel (Balçova Belediye Termal), Sıraç Ümit Filik (Güzeltepespor), Umut Genç (Asarlıkspor). Seçilemeyenler moral bozmak yok, seçilenler havalar girmek yok. Bir dost, arkadaş uyarısı benimkisi. Daha birkaç etap daha var. Kolay mı milli olmak. Bu sene olmazsa, seneye umarım, inşallah. Herkes için hayırlı uğurlu olsun.