Instagram, TikTok ve Facebook gibi sosyal medya platformlarının günlük hayatın önemli bir parçası haline gelmesi, gençlerin bu platformlarla ilişkisini de tartışmaların merkezine taşıyor. Başta Avrupa olmak üzere çok sayıda ülkede çocukları sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korumaya yönelik yeni yasal düzenlemeler ve kısıtlamalar gündeme geliyor. ABD'de ise gençlerin sosyal medya bağımlılığına sürüklendiği iddialarıyla Meta'ya açılan dava devam ediyor. Bu tartışmalar sürerken gençler arasında farklı bir eğilim de ortaya çıkıyor. Özellikle Z kuşağından bazı kullanıcılar, yoğun dijital yaşamdan uzaklaşmak amacıyla geçmişte kullanılan teknolojilere yöneliyor.
BİLDİRİMLER BUNALTIYOR
Sürekli artan ekran süresi, bitmek bilmeyen bildirimler ve "kaçırma korkusu" olarak ifade edilen FOMO, daha fazla insanın sürekli çevrimiçi bir yaşam sürmesine neden oluyor. Sosyal medya kullanımının depresyon, kaygı ve düşük özgüven gibi ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkisine yönelik endişeler de artıyor. Bu gelişmelerin ardından Z kuşağından giderek daha fazla kişi, dijital detoks yapmanın ve sosyal medyadan uzaklaşmanın yollarını arıyor.
TUŞLU TELEFONLAR GERİ DÖNÜYOR
Dijital yoğunluktan uzaklaşmak isteyen gençlerin yöneldiği seçeneklerin başında retro teknolojiler geliyor. Kapaklı telefonlar, iPod'lar ve eski tip fotoğraf makineleri yeniden ilgi görmeye başlıyor. Özellikle temel özelliklere sahip tek işlevli telefonlar hafta sonlarında ve sosyal buluşmalarda kullanılmak üzere ikinci cihaz olarak tercih ediliyor. Bu telefonların uygulamalara ve dikkat dağıtıcı bildirimlere erişimi sınırlaması kullanıcıların sürekli içerik kaydırma alışkanlığından uzaklaşmasına yardımcı olabiliyor.
ESKİ TEKNOLOJİLER GÜVEN VERİYOR
Eski teknolojilere dönüşün nedenleri yalnızca sosyal medya ve ekran kullanımını azaltmakla sınırlı kalmıyor. Siber saldırılara yönelik endişeler de bazı kullanıcıları yeni teknolojiler yerine eski cihaz ve yazılımlara yöneltiyor. Finlandiyalı bir siber güvenlik uzmanı olan Mikko Hyppönen, teknik desteği yıllar önce sona ermiş eski bir e-posta yazılımını kullanmaya devam ediyor. Hyppönen'in bu tercihi yazılımın kusursuz güvenli olmasından kaynaklanmıyor. Aksine zaman içerisinde hackerların ilgisini kaybetmiş olması bu tercihin nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.




