Zorunda mısınız, istiyor musunuz?

Abone Ol

Yapmalıyım, Bitirmeliyim, Gitmeliyim, Başarmalıyım... Bu kelimeler size tanıdık geliyor mu? Günlük yaşamınızda hangi sıklıkta -meli-malı ekleriyle biten ifadeler kullanıyorsunuz? Eğer cevabınız "sık sık" ise yalnız değilsiniz.

Gereklilik, zorunluluk kelimeleri yani sonu -meli-malı ile biten söylemler bir şeyin belirli bir şekilde yapılması veya başarılması gerektiği düşüncesinin ifade edilişidir: ' Zayıflamak için diyet yapmalıyım.!' Başkaları da sizin için bu ifadeleri kullanabilir: ' Para kazanmalısın!'  'yüksek notlar almalısın', 'Zayıflamalısın!
Sorun, tekrar tekrar özellikle de kontrolümüzde olamayan durumlarda kullanıldığında ortaya çıkar.  Eğer sıklıkla kullananlardansanız bir saniye durun ve anımsayın. Bu kelimeleri kullanarak oluşturduğunuz sınırlara ulaşamadığınızda ne hissettiniz? Kalbiniz mi sıkıştı?Açıkçası benim sıkıştı.

Evet, zorunluluk, gereklilik ifadeleri olumsuz ve sağlıksız düşünce kalıplarıdır ve kendimizden/başkalarından gerçekçi veya adil olmayan isteklerde bulunmayı içerir, kaçınılmaz olduğu, seçeneklerin kısıtlandığı duygusunu yaratır. Bu da bizi hem başarısızlığa sürükler hem de ruhsal ve bedensel sağlığımız bozar.
Ama her zaman -meli-malı'ların olumsuz etkisi olmaz. Özellikle içsel motivasyon için kullanılırsa: "Koşmalıyım, çünkü kendimi daha iyi hissediyorum".  Ayrıca işlerin hızlı bitmesini de sağlayabilir ama yalnızca son teslim tarihi olan projelerde.

Peki, bu cümleleri kurarak kendimize ne yapıyoruz?

*Mantıksız -meli-malı cümleleri, istediklerinizi her zaman hemen yapmaya ya da yapılmasını sağlamaya hakkınız olduğu varsayımına dayanır. 
*Mükemmeliyetçi -meli-malı'lar olanaksız beklentiler yaratır ve yenilgiye uğramanızı sağlayan kurallar içerir, sizi strese sokar. 
*Her şeyi bildiğinize olan inancınızla kurduğunuz -meli-malı'lı cümleniz, tüm bilgilere sahip olduğunuzu ve gelecekten emin olduğunuz varsayımına dayanır. Sizin kontrolünüzde olmayan bir durumdan tatile gidemeyebilirsiniz.
*Her şeye gücünüzün yeteceğine olan inancınızla verdiğiniz kararı, koyduğunuz her hedefi başaracağınız varsayımına dayanır.

Evet, yukarıdaki her 4 durumda da yani kontrolünüzde olmayan, bilmediğiniz, hakkınızın bulunmadığı, gücünüzün yetmediği durumlarda,“-meliyim-malıyım'ların gerçekleşmediği anlarda stres, öfke ve suçluluk yaşayabilirsiniz. Bu duygusal acılar kalp krizi, yüksek tansiyon, cilt hastalıkları, kaygı, depresyon gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Peki, ne yapacağız? Psikiyatrist Dr. David Burns'un bize önerileri var:

*Kendinize "Kim yapmam gerektiğini söylüyor? Yapmam gerektiği nerede yazıyor? Bu kuralın benim için yararı ve sakıncaları nedir?" sorularını sorun. Yanıtlarınızla kendinizi gereksiz yere eleştirdiğinizi göreceksiniz ve kuralınızı değiştireceksiniz.
*'-meli-malı"yı, ‘Olmasını isterim', Olursa iyi olur' ile değiştirin.
* Yaşamınızın en mutlu, üretken, kontrollü ve tatminkar hissettiğiniz dönemlerini düşünün. O dönemlerde -meli-malı'lılar var mıydı? Olmadığını göreceksiniz.
*Kurduğunuz -meli-malı'lı cümlelerinizi ve kendinize yönelttiğiniz eleştirileri yazın, sonra günde birkaç kez yüksek sesle okuyun. Nasıl komik geldi mi size?     
*Kendinize "Niye yapmalıyım?" diye sorun. Yanıtlarınızı sorgulayın, sonuçta kendinize katı davranmamanız gerektiğini göreceksiniz.

Umarım bu yöntemler işinize yarar. Danışanlarım işe yaradığını, -meli-malı'lardan kurtulduklarını, duygusal acılarının bittiğini söylediler. 

Siz de duygusal acılardan, olası bedensel rahatsızlıklardan kurtulabilirsiniz. Öfkeli, suçlu hissetmek yerine, siz de -meli-malı yükünden kurtulup enerjinizi gerçekten kontrol edebildiklerinize harcayabilirsiniz.