Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Hacı Ateş, henüz 7 yaşındayken başladığı kalaycılık mesleğini tam 58 yıldır aynı azimle sürdürüyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda babası tarafından bir kalaycı ustasının yanına çırak olarak verilen Ateş, ilkokul yıllarında hem okula gidip hem de mesleğini öğrenerek yetişti.
GELENEKSEL YÖNTEMLERLE ESKİYİ YENİYE DÖNÜŞTÜRÜYOR
Yıllar içinde ustalığa yükselen Hacı Ateş, askerden döndükten sonra kendi iş yerini açarak kalaycılığı sürdürmeye başladı. Müşterilerinin getirdiği bakır mutfak eşyalarını geleneksel yöntemlerle parlatıp yeniden kullanılabilir hale getiren Ateş, her sabah dükkanını ilk günkü heyecanla açıyor.
“MESLEĞİ DEVREDECEK ÇIRAK BULAMIYORUM”
Zanaatını sürdürmeye kararlı olan Ateş, çırak bulamamanın mesleği tehdit ettiğini söylüyor. Kentte yalnızca 5-6 kalaycı ustasının kaldığını belirterek, “Bizim dönemimizde her dükkânda birkaç çırak vardı. Şimdi kimse ilgi göstermiyor. Çocukken başladığım bu işe hâlâ severek devam ediyorum,” dedi.
“KALAYLANMIŞ BAKIRDAN YENEN YEMEĞİN TADI BAŞKADIR”
Gaziantep mutfak kültüründe bakırın önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Ateş, “Kalaylanmış bakır eşyalardan yenilen yemeklerin tadı farklı olur. Yemeğin özü içinde kalır. İki-üç yılda bir kalay yapılması gerekir. Kalaylı bakır insanı zehirlemez,” diyerek geleneksel kullanımın önemine dikkat çekti.
“GENÇLER BU İŞLERE MERAK DUYMUYOR”
Yeni neslin el emeği gerektiren işlere uzak kaldığını söyleyen Ateş, “Gençlerin bu tür işlerde merakı yok. Herkes masa başı iş istiyor. Bizim nesilden sonra bu meslek bitecek gibi görünüyor,” ifadeleriyle endişesini dile getirdi.
“BİZİM DÖNEMİMİZDE ÇARŞIDA 19 KALAYCI VARDI”
Kalaycılığın geçmişte çok rağbet gördüğünü anlatan Ateş, “Eskiden çarşıda 19 kalaycı dükkânı vardı. Her dükkânda birkaç çırak çalışırdı. Şimdi ise beş ustayla ayakta kalmaya çalışıyoruz. Çocuklarımı bu mesleğe yönlendirmedim, okumalarını istedim,” diye konuştu.
İlerlemiş yaşına rağmen mesleğini bırakmaya niyeti olmadığını belirten usta, “Bizim oksijenimiz burası. Bu işi yaparken canlı hissediyorum,” diyerek kalaycılığın kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu vurguladı.