İzmir siyasetinde son dönemde yaşanan hareketlilik sürerken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ilişkin tartışmalara AK Parti İzmir Milletvekili ve önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu da dahil oldu. Siyasette kesin ifadeler kullanmanın doğru olmadığını belirten Kasapoğlu, süreçlerin zorlamayla yönlendirilmesine de kapıların peşinen kapatılmasına da karşı olduklarını söyledi. Kasapoğlu’nun “Siyasette her şey olabilir” sözleri ise açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
“SİYASETTE KAPILARI KAPATMAK DOĞRU DEĞİL”
Cemil Tugay ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu,“Siyasette bu tür gelişmeleri, kulis söylentilerini ya da dönemsel tartışmaları sığ bir çerçeveden okumak, resmin büyüğünü kaçırmak olur. Bizim açımızdan bakış açısı son derece nettir: Biz ne süreçleri zorlama hamlelerle yönlendirmeye çalışırız ne de siyasetin kendi doğallığı içinde gelişen eğilimlere kapıyı kapatırız. Siyasette kapıları peşinen kapatmak da doğru değildir, suni gündemlerle süreci manipüle etmek de” dedi.

“ASLOLAN İZMİR’DİR”
Siyasi tartışmalardan bağımsız olarak önceliklerinin İzmir olduğunu savunan Kasapoğlu, “Çünkü bizim siyaset anlayışımızın pusulası her zaman nettir: Ayrım yapmaksızın millete hizmet etmek, ortak aklı büyütmek ve İzmir’in hak ettiği standardı yakalamasını sağlamak. Biz AK Parti olarak, İzmir’in biriken kronik sorunlarının çözümü, hemşehrilerimizin mutluluğu ve şehrimizin geleceği için bugüne kadar hangi kapıyı çalmak gerekiyorsa tereddüt etmeden çaldık. Kiminle ortak akıl üretmek gerekiyorsa aynı masaya oturduk. Çünkü bizim nazarımızda ‘Aslolan İzmir’dir.’ İzmir’in kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur” diye konuştu.
“ROZETLER VE KONUMLAR DEĞİŞEBİLİR”
“Bakınız, siyasette isimler, rozetler ve konumlar değişebilir” diyen Kasapoğlu, “Dolayısıyla siyasette olur veya olmaz gibi kesin ifadelere yer yok. Siyasette her şey olabilir. Gündemde olan her adımı, işte bu hizmet odaklı ilkelerimiz ışığında takip ediyor ve İzmir için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Son olarak Kasapoğlu açıklamasını “Zamanın mekaniği neyi gerektiriyorsa, vakti geldiğinde o gerçekleşir. Akarsuyun kendi yatağını bulması gibi, her süreç de en nihayetinde kendi doğal sonucuna ulaşacaktır” sözleriyle tamamladı.





