Anne sütü, bebeklerin büyüme ve gelişim sürecinde önemli bir rol üstlenirken, uzun vadede de sağlık üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Uzmanlara göre anne sütüyle beslenen bebeklerde obezite ve diyabet riski azalırken, bağışıklık sistemi daha güçlü hale geliyor.

Karabasan yaşayanlar ne hissediyor? Uzmanlar açıkladı
Karabasan yaşayanlar ne hissediyor? Uzmanlar açıkladı
İçeriği Görüntüle

Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl 1-7 Ağustos tarihleri arasında kutlanan Dünya Emzirme Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Fatma Yıldırım, anne sütünün hem bebek hem de anne açısından sağladığı faydalara dikkat çekti.

ANNE SÜTÜ UZUN VADEDE SAĞLIĞI DESTEKLİYOR

Anne sütünün yalnızca bebeklik döneminde değil, ilerleyen yıllarda da önemli katkılar sağladığını belirten Dr. Fatma Yıldırım, emzirmenin hem fiziksel gelişim hem de hastalıklardan korunma açısından önemli olduğunu söyledi.

Yıldırım: "Bir kadın için hayatın en önemli tecrübesi ve deneyimini yaşıyorlar. Tabii bu süreçte biraz zorlanacaklar ister istemez ama bebek açısından anne sütü çok önemli. İlk başta bana göre uzun vadeli faydalarından bahsetmek istiyorum. Anne sütü alan bebekler uzun vadede daha az obez, daha az diyabetle karşı karşıya kalıyor. Bu açıdan çok önemli. Ayrıca astım gibi hastalıklar daha az görülüyor. Bunun haricinde özellikle ilk 0-2 yaş döneminde anne sütü alan bebekler anneden bebeğe geçen immünoglobülinler sayesinde daha az hastalanıyor. Özellikle pnömoni, otit gibi hastalıklara daha az maruz kalıyorlar. Bu açıdan çok önemli. Şimdi daha bilinen kısımlarına gelelim. Hazırlaması çok kolay, her an her yerde hazır. Ulaşımı kolay, maliyeti yok. Maliyet açısından baktığımız zaman oldukça ekonomik. Özellikle emzirme anne ve bebeğin bağlanması açısından çok büyük bir faaliyet. Emzirme sırasında salgılanan oksitosinden dolayı hem anne hem bebek ikisi de bağlanma duyguları arttığı için anne ve bebeğin ilişkileri uzun vadede daha iyi olabiliyor. Anne açısından söyleyecek olursak emzirme sırasında salgılanan oksitosinden dolayı rahmin daha çabuk toparlanması ve lohusalık dönemindeki kanama miktarının daha az olmasını sağlıyor" dedi.

İMMÜNOGLOBÜLİNLER BEBEĞİ HASTALIKLARA KARŞI DESTEKLİYOR

Anne sütünde bulunan immünoglobülinlerin bebeğin bağışıklık sistemine katkı sağladığını belirten Dr. Fatma Yıldırım, özellikle ilk 6 ay ve ilk 1 yaşta bebeklerin bakteri ve virüslere karşı daha güçlü bir korumaya sahip olduğunu ifade etti.

Uzman isim, anne sütüyle beslenen bebeklerde pnömoni ve otit gibi enfeksiyonların daha az görüldüğünü, bunun da anne sütünün önemli avantajlarından biri olduğunu söyledi.

ANNE SÜTÜ SİNDİRİMİ VE BEYİN GELİŞİMİNİ DE DESTEKLİYOR

Anne sütündeki proteinlerin kolay emildiğini belirten Yıldırım, bu durumun bebeklerin sindirim sistemini olumlu etkilediğini dile getirdi. Özellikle ilk 6 ayda sık görülen gaz sancısı ve kolik şikayetlerinin anne sütü alan bebeklerde daha az görüldüğünü ifade etti.

Konuyla ilgili açıklamalarını sürdüren Yıldırım: "Anne sütü alan bebeklerde içindeki proteinlerin emilimi daha kolay, bebeğin sindirimi daha kolay ve bu bebeklerde özellikle ilk 6 ayda karşılaştığımız gaz sancısı, kolikler daha az oluyor. İkinci olarak da anne sütünün içindeki yağ asitleri özel formundan dolayı bebeğin sinir ve beyin gelişimini daha pozitif yönde etkiliyor. Bu yüzden anne sütü bizim için çok önemli ve nasıl emzirmeyi arttırabiliriz ona bakalım" dedi.

EMZİRMEYİ ARTIRMAK İÇİN ANNENİN DESTEKLENMESİ GEREKİYOR

Anne sütünün artırılabilmesi için annenin yaşam düzeninin büyük önem taşıdığını belirten Dr. Fatma Yıldırım, yeterli su tüketimi, kaliteli protein ağırlıklı beslenme ve dinlenmenin emzirme sürecini desteklediğini söyledi.

"İLK 40 GÜN HER FIRSATTA UYUYUN"

Prolaktin hormonunun özellikle gece uykusunda daha fazla salgılandığını ifade eden Yıldırım: "Emzirmeyi nasıl arttırabiliriz; birincisi annenin sütünün miktarının yeterli olması, burada en önemli faktör annenin yeterince bol su alabilmesi. Kaliteli proteinden yüksek beslenebilmesi, üçüncü olarak da dinleniyor olabilmesi. Bu çok önemli. Çünkü prolaktin hormonu en çok uyku sırasında özellikle de gece uykusu sırasında salgılanıyor ve benim buradan annelere önerim şu; ilk 40 gün her fırsatta uyuyun, bebeğinizle beraber uyuyun. Özellikle anne ve bebeğin aynı odada uyuyor olması bizim için çok önemli. Bebeklerin anneyle bağlanması ve emme isteği daha fazla. O yüzden her fırsatta annelere uyumalarını öneriyorum. Ziyarete giden yakınlarına da diyorum ki annenin işleriyle ilgilenin, bebekle ilgilenmeyin. Annenin hayatını kolaylaştırın, ona fırsat alanları açın" diye konuştu.

Kaynak: İHA