Nihat AK-EGETELGRAF GAZETESİ/ Otomotivde vergi düzeni değişti. Türkiye’de ilk kez getirilen “asgari maktu ÖTV” uygulamasıyla araçlar için taban vergi sınırı belirlendi. Yeni dönem, milyonlarca vatandaşın araç alım planından markaların fiyat politikasına, ikinci el piyasasından sektör dengelerine kadar geniş bir alanda etkisini gösterecek.
Sektör temsilcileri, Ege Telgraf’a yaptıkları değerlendirmede, piyasalara hareket kazandıracak ve otomotivde talebi canlandıracak politikalar beklenirken yeni bir vergi yüküyle karşı karşıya kalındığını belirtti. Temsilciler, taban ÖTV uygulamasının özellikle daha düşük fiyatlı araçlara yansıyacağını, bu nedenle dar ve orta gelirli yurttaşların otomobile erişimini daha da zorlaştıracağını söyledi.

ÖTV YERİNE BYD!
ÖTV’de yeni sistemin yakın gelecekte artırılacak vergilerin habercisi olduğunu düşündüğünü belirten İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Mehmet Torun, “Düzenlemede asıl dikkat edilmesi gereken nokta, vergi sisteminin bütünüyle yeniden kurgulanmasıdır. Çekiş sistemi, menzil, batarya teknolojisi, emisyon seviyesi, yakıt türü ve teknik donanım gibi kriterler artık vergi hesabında belirleyici olabilecek. Cumhurbaşkanına maktu tutarları TBMM kararı olmadan 10 kata kadar artırma yetkisi verilmesi de sistemin gelecekte nasıl kullanılacağına ilişkin merak uyandırıyor. Limitlerin şimdilik düşük tutulması, piyasada paniği önlemeye yönelik geçici bir tercih olabilir. Fakat kurulan bu altyapı, yakın gelecekte daha yüksek ve farklılaştırılmış vergi yüklerinin önünü açabilir. Vatandaşa sürekli yeni vergi hesapları çıkarmak yerine, Türkiye’de yatırım yapacağı gerekçesiyle vergi avantajlarından yararlanan ancak yatırım yapmayan BYD’nin aldığı teşvikler ve indirimler mercek altına alınmalıdır. İlgili bakanlık, yatırım taahhütleri yerine getirilmediyse kamu zararını önlemek için harekete geçmeli, sağlanan avantajların geri alınması dâhil bütün seçenekleri değerlendirmelidir. Türkiye, yatırım sözünü yerine getirmeyen şirketlere karşı kararlı davranmalı, vergi yükünü yeniden vatandaşa yöneltmek yerine, verilen ayrıcalıkların kamu yararına dönüşüp dönüşmediğini şeffaf biçimde açıklamalı ve hesap vermelidir” diyerek asıl yapılması gerekenlere vurgu yaptı.

NE BEKLERKEN NE GELDİ?
Araçlarda daha düşük vergi yükü ve piyasayı rahatlatacak yeni bir sistem beklerken “asgari maktu ÖTV” uygulamasının devreye alınmasının, Avrupalı tüketici ile Türkiye’deki vatandaş arasındaki adaletsizliği daha da büyüttüğünü belirten İzmir Oto Galericiler Esnaf Odası Başkanı Ethem Hiçüşenmez, “Bu yaz Avrupa’da yaşayan yakın dostlarım İzmir’e, çoğu beş yaşın altında olan araçlarıyla geldi. 2022 model elektrikli Mercedes kullanan bir arkadaşım, otomobilinin kendi ülkesinde yaklaşık 1 milyon TL’ye denk geldiğini söyledi. Türkiye’de ise bu parayla ancak alt sınıf bir araç alınabiliyor. Çünkü ÖTV ve diğer vergiler araç fiyatını katlıyor. Vatandaş adeta birkaç otomobilin bedelini devlete vergi olarak ödüyor, yalnızca bir otomobili kendine alabiliyor. Biz vergilerin düşmesini beklerken yeni bir taban vergiyle karşılaştık” diyerek, gelişmiş ülkelerde yaşayanlarla Türkiye’deki tüketiciler arasında araç alımında büyük bir haksızlık bulunduğunu, bu farkın her geçen gün büyüdüğünü ifade etti.
ARAÇ SAHİPLİĞİ HAYALİ
Yeni düzenlemenin alım gücü düşük yurttaşların işlerini zorlaştıracağını savunan Başkan Hiçüşenmez, “Binek otomobillerde hesaplanan ÖTV ne olursa olsun verginin 100 bin liranın, L sınıfı araçlarda ise 30 bin liranın altına düşemeyecek olması, giriş seviyesi taşıtları hedef alıyor. Bu araçlar, dar gelirli vatandaşın ulaşabildiği en düşük fiyatlı seçeneklerdi. Şimdi taban vergi uygulamasıyla düşük motor hacimli, mütevazı ve ekonomik modellerde vergi yükü korunacak. Traktörler ile bazı düşük güçlü elektrikli ve belirli içten yanmalı araçların kapsam dışında tutulması olumlu görünse de asıl mağduriyet, otomobil ya da motosiklet almak isteyen alt gelir grubunda yaşanacak. Piyasanın canlanması için vergi yükünün azaltılması gerekirken düzenleme, ulaşımı temel ihtiyaç olarak gören vatandaşın araç sahibi olma hayalini daha da uzaklaştıracaktır” diyerek kapsam ve mağdur olacak kesimler hakkında bilgi verdi.

BU AYRIMCILIĞI KINIYORUZ
Esnaf için kredi limitlerinin 1 milyon 500 bin liraya yükseltildiği yönündeki bilgilendirmeye rağmen kendi üyelerinin 500 bin TL limitte kaldığına vurgu yapan Başkan Hiçüşenmez, “Esnaf için kredi üst limitinin 1 milyon 500 bin liraya yükseltildiği açıklanırken, oto kiralama ve oto alım satım faaliyeti yürüten üyelerimizin 500 bin liralık sınırda bırakılması kabul edilemez. Aynı ekonomik koşullarda ayakta kalmaya çalışan galerici esnafına ikinci sınıf esnaf muamelesi yapılmaktadır. Araç fiyatlarının, kira, vergi, sigorta ve finansman maliyetlerinin ulaştığı seviye ortadayken bu limit sektörün gerçekleriyle bağdaşmamaktadır. Esnafımızın işletmesini sürdürebilmesi ve istihdamı koruyabilmesi için adil ve eşit bir kredi politikası uygulanmalıdır. Bu ayrımın hiçbir haklı, hukuki ve ekonomik gerekçesi yoktur” diyerek kararı kınadıklarını ve düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesini istediklerini ifade etti.
DAR GELİRLİYE MAĞDURİYET
ÖTV’den muaf tutulması gereken kesime yönelik asgari maktu vergi uygulamasının hayli manidar olduğunu dile getiren İzmir Oto Galericiler Odası Denetim Kurulu Başkanı Fahri Karlık, “Araç satışları şu anda dip seviyede. Meslek hayatım boyunca insanların araç sormaya, bakmaya dahi gelmediği böyle bir dönem görmedim. Ekonomik belirsizlik, vatandaşı yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılamaya yöneltiyor. Oysa tatil döneminde satışların zirve yapması gerekirken piyasada yaprak bile kımıldamıyor. Araç üzerindeki ÖTV ve diğer vergiler, vatandaşın bir otomobil için neredeyse üç otomobil bedeli ödemesine yol açıyor. Almanya’daki Hans bir araç parasıyla otomobil alırken İzmir’deki Hasan üç araç parası ödüyor. Yeni düzenleme lüks veya orta sınıfı değil, giriş seviyesi araçlara yönelen dar gelirliyi vuracak. Bu kesimin işi kolaylaştırılmalı, hatta ÖTV’den muaf tutulmalıydı. Asgari maktu ÖTV, araç sahibi olma hayaline vurulmuş yeni bir prangadır ve piyasadaki durgunluğu önümüzdeki dönemde daha da ağırlaştıracaktır” diyerek düzenlemenin alt gelirlileri mağdur edeceğini savundu.




