Ekonomi

Arıcıların yüzünü güldüren sezon: 100 kovandan 1,5 tonun üzerinde bal bekleniyor

Edirne'de bu yıl etkili olan yağışlar ve tarım arazilerindeki verim, arıcılık sektörüne de olumlu yansıdı. Uzunköprü'de 21 yıldır arıcılık yapan üretici Fatih Koşar, sezonun oldukça bereketli geçtiğini belirterek yaklaşık 100 kovanından 1,5 tonun üzerinde bal elde etmeyi beklediğini söyledi.

Abone Ol

Edirne'nin Uzunköprü ilçesine bağlı Kırcasalih beldesinde 21 yıldır arıcılık yapan 50 yaşındaki Fatih Koşar, bu yılki sezonun yağışların da etkisiyle verimli geçtiğini belirtti. İlkbaharda kanola çiçekleriyle başlayan sezonun karaçalı balı hasadıyla sürdüğünü ifade eden Koşar, sıradaki hasadın ise çiçek balı olacağını söyledi.

Yağışların doğadaki bitki örtüsünü güçlendirdiğini belirten Koşar, bunun arıların nektar toplamasına ve dolayısıyla bal üretimine olumlu yansıdığını dile getirdi.

Yaklaşık 100 kovanın bulunduğu arılığında bu sezon 1,5 tonun üzerinde bal elde etmeyi bekleyen Koşar, üretimin yalnızca ayçiçeği balına bağlı olmadığını söyledi.

Arıların akasya ve böğürtlen gibi farklı bitkilerden de nektar topladığını belirten Koşar, arıların güçlü olmasının bal üretimi açısından doğrudan önem taşıdığını ifade etti.

Üretim sürecinin kovanlardaki arıların bakımından peteklerin hazırlanmasına, balın hasat edilmesinden dinlendirme kazanlarında bekletilmesine kadar titizlikle yürütüldüğünü anlatan Koşar, her aşamada çalışma yaptıklarını söyledi.

"BU YIL GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL VE BEREKETLİ BİR YIL"

21 yıldır arıcılıkla uğraştığını belirten Koşar, bu sezonun hem arıcılık hem de tarımsal üretim açısından verimli geçtiğini söyledi. Yağışların doğadaki üretime katkı sağladığını ifade eden Koşar, kanola çiçekleriyle başlayan sürecin karaçalı balı hasadıyla devam ettiğini ve çiçek balı hasadının sırada olduğunu belirtti.

Koşar: "Yaklaşık 21 yıldır arıcılıkla uğraşıyorum. Kesinlikle bu yıl gerçekten çok güzel bir yıl olduğunu düşünüyorum. Hem arıcılık anlamında hem tarımsal anlamda çok güzel bir yıl, bereket var. Rabbim çok şükür güzel yağmurlar verdi. Biz öncelikle ilkbaharda kanolanın bereketiyle arılarımızı, askerlerimizi yetiştirdik. Sonrasında karaçalı balından balımızı aldık. Arkasından da hayırlısıyla inşallah çiçek balını hasat edeceğiz. Bu yıl yağmurların sayesinde çok güzel ve bereketli bir yıl olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin her yerindeki arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetlerde her yerde bu bereketin var olduğunu konuşuyoruz" dedi.

"BURADAN BİR BUÇUK TONUN ÜZERİNDE BEKLENTİMİZ VAR"

Koşar, arıcılık faaliyetlerinin birden fazla arılıkta sürdüğünü ve Kırcasalih'teki arılığın daha çok ana arı üretimi ile bölme arıların analandırılması amacıyla kullanıldığını anlattı.

Koşar: "Bizim burada yaklaşık olarak 100 kovanımız var. Ama bizim iki, hatta üç arılığımız var. Burası daha çok bizim ana arı üretimi yaptığımız ve diğer arılıklarda bölüp buraya getirdiğimiz bölme arılarımızı analandırdığımız kovanlarımızın olduğu bir arılık. Yani burada diğer arılıklar kadar çok fazla olmasa da buradan yaklaşık bir buçuk tonun üzerinde bir beklentimiz var. İnşallah hasat ettiğimizde sonuca birlikte bakacağız. İnşallah bundan sonraki yıllarda böyle devam eder" diye konuştu.

"ASKER VARSA BAL VAR, ASKER YOKSA MAALESEF BAL DA YOK"

Bal üretiminde arıların güçlü olmasının belirleyici olduğunu vurgulayan Koşar, üretim öncesinde arıların gelişimine ve bakımına önem verdiklerini söyledi.

Kovanlardaki arıların ilaçlamalarının yapıldığını ve peteklerin takıldığını belirten Koşar, hasat edilen çerçevelerin üretim sürecinde defalarca kontrol edildiğini ifade etti.

Koşar: "Öncelikle asker yetiştirmeye çalışıyoruz çünkü asker varsa bal var. Asker yoksa maalesef bal da yok. Dolayısıyla biz onların ilaçlamalarını yapıyoruz, petek takıyoruz. Bu çerçeve, şu an hasat ettiğimiz çerçeve, emin olun defalarca elimizden geçmiştir. Yavru kontrolü, petek takılması, peteğin kabartılması aşaması gibi. En son burada hasat ettikten sonra bunları bal mutfağındaki makinelerde sağıp, inşallah bal dinlendirme kazanlarında dinlendirdikten sonra süzeceğiz ve kavanozlara koyacağız. Bunu sadece ayçiçeği balı olarak değerlendiremeyiz. Çünkü burada akasyalarımız var, özellikle böğürtlenlerimiz çok fazla. O yüzden bu bir sağım olduğu için bu balın içerisinde bir petek çerçevesinde abartmıyorum, en az 5 kilogram var" ifadelerini kullandı.