Güncel

Aydın’da leylek sayısı arttı: 894 ak leylek kaydedildi

Aydın’da 2026 yılı leylek sayımları tamamlandı. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği tarafından 17 ilçede gerçekleştirilen çalışmalarda 447 yuvada toplam 894 ak leylek tespit edilirken, geçen yıla göre 76 bireylik artış kaydedildi. Bu yıl ilk kez Kuşadası’nda da leyleklerin görülmesiyle birlikte tür, Aydın’ın tüm ilçelerinde kayıt altına alındı.

Abone Ol

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından Aydın’ın 17 ilçesine bağlı 104 köy ve kırsal alanda gerçekleştirilen 2026 yılı leylek sayımları tamamlandı.

Yapılan sayımlarda kent genelinde 447 yuvada toplam 894 ak leylek tespit edildi. Ayrıca 2 kara leylek yuvası da kayıt altına alındı.

Geçen yıla göre ak leylek sayısında 76 bireylik artış yaşandığı belirtildi.

TÜM İLÇELERDE GÖRÜLDÜ

EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, geçmiş yıllarda 16 ilçede görülen leyleklerin bu yıl Kuşadası’nda da görülmesiyle birlikte ilk kez Aydın’ın tüm ilçelerinde kayıt altına alındığını söyledi.

Sürücü, leyleklerin en yoğun görüldüğü bölgeler arasında Kuyucak, Bozdoğan, Nazilli, Köşk, Yenipazar, İncirliova, Koçarlı ve Söke ilçelerinin öne çıktığını belirtti.

Bu yıl en fazla leyleğin görüldüğü yerin Azizabat Mahallesi olduğu açıklanırken, geçen yılın ilk sırasında yer alan Yamalak Mahallesi’nin ikinci sırada bulunduğu ifade edildi.

BAZI BÖLGELERDE CİDDİ DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ

Geçmiş yıllara göre Çakırbeyli ve Ovakaraağaç mahallelerinde ciddi düşüş yaşandığını belirten Bahattin Sürücü: "Almanya'daki NABU biyologlarından Hans-Jürgen Stork tarafından 1969 yılında Germencik'e bağlı Ovakaraağaç'ta yapılan araştırmalarda 50'nin üzerinde yuva tespit edildiği biliniyor. Aynı bölgede Hans-Jürgen Stork ile birlikte 2013 yılında yaptığımız çalışmada 18 yuva belirlenmişti. Bu yıl ise yuva sayısının yalnızca 4'e düşmesi, kırsal ekosistemlerde bazı bölgelerde yaşanan değişimin ne kadar hızlı ilerlediğini açıkça ortaya koyuyor" dedi.

YENİ ARAŞTIRMALAR BAŞLATILACAK

Sürücü: “Bu düşüşlerin nedenlerinin ortaya çıkarılması amacıyla bilim insanlarıyla birlikte yeni araştırmalar yapılması için girişimlerde bulunacağız. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ortaç Onmuş ve ekibiyle birlikte leylek halkalama çalışmalarının sürdürülmesi için yeni bir çalışma başlatılacak” dedi.

YUVALARIN ÇOĞU ELEKTRİK DİREKLERİNDE

Yuvaların büyük bölümünün elektrik direklerine kurulduğunu belirten Sürücü, 240 yuvanın demir platformlar üzerinde, 165’inin platformsuz direklerde, 26’sının yüksek gerilim hatlarında, 4’ünün bacalarda ve 12’sinin cami kubbelerinde bulunduğunu söyledi.

Riskli yuvalara demir platform yerleştirilerek leyleklerin güvenliğinin artırıldığını ifade etti.

İNSAN KAYNAKLI ATIKLAR YAVRULAR İÇİN TEHDİT OLUŞTURUYOR

Yuvalarda genellikle 3 ila 5 yavru bulunduğunu söyleyen Sürücü, plastik, ip, kumaş ve benzeri insan kaynaklı atıkların yavrular açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti.

Sürücü: “Ancak yuvalarda görülen plastik, ip, kumaş ve benzeri insan kaynaklı atıklar yavrular için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu maddeler yavruların sakatlanmasına ve ölümlerine neden olabiliyor. İçinden elektrik telleri geçen ve ciddi tehdit oluşturan yuvalara demir platform takılarak leyleklerin güvenliği sağlandı” dedi.

“KÖYLÜLER LEYLEKLERİ AİLELERİNDEN BİRİ GİBİ GÖRÜYOR”

Sayım çalışmaları sırasında köylerde yaşayan vatandaşlarla uzun sohbetler edildiğini belirten Sürücü, köylülerin leylekleri ailelerinden biri gibi gördüklerini söyledi.

Sürücü: “Köylüler, leylekleri adeta ailelerinden biri gibi gördüklerini, gün boyu onları izlemenin kendilerine huzur verdiğini anlattılar. Yavrularıyla birlikte göçe çıktıklarında ise köyün sessizleştiğini, içlerinde derin bir boşluk kaldığını söylediler” ifadelerini kullandı.

“HER YAVRU BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN GELECEĞİNİ TEMSİL EDİYOR”

Leyleklerin tarımsal zararlılarla mücadelede önemli rol oynadığını belirten Sürücü, “Leylekler, sulak alanlardan, tarım arazilerinden taşıdıkları kurbağa, balık, yılan ve çeşitli canlılarla yavrularını beslerken, çekirge ve danaburnu gibi tarımsal zararlıları tüketmeleri nedeniyle doğal yaşamın olduğu kadar tarımın da önemli destekçileri arasında yer alıyor” dedi.

Sürücü: “Bugünlerde yuvalarda büyüyen her yavru, aslında kırsal yaşamın, sulak alanların ve biyolojik çeşitliliğin geleceğini temsil ediyor. Leyleklerin gökyüzünden eksildiği bir coğrafyada, doğanın sesi de giderek azalacaktır” diye konuştu.

ÇOCUKLU AİLELERE DOĞA ÇAĞRISI

Leyleklerin bulunduğu köylerin çocuklar için önemli bir gözlem alanı olduğunu ifade eden Sürücü, ailelere çağrıda bulundu.

Sürücü: “Yavruların büyüme aşamasında olduğu bugünlerde, çocuklu ailelerin leyleklerin bulunduğu köylere giderek çocuklarını doğayla buluşturması büyük önem taşıyor. Çocukların leyleklerin besin arayışlarını ve yavrularını nasıl büyüttüklerini gözlemlemeleri, doğayı tanımaları açısından unutulmaz bir deneyim olacak, doğayı tanıyan çocuklar, gelecekte onu koruyan bireylere dönüşecektir” dedi.