Sağlık

Basit bir kızarıklık sanılıyor, yıllar sonra ortaya çıkıyor! Güneş yanıkları erken yaşlandırıyor

Yaz aylarında güneş ışınlarına uzun süre korunmasız maruz kalmak, yalnızca geçici kızarıklıklara değil, hücresel düzeyde DNA hasarına ve ilerleyen yıllarda cilt kanseri riskinin artmasına neden olabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Melek Kesir, özellikle çocukluk döneminde geçirilen ağır güneş yanıklarının ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı

Abone Ol

Yaz aylarında güneş ışınlarının daha dik açıyla gelmesi nedeniyle ultraviyole ışınlarına maruz kalma süresi artarken, uzmanlar güneş yanıklarının hafife alınmaması gerektiğini vurguluyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Melek Kesir Koç, güneş yanığının yalnızca geçici bir cilt sorunu olmadığını belirterek, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.

“SADECE CİLT KIZARMASI DEĞİL”

Güneş yanığının, UVA ve UVB ışınlarının ciltte oluşturduğu akut bir reaksiyon olduğunu belirten Dr. Melek Kesir Koç, “Güneş yanığı sadece cildin kızarması değildir. Hücresel düzeyde DNA hasarına neden olur. Bu hasar zamanla cilt yaşlanmasını hızlandırabilir, kalıcı lekelere ve hatta cilt kanserlerine zemin hazırlayabilir” dedi.

BU SAATLERE DİKKAT!

Uzmanlara göre güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00 ile 16.00 saatleri arasında korunmasız şekilde dışarıda bulunmak, ciddi güneş yanıklarına neden olabiliyor. Dr. Melek Kesir Koç, “Güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği 10.00 ile 16.00 saatleri arasında ultraviyole seviyesi en yüksek düzeye ulaşır. Bu saatlerde korunmasız şekilde güneşte kalmak, kısa sürede ciddi güneş yanıklarına neden olabilir” diye konuştu.

ÇOCUKLAR VE AÇIK TENLİLER RİSK ALTINDA

Bebekler, çocuklar, yaşlılar ve açık tenli bireylerin güneş yanıklarından daha fazla etkilendiğini belirten Koç, çocukların cildinin yetişkinlere göre daha ince olduğunu söyledi. Kesir, 6 aydan küçük bebeklerde koruyucu kıyafetler ve geniş kenarlı şapkaların tercih edilmesi gerektiğini, daha büyük çocuklarda ise mineral filtreli SPF 50+ güneş kremlerinin kullanılmasının önem taşıdığını ifade etti.

İLK MÜDAHALE NASIL OLMALI?

Güneş yanığı oluşması durumunda bol sıvı tüketilmesi, yanık bölgesine soğuk kompres uygulanması ve parfüm ya da alkol içermeyen nemlendiricilerin kullanılması öneriliyor. Ayrıca cildin tahriş olmaması için pamuklu ve bol kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.

“YOĞURT VE DİŞ MACUNU ENFEKSİYON RİSKİNİ ARTTIRIYOR”

Halk arasında yaygın olan bazı yöntemlerin yanlış olduğuna dikkat çeken Dr. Melek Kesir Koç, “Yoğurt veya diş macunu sürmek yalnızca geçici serinlik hissi verir ancak cildin hava almasını engelleyerek enfeksiyon riskini artırabilir. Su toplamış kabarcıklar kesinlikle patlatılmamalı, soyulan deri koparılmamalıdır. Ayrıca sıcak suyla banyo yapmak ve kese uygulamak da iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir” ifadelerini kullandı.

BU BELİRTİLER VARSA HASTANEYE BAŞVURUN

Uzmanlar, güneş yanığının bazı durumlarda tüm vücudu etkileyebileceğini belirtiyor. Yüksek ateş, titreme, bilinç bulanıklığı, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, aşırı susuzluk hissi, ağız kuruluğu ve idrar miktarında azalma gibi belirtilerin görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

ÇOCUKLUKTAKİ GÜNEŞ YANIKLARI RİSKİ ARTIRIYOR

Tekrarlayan güneş yanıklarının yıllar içinde birikerek ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Dr. Melek Kesir Koç, özellikle çocukluk çağında yaşanan ağır güneş yanıklarının melanom riskini artırdığına dikkat çekti. Koç, “UVB ışınları cilt hücrelerinin DNA yapısını bozarken, UVA ışınları kolajen ve elastin liflerini parçalayarak erken yaşlanmaya neden olur. Özellikle çocukluk döneminde su toplayacak kadar ağır güneş yanığı geçirmek, yetişkinlikte melanom gelişme riskini yaklaşık iki kat artırmaktadır. Güneşin zararlı etkileri yıllar içinde birikir” dedi.

GÜNEŞ KREMİ TEK BAŞINA KORUMA SAĞLAMIYOR

Güneşten korunmanın yalnızca güneş kremi kullanmakla sınırlı olmadığını belirten Koç, yaz aylarında en az SPF 50+ ve geniş spektrumlu ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Güneş kremlerinin dışarı çıkmadan 15-20 dakika önce uygulanması ve yüzme ya da yoğun terleme sonrasında yenilenmesi gerektiğini vurgulayan uzman, şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu kıyafet kullanımının da önemli olduğunu ifade etti.

GÖLGE VE BULUTLU HAVA YANILTABİLİR

Şemsiye altında bulunmanın veya havanın bulutlu olmasının tam koruma sağlamadığını belirten Dr. Melek Kesir Koç, kum ve deniz yüzeyinin güneş ışınlarını yansıttığını söyledi. Kesir, bulutlu havalarda da ultraviyole ışınlarının büyük bölümünün yeryüzüne ulaştığını belirterek, korunma önlemlerinin her koşulda sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

TATİLDE SU TÜKETİMİ İHMAL EDİLMEMELİ

Sağlıklı bir cilt için yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Koç, günde en az 2,5 ila 3 litre su içilmesini önerdi. Güneş sonrası duş almanın, cildi tuz ve klordan arındırmanın ve uygun nemlendiriciler kullanmanın cildin daha hızlı toparlanmasına yardımcı olduğunu belirten Koç, plaja gitmeden önce parfüm ve alkollü kozmetik ürünlerin kullanılmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.