Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, iklim kriziyle birlikte artan afet risklerine karşı yerel yönetimlerin hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. Su, gıda ve enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına dikkat çeken Tugay, gelecekte yaşanabilecek sorunlara karşı önceden önlem alınması çağrısında bulundu. Tugay, Ankara’da düzenlenen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 46’ncı Olağan Meclis Toplantısı’nın ikinci oturumunda yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin kentler üzerindeki etkilerinden doğal kaynakların korunmasına ve atık yönetimine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
“GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALALIM”
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 46’ncı Olağan Meclis Toplantısı’nın ikinci oturumu Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sağlıklı ve dirençli kentlerin oluşturulması için iklim krizinin yol açtığı sorunlara karşı hazırlık yapılmasının önemini anlattı. Su, gıda ve enerji krizlerine karşı kaynakların verimli kullanılmasının gerekliliğini vurgulayan Tugay, toplumun bilinçlendirilmesi ve gelecekte yaşanabilecek afetlere karşı önceden önlem alınması gerektiğini belirtti. Tugay, “Bilinçlenelim, ne yaşadığımızı bilelim, ne yaşayacağımızı bilelim. Almamız gereken önlemleri alalım. Yaşayacağımız sorunları, afetleri, felaketleri önceden görelim, onun için hazırlık yapalım” ifadelerini kullandı.

“İNSAN HAYATINI TEHDİT EDİYOR”
Kentlerin doğal afetlere ve iklim krizinin yol açtığı sorunlara karşı dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirten Tugay, yerel yönetimlerin bu alandaki sorumluluklarına dikkat çekti. Tugay, “Yerel yönetimler olarak en öncelikli görevlerimizden biri, şehirlerimizi hem doğal yollardan meydana gelen afetlere hem de insanların sebep olduğu iklim krizi ve onun sonuçlarıyla ilgili afetlere karşı sağlam ve dirençli hale getirmek. Bu konu, şu anda dünyanın her yerinde gündemde. Geçen yaz Avrupa, tarihinin görmediği kadar yoğun sıcak hava dalgaları gördü. Buna bağlı pek çok insan ölümü yaşandı. İstanbul’da ve Türkiye’mizin başka şehirlerinde olduğu gibi sel felaketleri yaşandı. Bir anda ölçüsüzce yağan yağış ve onun sebep olduğu seller, insan hayatını da tehdit ediyor. İstanbul’da hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.
“MÜCADELE ETMEYİ BİLMEMİZ LAZIM”
İklim krizinin etkilerini azaltmak ve kentleri gelecekte karşılaşabilecekleri sorunlara hazırlamak için önleyici politikaların uygulanması gerektiğini kaydeden Tugay, sıcak hava dalgaları ve kuraklık gibi risklere karşı hazırlık yapılmasının önemini vurguladı. Tugay, “Örneğin önümüzdeki 20 yılda sıcak hava dalgasının geleceğini, kuraklık olacağını biliyorsak buna karşı hazırlıklı olmamız lazım. Bugüne kadar Türkiye’de karasal bölgelerde veya denizlerde olmayan canlı türleri iklimin değişmesiyle ortaya çıkacak bunlarla mücadele etmeyi de bilmemiz lazım. Denizlerde daha önce görülmeyen balon balığı gibi bazı balıklar artık görülüyor. Normalde Kızıldeniz’de, Hint Okyanusu’nda yaşayan bazı deniz canlısı türleri artık Akdeniz’de, Ege Denizi’nde, hatta Marmara’da da görülmeye başlandı. Bunlar zaman içinde doğal ekosistemleri bozacaktır. Bütün bunları takip ederek, bu konuda bilinçli davranarak ve yapmamız gereken hazırlıkları yaparak çalışmamız lazım” diye konuştu.

“ÖNCE KENDİMİZE BAKMALIYIZ”
İklim kriziyle mücadelede su, gıda ve enerji kaynaklarının korunmasının önemli bir yer tuttuğunu belirten Tugay, kaynakların verimli kullanılmasının kentlerde ve toplumda bir alışkanlık haline gelmesi gerektiğini ifade etti. Tugay, “İklim krizi” denildiğinde mutlaka su krizi, gıda krizi ve enerji krizinin de hatırda tutulması gerektiğini belirterek “Su, gıda ve enerji, iklimle doğrudan bağlantılı üç hayati konu başlığı. Bu üç konuyu düşündüğümüz zaman aklımıza gelmesi gerektiğini düşündüğüm bir kelime ise ‘verimlilik.’ Suyun, gıdanın ve enerjinin verimli kullanımı… Bunun bir kültür olarak şehirlerimize, toplumlarımıza, insanlarımıza yerleşmesi lazım. Bu, yerel yönetimlerin en öncelikli çalışma konularından biri olmalı. Başlamamız gereken yer, bizzat kendi kapımızın önü, yani kendi kurumlarımızdır. Önce kendimize bakmamız lazım. Gereksiz yere çalışan bir klimadan, gereksiz yere yanan bir aydınlatmadan, tamir edilmemiş bir musluktan başlamamız lazım. Bazı konularda insanların ‘faturasını öderim’ diye düşünmemesi gerekiyor. Çöpe giden her türlü gıda, değerlendirilmeyen her türlü organik atık, sadece kaynakların israf edilmesi değil aynı zamanda toprağın içinden çekilmiş o organik içeriğin çöpe gitmesi demek”
“DÜNYA GÜZELİ EKOSİSTEM BİZE EMANET”
Atık yönetiminin önemine de değinen Tugay, geçen hafta Gaziantep’te düzenlenen Sağlıklı Kentler Birliği toplantılarını hatırlattı. Atıkların bertaraf edilmesinden önce atık oluşumunu azaltacak politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirten Tugay, daha az çöp üreten bir yaşam biçiminin benimsenmesi çağrısında bulundu. Tugay, atık konusundaki değerlendirmelerine “Orada bir kez daha şununla yüzleştik; aslında yapılması gereken şey yok etmekten, bertaraf etmekten önce mümkün olduğu kadar atığı azaltacak politikalar geliştirmek. Mümkün olduğu kadar çöp üretmeyen bir yaşam şekline sahip olmamız lazım. İnsanlar biraz medeniyetin, biraz sahip olduğumuz olanakların doğal sonucu olarak bir çöp üretme makinesine dönüşmüş durumda. Bugün uçaklar, hızlı trenler gibi çok güzel ulaşım araçları var. Böyle olanaklar geçmişte yoktu ama geçmişe duyulan bir özlem de var. Bu tamamen, dünyanın o gün sahip olduğu doğal güzelliklerin bugün bitirilmiş olmasından kaynaklanıyor. Allah’ın yarattığı bu güzel dünyayı biz emanet aldık. Sahip olduğumuz dünya güzeli o ekosistem bize emanet. Bu emaneti bizden sonraki nesillere bozarak, kirleterek, yok ederek verirsek bu bizim için çok büyük bir vebaldir, düzeltemeyeceğimiz bir hatadır. Çocuklar bizim çocuklarımız, ülke bizim ülkemiz. Dünya bize emanet. O nedenle bu konuda da çalışmamız lazım” sözleriyle sürdürdü.
İKİ YENİ BELEDİYE BİRLİĞE KATILDI
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 46’ncı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündem maddeleri de ele alındı. Meclis gündeminin okunması ve önceki toplantının tutanağının kabul edilmesinin ardından, yurt dışında katılım sağlanan etkinlikler ve yeni üyelikler hakkında bilgilendirmeler yapıldı. İki yeni belediyenin katılımıyla Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği bünyesindeki üye belediye sayısı artarken, toplantıda 2027 Yılı Performans Programı ile 2027 Mali Yılı Bütçe Tasarısı da oylanarak kabul edildi. Dilek ve temenniler bölümünde ise üye belediye başkanları ve meclis üyeleri, kentlerin daha sağlıklı, dirençli ve sürdürülebilir bir geleceğe hazırlanmasına yönelik önerilerini paylaştı.





