İLAYDA ŞAHİN - EGE TELGRAF - İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Karşıyaka Belediyesi arasında reklam panoları üzerinden başlayan anlaşmazlık, geçmiş yıllarda yapılan sözleşmeler ve belediye iştiraklerinin gelir kaynakları üzerinden yeni bir boyut kazandı. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, Vizyon Kent Reklam Pazarlama Anonim Şirketi’nin 13 Şubat 2026’da Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığı başvuruyla başlayan sürecin, 14 Eylül’de düzenlenen ihtarnameler ve 15 Eylül’de gerçekleştirilen söküm işlemleriyle devam ettiğini anlattı. Kent AŞ’ye ait reklam ünitelerinin kaldırılmasının şirketin gelirlerini ve belediye çalışanlarını etkilediğini savunan Ünsal, “Bunun neticesinde işçimizin, emekçimizin alın teri zarara uğratılıyor. Biz konuya bu açıdan bakıyoruz” dedi. Geçmiş dönemde 327 reklam ünitesinin yedi yıllığına 500 bin liraya verildiğini belirten Ünsal, yeni sözleşmede 195 demirbaştan iki ayda bu tutardan daha fazla gelir elde ettiklerini açıkladı. Ünsal, reklam panolarının sökülmesine karşı başlatılan hukuki sürecin yanı sıra Çatı Bostanlı için belediyeye çıkarılan ecrimisil bedelini değerlendirdi.
“EMEKÇİMİZİ ZARARA UĞRATTILAR”
Kent AŞ'nin gelir kaynaklarına yapılan müdahalenin belediye çalışanlarını da etkilediğini belirten Ünsal, “Mesele sadece billboardların sökülmesi değil, Kent AŞ’nin daimi gelir kaynaklarından birine sekte vurulmasıdır. Bunun neticesinde işçimizin, emekçimizin alın teri zarara uğratılıyor. Biz konuya bu açıdan bakıyoruz. Kamuoyunda birtakım yanlış ve yanıltıcı bilgiler var. Bunları açıklamak ve hukuki süreci, konuyu kişiselleştirmeden, elimizdeki belgeler ve yaşanan gelişmeler üzerinden aktarmak istiyoruz” dedi.
“TEKLİFİMİZE CEVAP VERİLMEDİ”
“Süreç, Büyükşehir Belediyesi’nin rutin denetimleriyle başlamadı” diyen Ünsal, “13 Şubat 2026’da Vizyon Kent Reklam Pazarlama Anonim Şirketi, Büyükşehir Belediyesi’ne başvurarak Karşıyaka’daki 29 reklam panosunun kendi münhasır işletme hakkını ihlal ettiğini ve gelir kaybına yol açtığını ileri sürdü. Panoların kaldırılmasını istedi. Büyükşehir Belediyesi bu başvuruyu dört gün sonra Karşıyaka Belediyesi’ne iletti. Kent AŞ olarak 20 Şubat’ta ayrıntılı bir cevap verdik. Panoların hukuki statüsünü, Karşıyaka Belediyesi’nin Kent AŞ’ye devrettiği işletme hakkını ve Vizyon Kent’in Büyükşehir Belediyesi ile yaptığı sözleşmenin yalnızca kendi ihale envanterindeki 3 bin 701 üniteyle sınırlı olduğunu açıkça belirttik. Panoların birlikte incelenmesi için ortak bir heyet kurulmasını önerdik ancak bu teklifimize hiçbir cevap verilmedi” açıklamasını yaptı.
“AYNI GRUBUN ŞİRKETLERİ”
Geçmiş dönemde imzalanan reklam sözleşmesine dikkat çeken Ünsal, bugün şikayette bulunan şirket ile daha önce Kent AŞ'yle anlaşma yapan şirketin aynı gruba bağlı olduğunu belirtti. Ünsal, “Burada önemli bir detay daha var. Kent AŞ ile Kent Vizyon arasında 28 Mayıs 2021’de bir sözleşme imzalandı. Bu sözleşmeyle Kent AŞ’nin tasarrufundaki 327 demirbaşın işletme hakkı Kent Vizyon’a verildi. Sözleşmenin yapıldığı tarihte Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanı ve Kent AŞ’nin yönetim kurulu üyesiydi. Bugün şikayette bulunan Vizyon Kent ile 2021’de Karşıyaka ile anlaşma yapan Kent Vizyon aynı grubun şirketleri. Dolayısıyla tartışmanın temel sorunlarından biri bu. Aynı hukuki statüdeki reklam ünitelerinin bir bölümü aynı grup şirketi tarafından işletilirken sorun görülmüyor. Biz bu işi yeni bir şirkete verdiğimizde, grup dışında kalan panolar birdenbire hukuka aykırı bulunuyor” ifadelerini kullandı.
“DERHAL KALDIRILMASI İSTENDİ”
Söküm işlemlerinin başladığı günlerde yaşananları anlatan Ünsal, Kent AŞ'ye ait 20 demirbaş için ayrı ayrı ihtarname ve idari para cezası düzenlendiğini belirtti ve “14 Eylül 2026’da Büyükşehir Belediyesi zabıta birimleri, Kent AŞ’ye ait 20 demirbaş için aynı gün içerisinde 20 ayrı ihtarname ve 20 ayrı idari para cezası düzenledi. İhtarnamelerde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42. maddesine dayanıldı ve panoların derhal kaldırılması istendi. Ertesi gün, 15 Eylül’de sökümler başladı. Hukuki başvuru yollarını fiilen kullanmamıza fırsat verilmeden ilk gün altı ünite kaldırıldı. Bir gün sonra ise hakkında herhangi bir ihtarname veya para cezası bulunmayan başka üniteler de söküldü. Buna itiraz ettik. Sahadaki görevliler ihtarname vermelerine gerek olmadığını söylediler. Söküm ekiplerinden kimlik, görev belgesi, yazılı söküm emri, encümen kararı, makam oluru ve iş emri istedik. Bunların bir kısmı sahada gösterilmedi. Bu hususları kolluk ve belediye görevlilerimiz tutanak altına aldı” diye konuştu.
“BU TAVRI ADALETSİZ BULUYORUZ”
“Biz bu müdahalenin hukuka aykırı olduğunu düşünüyoruz” diyen Ünsal, “Büyükşehir Belediyesi işlemi Kabahatler Kanunu’nun 42. maddesine dayandırdı. Ancak bu madde afiş asma başlığı altında bez ve kağıt afişlerle ilan asılmasını kapsıyor. Bizim tartıştığımız şey ise yıllardır aynı yerde duran, metal konstrüksiyonu, ankrajı ve elektrik tesisatı bulunan billboardlar ve totemler. Büyükşehir Belediyesi kendi ilan, reklam ve tanıtım yönetmeliğini uyguluyor olsaydı, izinsiz uygulamalar için öngörülen yedi günlük sürenin verilmesi gerekirdi. Oysa bu usul uygulanmadı ve derhal söküm işlemi başlatıldı. İhtarnamelerde söküm masraflarının yüzde 20 fazlasıyla tahsil edileceği de yazıyor. Bu ise encümen kararına ve söküm için süre verilmesine dayanan ayrı bir usul. Bu usulün de uygulandığını görmedik. Kısacası Büyükşehir Belediyesi bir kanundan ceza yetkisini, başka bir kanundan yüzde 20 masraf yükünü, yönetmelikten söküm yetkisini almış fakat aynı düzenlemelerin vatandaşı ve şirketi koruyan süre, usul ve karar mekanizmalarını uygulamamış. Biz bu tavrı adaletsiz buluyoruz” ifadelerini kullandı.
“MAHKEMELER DE HUKUKA AYKIRI DİYOR”
Daha önce İzmir mahkemeleri tarafından benzer uygulamaların da hukuka aykırı bulunduğunu ve emsal kararlarla işlemlerin durdurulduğunu söyleyen Ünsal, “Mahkemeler reklam totemlerinin yapı niteliğinde olduğunu, kaldırılma işleminin ancak İmar Kanunu’nun öngördüğü usulle, yerinde tespit, süre verilmesi ve encümen kararıyla yapılabileceğini ortaya koymuş. Büyükşehir Belediyesi daha önce mahkemeler tarafından hukuka aykırı bulunan uygulamayı bugün yeniden, daha sert bir biçimde Karşıyaka’da hayata geçiriyor” dedi.
“İYİ Kİ O AKŞAM KİMSEYE BİR ŞEY OLMADI”
Ayrıca Ünsal, “Burada gözden kaçan ve halkı doğrudan etkileyen çok önemli bir konu var. Sökümler yalnızca hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz işlemler değil, aynı zamanda son derece tehlikeli. Demirbaşlarımız sökülürken altındaki vidalar çıkarılarak yerinden kaldırılmadı, ayaklarından kesildi. Bu ayakların içerisinde elektrik kabloları bulunuyor. Büyükşehir ekipleri elektrik hatlarını usulüne uygun biçimde iptal etmeden kabloları kesti. Kesilen uçlar kaldırımların üzerinde, yaya trafiğinin içerisinde açıkta ve yalıtımsız bırakıldı. Bunların tamamının videolarını çektik ve daha sonra müdahale ettik. Ciddi anlamda elektrik çarpması riski yaratıldı. Üç noktada elektrik bağlantısının doğrudan sokak aydınlatmasına bağlı olduğunu gördük. İyi ki o akşam kimseye bir şey olmadı. Bu kadar riski almaya değer miydi?” diye konuştu.
“10 YILLIK PANOLARI SÖKTÜLER”
“Üstelik bu panolar bugün ortaya çıkan, sonradan eklenen reklam üniteleri değil” diyen Ünsal, “Söz konusu üniteler 10 yılı aşkın süredir aynı yerlerde bulunuyor. Büyükşehir Belediyesi bunların varlığından yıllardır haberdar. İlan ve reklam vergileri yıllarca Büyükşehir Belediyesi’ne beyan edilip ödendi, hala da ödeniyor. Cemil Tugay, bu panoların mevcut olduğu dönemde Karşıyaka Belediye Başkanı ve Kent AŞ’nin yönetim kurulu üyesiydi. 2021’de Kent AŞ’nin yüzlerce demirbaşı Kent Vizyon’a işletilmek üzere verildi. Bugün ise aynı hukuki geçmişe sahip olup bu gruba verilmeyen panolar, sanki yeni ortaya çıkmış gibi derhal söküldü. Aynı lokasyonda ve aynı statüde dört pano var. Hepsinin altında Kent AŞ yazıyor. İki tanesi Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanı olduğu dönemde Kent Vizyon’a verilmiş. Diğer iki tanesini ise biz bu dönemde başka bir şirkete verdik. Söküm sırasında önceden verilen iki pano yerinde bırakılırken bizim yeni verdiğimiz iki pano kaldırıldı. Yan yana duran, aynı statüdeki panolardan yalnızca ikisinin sökülmesinde bir çelişki ve tutarsızlık olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
“BİZİM DÖNEMİMİZDE YENİ PANO EKLENMEDİ”
Sökülen reklam ünitelerinin sonradan yerleştirilmediğini savunan Ünsal, panoların Kent AŞ’nin mevcut envanterinde bulunduğunu söyledi. Bozulan bazı panoların bakım ve onarım için kaldırıldıktan sonra aynı yerlerine konulduğunu belirten Ünsal, “Bizim dönemimizde eklenen yeni bir pano yok. Ancak zaman içerisinde bozulan panolar vardı. Bunlar yerlerinden alındı, düzeltildi, bakım ve onarımları için harcama yapıldı ve tekrar aynı yerlerine konuldu” dedi. Büyükşehir Belediyesi’nin panoların bulvarlardan görüldüğü yönündeki gerekçesine de değinen Ünsal, “Örneğin Suat Taşer Tiyatrosu’nun önünde bulunan dört panoyu da kestiler. Suat Taşer ara sokakta, Cemal Gürsel Caddesi üzerinde. Büyük bir bulvara bakmıyor. Dolayısıyla ifade ettikleri gerekçe burada da karşılığını bulmuyor” ifadelerini kullandı.
“327 REKLAM ÜNİTESİ 500 BİN LİRA”
Geçmiş dönemde yapılan reklam sözleşmesinin ayrıntılarını da açıklayan Ünsal, “İzmir Büyükşehir Belediyesi 2021 yılında açık hava reklam üniteleriyle ilgili ihale yaptığında bütün ilçelere yazı göndererek Büyükşehir sınırlarında kalan reklam panolarının sökülmesini istemişti. O dönemde Kent AŞ, kendisine ait üniteleri söküp depoya almak yerine ihaleyi kazanan firmaya kiralama yoluna gitti. Kent Vizyon ile yapılan anlaşmanın temeli bu. 327 reklam ünitesi, yedi yıllığına 500 bin liraya verildi ve para tek seferde alındı. Bu rakam, o dönemin piyasa rayiçlerinin çok altındaydı” dedi.
“BÜYÜKŞEHİR 245 MİLYON LİRA, KENT AŞ 500 BİN LİRA”
Basın toplantısının soru-cevap bölümünde 2021 yılında yapılan iki reklam sözleşmesini karşılaştıran Ünsal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 26 Şubat 2021’de Kent Vizyon ile 3 bin 701 reklam ünitesi için 10 yıllığına 245 milyon liralık sözleşme yaptığını belirtti. Bu anlaşmada bir ünitenin aylık ortalama kira bedelinin 551 lira olduğunu ifade eden Ünsal, “Bu sözleşmeden yaklaşık üç ay sonra, 28 Mayıs 2021’de Kent AŞ, aynı grubun şirketi Kent Vizyon ile bir sözleşme yapıyor. 327 demirbaş, yedi yıllığına 500 bin liraya veriliyor. Bir panonun aylık ortalama kira bedeli 18 lira arkadaşlar. Yani Büyükşehir Belediyesi’nin aynı dönemde yaptığı sözleşmenin otuzda biri. Üstelik bu para tek seferde ödeniyor” dedi.
“İKİ AYDA YEDİ YILLIK GELİRDEN FAZLASINI ELDE ETTİK”
Yeni dönemde yapılan sözleşmenin gelir paylaşımına dayandığını açıklayan Ünsal, geçmiş anlaşmayla aradaki farkı da anlattı. Ünsal, “Bizim bu yıl içerisinde başka bir şirketle yaptığımız sözleşmede ise ciro üzerinden pay alıyoruz. Reklam şirketinin yaptığı işin cirosundan pay aldığımız için gelirimiz her ay değişiyor. Yeni sözleşmeyle 195 demirbaş için iki ayda, önceki sözleşmeden yedi yılda elde edilen 500 bin liradan daha fazla gelir sağladık. Bu rakamın önümüzdeki aylarda daha da yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“KAMU MALINA ZARAR VERDİLER”
Basın toplantısının soru-cevap bölümünde reklam panolarının Kent AŞ için düzenli gelir kaynağı olduğunu vurgulayan Ünsal, “Sökülen panolar Kent AŞ’nin gelir getiren mal varlıklarıdır. Her sökülen üniteyle birlikte şirket reklam ve kira gelirinden mahrum bırakıldı, ticari ilişkiler kesintiye uğradı. Bu panoların yeniden kurulması, elektrik ve altyapı bağlantılarının yeniden yapılması da ayrı ayrı maliyet oluşturuyor. Bu üniteler kamu malıdır ve yapılan işlem kamu malına zarar vermiştir” ifadelerini kullandı.
“BAŞSAVCILIĞA BAŞVURDUK”
Büyükşehir Belediyesi'nin işlemlerine karşı birden fazla hukuki başvuru yaptıklarını da tekrarlayan Ünsal, “Büyükşehir Belediyesi’nin işlemlerine karşı aynı gün birden fazla hukuk yolunu devreye soktuk. İhtarnameler ve fiili söküm işlemleri için İzmir İdare Mahkemesi’nde iptal ve yürütmenin durdurulması talepli dava açtık, emsal kararları da sunduk. İdari para cezalarının her biri için Karşıyaka Sulh Ceza Hakimliği’ne ayrı ayrı başvurduk. Söküm sırasında yetki belgelerinin gösterilmemesi ve yapılan fiziki müdahaleler nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduk. Ayrıca Vizyon Kent’in başka reklam işletmecilerinin panolarını kendi gelir kaybı ve münhasır hak gerekçesiyle kaldırtmak istemesinin rekabet hukukuna aykırı olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Rekabet Kurumu’na da şikayette bulunduk. Kimin haklı olduğuna kamu görevlileri sahada keyfi biçimde karar veremez. Hukuk kuralları ve bağımsız yargı kimin haklı olduğunu gösterecektir. Hukuktan beklentimiz de budur” ifadelerini kullandı.
“TAZMİNAT DAVASI DA GÜNDEME GELEBİLİR”
Toplantının soru-cevap bölümünde söz alan belediyenin hukuk yetkilisi, reklam panolarının sökülmesine karşı iptal ve yürütmenin durdurulması talepli dava açıldığını belirterek tazminat sürecine ilişkin bilgi verdi. İptal davası ile tazminat davasının ayrı hukuki süreçler olduğunu ifade eden yetkili, iptal davasının sonucuna göre Kent AŞ’nin gelir kaybı ve kamuya ait demirbaşlarda oluşan zarar nedeniyle idari yargıda tam yargı davası açılmasının gündeme gelebileceğini söyledi.
“BİZ BİR AYRICALIK İSTEMİYORUZ”
Şubat ayında önerdikleri ortak inceleme heyeti teklifinin hala geçerli olduğunu belirten Ünsal, Karşıyaka'ya diğer ilçelerle aynı uygulamanın yapılmasını istediklerini ifade etti. Ünsal, “Biz bunu şubat ayında zaten öneri olarak sunduk. Taraflar ortak bir heyet kursun, panolar tek tek incelensin, hangisi kime ait, hangi statüde ve hangi izne tabi birlikte belirlensin istedik. Bu teklifimiz hala masadadır. Biz bir ayrıcalık istemiyoruz. İzmir’in diğer ilçelerine de baktım. Kendi görebildiğim kadarıyla benzer bir söküm uygulaması yok. Diğer ilçelere ne uygulanıyorsa bize de aynısının uygulanmasını istiyoruz. Uygulamaların adil ve tutarlı olmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“YILLIĞI 100 LİRA OLAN YER”
Basın toplantısında Çatı Bostanlı meselesini de gündeme taşıyan Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından belediyeye tahsis edilen alan için çıkarılan ecrimisil bedeline tepki gösterdi. Ünsal, “Çatı Bostanlı konusunu da anlatmak istiyorum. Bostanlı’da Migros’un bulunduğu bölgede Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir alan var. Orada daha önce halı sahalar ve çeşitli spor alanları bulunuyordu. 2021 yılında, Cemil Bey’in Karşıyaka Belediye Başkanı olduğu dönemde, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Bey’den buranın Karşıyaka Belediyesi’ne tahsis edilmesi isteniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 18 Haziran 2021 tarihli meclis kararıyla bu alan, kültür ve sosyal faaliyetlerde kullanılmak üzere Karşıyaka Belediyesi’ne yıllık 100 lira bedelle beş yıllığına tahsis ediliyor. Daha sonra buradaki halı sahalar kaldırılıyor, yeni yapılar inşa ediliyor, sergi alanları ve toplantı salonları oluşturuluyor. Vatandaşların yararlanabilmesi için yaklaşık 20 milyon liralık yatırım yapılıyor. Ancak bu yatırımın yalnızca 6 milyon lirası önceki dönemde ödeniyor. Geriye kalan yaklaşık 14 milyon liralık ödemeyi biz göreve geldikten sonra yaptık. Bugün burası vatandaşlara ücretsiz hizmet veren, sergilerin, toplantıların ve kitap kulübü etkinliklerinin düzenlendiği bir alan. Vatandaşlarımız burayı çok seviyor, ulaşımı da kolay. Tahsis süresinin sonuna yaklaşırken sürenin uzatılmasını talep ettik fakat Büyükşehir Belediyesi bu talebimizi kabul etmedi. Gelinen noktada, yıllık 100 lira bedelle belediyemize tahsis edilen ve herhangi bir ticari amaç güdülmeden doğrudan Karşıyaka halkına ücretsiz hizmet sunan bu alandan 44 gün gecikmeyle çıktığımız için bize 1 milyon 264 bin 721 lira ecrimisil bedeli çıkarıldı. Arkadaşlar, yıllığı 100 lira olan bir yerden bahsediyoruz. Beş yıllığına tahsis edilen bir kamu hizmet alanı için yalnızca 44 günlük gecikme nedeniyle 1 milyon 264 bin lirayı aşan bir bedel isteniyor. Üstelik burası Karşıyaka Belediyesi’nin bütçesinden yatırım yapılan, herhangi bir ticari amaç gütmeyen ve vatandaşlara ücretsiz hizmet sunulan bir alan” diyerek sözlerini tamamladı.





