KKKA hastalığının aşısı var mı? Uzmanı açıkladı: İlk faz tamamlanmak üzere
KKKA hastalığının aşısı var mı? Uzmanı açıkladı: İlk faz tamamlanmak üzere
İçeriği Görüntüle

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, bel veya boyun ağrısı yaşayan kişilerin MR sonucunda fıtık görülmesinin ardından ağrının nedenini bulduklarını düşünebildiğini belirtti.

Koca, "Bel veya boyun ağrısı yaşayan birçok kişi, MR’da "fıtık" görülmesiyle ağrısının nedeninin bulunduğunu düşünüyor. Ancak fıtığın bulunması, ağrının mutlaka fıtıktan kaynaklandığı anlamına gelmiyor. Ağrı; faset eklemlerden, diskten, kas ve fasya yapılarından, sinir kökü basısından veya başka bir bölgeden yansıyan ağrıdan kaynaklanabiliyor" dedi.

A W763982 02

"FITIK GÖRDÜK DİYE AĞRININ KAYNAĞINI BULMUŞ OLMUYORUZ"

MR görüntüsünde fıtık tespit edilmesinin tek başına ağrının kaynağını ortaya koymadığını ifade eden Prof. Dr. Koca, ağrının hangi yapıdan kaynaklandığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. İrfan Koca, "MR’da fıtık görülmesi, ağrının kaynağının mutlaka fıtık olduğu anlamına gelmez. Ağrının faset eklemden mi, diskten mi, kas ve fasya yapılarından mı, sinir kökü basısından mı kaynaklandığını veya başka bir bölgeden yansıyan ağrı olup olmadığını belirlemek gerekir" şeklinde konuştu.

Ağrının kaynağının gerçekten fıtık veya disk olduğunun belirlenmesi halinde dahi, bu duruma zemin hazırlayan mekanik ve fonksiyonel bozuklukların değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koca, yalnızca görüntüleme sonucundaki bulguya odaklanmanın yeterli olmayacağını ifade etti.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL VE AŞAMALI PLANLANIYOR

Prof. Dr. Koca, bel ve boyun ağrılarında tedavi planının hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve gerekli testlerin değerlendirilmesinin ardından oluşturulduğunu belirtti.

Koca: "Hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve gerekli testler değerlendirildikten sonra kişiye özel bir tedavi algoritması oluşturuluyor. Temel prensip ise mümkün olan en düşük riskli tedavilerden başlamak. Hastanın durumuna göre manuel terapi, fasiyal gevşetme ve diğer fonksiyonel uygulamalar, ardından uygun hastalarda nöral terapi ve proloterapi değerlendirilebiliyor. Ağrının kaynağına göre nokta atışı tedaviler; faset eklem girişimleri, medial dal sinir blokları ve uygun hastalarda transforaminal steroid enjeksiyonları uygulanabiliyor. Gerektiğinde radyofrekans, seçilmiş hastalarda ise diske yönelik nükleoplasti gibi daha ileri girişimsel yöntemler gündeme gelebiliyor" ifadelerini kullandı.

"SADECE MR’A BAKARAK TEDAVİ PLANLAMAK DOĞRU DEĞİL"

Hastaların yalnızca MR görüntülerini göndererek tanı ve tedavi talep etmesinin doğru olmadığını vurgulayan Koca, görüntüleme yöntemlerinin hastanın değerlendirilmesindeki araçlardan biri olduğunu söyledi.

Koca: "MR önemli bir yardımcı tetkiktir ancak hastanın kendisi değildir. Hastanın öyküsünü dinlemek, muayenesini yapmak ve gerektiğinde çeşitli testlerden yararlanmak gerekir. Bazı durumlarda tanısal enjeksiyonlarla ağrının belirli bir bölgeyle ilişkisi de değerlendirilebilir. Hastayı görmeden yalnızca MR’a bakarak tedavi planlamak yanlış tanı ve yanlış tedavilere yol açabilir" dedi.

TEDAVİDE DAHA FAZLA İŞLEM DEĞİL, DOĞRU SIRALAMA ÖNEMLİ

Tedavide daha fazla işlem uygulanmasının her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Koca, tedavi yöntemlerinin doğru sırayla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Koca: "Önemli olan hastaya en fazla tedaviyi uygulamak değil, doğru tedaviyi doğru sırayla uygulamaktır. Mümkün olan en düşük riskli yöntemlerden başlanmalı, daha ileri girişimsel tedavilere ancak gerekli olduğunda geçilmelidir. Asıl olan hastaya zarar vermemektir" ifadelerini kullandı.

Uzman değerlendirmesine göre bel ve boyun ağrılarında tedavi sürecinin yalnızca MR bulgusuna göre değil, hastanın şikayetleri, fizik muayenesi ve gerekli değerlendirmeler birlikte ele alınarak planlanması gerekiyor.

Kaynak: İHA