Beyin tümörleri, baş ağrısı, bulantı ve nöbet gibi fiziksel belirtilerin yanı sıra kişinin davranışlarında ve kişilik özelliklerinde değişikliklerle de kendini gösterebiliyor. Sürekli neşeli birinin içine kapanması, sabırlı bir kişinin daha agresif tepkiler vermesi veya sosyal ortamlarda alışılmadık davranışlar sergilemesi, farklı nedenlerin yanı sıra beyindeki bir kitlenin de işareti Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Yavuz Aras, beyin tümörleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi vererek özellikle aniden ortaya çıkan belirgin değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

TÜMÖRLE İLİŞKİLİ OLABİLİR

Kişilik ve davranış değişikliklerinde tümörün beyindeki konumunun önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Aras, beynin ön bölümünde, alnın hemen arkasında bulunan frontal lobun duygu durumunu, ahlaki kararları, sosyal sınırları ve davranış kontrolünü yöneten temel bölgelerden biri olduğunu ifade etti. Bu bölgede gelişen veya büyüyerek çevresindeki dokulara baskı yapan kitlelerin, kişinin duygularını ve davranışlarını kontrol etmesini zorlaştırabildiğini aktaran Aras, değişikliklerin tümörün bulunduğu bölgeyle ilişkili olarak ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Vücudun hormonal dengesini düzenleyen hipofiz bezindeki tümörler de hormon salgısını doğrudan etkileyebiliyor. Bu durum, kişinin ruh halinde, verdiği tepkilerde ve genel davranışlarında beklenmedik dalgalanmalara yol açabiliyor.

ÇEVRENİN FARK EDEBİLECEĞİ 6 DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ

Karakter değişikliklerinin farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirten Prof. Dr. Aras, beyin tümörleriyle ilişkili olabilecek bazı davranış değişikliklerinin kişinin yakın çevresi tarafından fark edilebildiğini kaydetti. Aras, dikkat edilmesi gereken davranış değişikliklerini agresifleşme ve asabiyet,ahlaki ve sosyal sınırların aşılması, duygusal iniş çıkışlar ve aşırı kaygı, apatik durum ve motivasyon kaybı, zihinsel bulanıklık ve unutkanlık, riskli ve alışılmadık tercihler olarak sıraladı.

HER DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ TÜMÖR DEĞİL

Her kişilik değişikliğinin beyin tümöründen kaynaklanmadığının altını çizen Prof. Dr. Aras, özellikle kısa sürede ortaya çıkan ve kişinin alışılmış davranışlarıyla belirgin biçimde çelişen değişikliklerde uzman hekime başvurulması gerektiğini belirtti. Bu tür durumların değerlendirilmesinde nörolojik muayenenin önem taşıdığını aktaran Aras, gerekli görülmesi halinde beyin MR (Manyetik Rezonans) görüntülemesiyle beyinde bir kitle bulunup bulunmadığının araştırılabildiğini ifade etti.

Herkes yaşlılığa bağlayıp geçiyor: Yaşlılarda depresyonun gizli belirtileri...
Herkes yaşlılığa bağlayıp geçiyor: Yaşlılarda depresyonun gizli belirtileri...
İçeriği Görüntüle

DOĞRU TEŞHİS VE TEDAVİ SÜRECİ ÖNEM TAŞIYOR

Yapılan değerlendirmelerde şüpheli bir kitlenin tespit edilmesi durumunda, tümörün özelliklerine göre tedavi planının oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Aras, uygun vakalarda cerrahi yöntemlerle tümörün çıkarılmasının gündeme gelebileceğini kaydetti. Tümörün başarılı bir ameliyatla çıkarılması veya çevre dokular üzerindeki baskının ortadan kaldırılmasıyla bazı davranış değişikliklerinin büyük ölçüde düzelebileceği ya da kontrol altına alınabileceği bildirildi. Bununla birlikte, belirtilerin nedeninin belirlenmesi ve uygun tedavinin planlanması için uzman değerlendirmesi gerekiyor.

Kaynak: İHA