Bolu Kartalkaya'da meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın felaketiyle ilgili tutuklanan elektrikçi H.Ö.'nün ifadeleri gün yüzüne çıktı. Özer, yangın anında otelde bulunmadığını ve yangın alarm sistemleriyle ilgili teknik bilgisinin olmadığını belirterek, "Ben elektrikçiyim, sadece bana verilen görevleri yerine getiririm" dedi.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan 12 katlı Grand Kartal Otel'de çıkan yangında 36'sı çocuk olmak üzere 78 kişi hayatını kaybetti. Yangınla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında otel sahibi, şirketin genel müdürü ve otel müdürü de dahil olmak üzere 9 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında yer alan elektrikçi H.Ö. (52) jandarmadaki ifadeleri kamuoyuna yansıdı. H.Ö., otelde iki yıldır sezonluk olarak çalıştığını belirterek, "Birlikte çalıştığım ekip arkadaşlarım çalışmaya başladığımız günden günümüze kadar geçen süre zarfında bu otelin tüm elektrik arızalarını ve önlemlerini almaktayız. Biz bu oteli her yıl düzenli olarak aralık ayında açarız, mart ayında kapatırız. Biz her sezon başlangıcında bu otelin tüm elektrik ve periyodik bakımları ile ilgili tüm tedbirleri alırız ve açılışımızı ondan sonra yaparız" ifadelerini kullandı.
YANGIN ALARM SİSTEMLERİYLE İLGİLİ BİLGİSİ YOK
H.Ö., yangın alarm ve koruma sistemleriyle ilgili teknik bilgisinin olmadığını belirterek, " Tesis içerisinde 2 merdiven bulunmaktadır ancak bu merdivenlerin yangın merdiveni olup olmadığını bilmiyorum. Otelimizde yangın dedektörleri bulunmaktadır ancak olay esnasında ben olay yerinde olmadığım için alarm sisteminin çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Olay öncesinde 20 Ocak tarihinde saat 21.30 sıralarında otelden çıkış yaparak Bolu merkezde bulunan ikamet adresime geldim. Akabinde 21 Ocak günü saat 03.30 sıralarında otelde barmen olarak çalışan Hüseyin isimli şahıs beni arayarak, 'Otelde restoranda yangın çıktı' dedi. Ben de kendisine otelde olmadığımı, diğer elektrikçi arkadaşları aramasını ve benim de yönlendireceğimi söyledim. Daha sonra otelde olan Murat D. isimli ekip arkadaşımı arayarak otelde yangın çıktığını, acil müdahale etmeleri gerektiğini söyledim” dedi.
‘NEREDEN ÇIKTIĞINI BİLMİYORUM’
H.Ö., yangınla ilgili herhangi bir suçlamayı kabul etmediğini belirterek, "Ben de hemen bilgi işlem sorumlusu olan Altan T'yi arayarak onunla birlikte saat 03.50 sıralarında otele gitmek maksadıyla yola çıktık. Aynı gün saat 04.30 sıralarında olay yenine ulaştık. Ben olay yerine gittiğimde otelin komple yandığını gördüm. İnsanlar kendi çabalarıyla merdivenden indirilmeye çalışılıyordu. Ben de dumandan etkilendiğim için içeriye giremedim, dışarıda arkadaşlarıma yardım ettim. Yangının nereden çıktığını bilmiyorum ancak öğrendiğim kadarıyla restoran kısmında çıktığını duydum. Restoran bölümünde kimin çalıştığını da bilmiyorum. Daha önce otelde hiç yangın çıkmadı. Yangın alarm ve yangın koruma sistemi ile alakalı hiçbir teknik bilgim yoktur. Meydana gelen bu olay ile ilgili olarak neden ifade verdiğimi bilmiyorum. Benim olay ile hiçbir alakam yoktur. Olay esnasında görevli değildim ayrıca yukarıda da belirttiğim gibi olay esnasında Bolu merkezdeydim. Ben sadece elektrikçiyim, benim teknik müdürüm Tahsin P. elektrik alanında yetkilidir. Ben sadece verilen görevleri yerine getiririm. Olay ile ilgili olarak hiçbir suçum yoktur. Üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
AVUKATIN SAVUNMASI: "ELEKTRONİKÇİ DEĞİL, ELEKTRİKÇİ"
H.Ö.'nün avukatı, müvekkilinin elektronik sistemlerden sorumlu olmadığını vurgulayarak, "Müvekkilim elektronikçi değil elektrikçidir. Sadece elektrik, kablo tesisatı gibi basit işleri yapar. Müvekkilin çalıştığı aile şirketinde yaklaşık 500 kişi çalışmaktadır. Bu aile şirketinde bu işleri yapan toplamda 8 kişi vardır. Müvekkilim bu çalışanların arasında hiyerarşik sıralamada en alt basamakta yer almaktadır. Müvekkilimin başında müdür vardır. Müvekkilim buradaki kusurlu veya kusursuz sorumlulardan değildir. Denetim yükümlüsü değildir. Müvekkilim saat 08.00-17.00 arası çalışmaktayken olay esnasında müvekkilim evinde istirahatledir" şeklinde savunma yaptı.
YANGININ SEBEBİ HENÜZ BELİRSİZ
Avukat, yangının sebebinin henüz belirlenemediğini belirterek, "Yangın mutfakta ocaktan ya da doğal gaz kaynaklı da çıkmış olabilir. Müvekkilim bu kadar çalışan arasından neden seçildi? Yangın merdivenleri dahi olmayan bir otelde, asgari ücrete yakın maaş alan bir elektrikçi neden sorumlu tutuluyor?" diye sordu.
H.Ö.'nün avukatı, müvekkilinin kaçma riskinin olmadığını da belirterek, "Belki mutfakta ocaktan, belki de doğal gaz kaynaklı yangın çıkmıştır. Müvekkil elektronik aksamdan, yangın sensörlerinden dahi sorumlu değilken bu kadar çalışanın arasından müvekkil ifadeye çağrılmıştır. Müvekkilin burada ifade vermesinin nedeni müdürünün komutana ifade ver diye yönlendirmesidir. Konuyla yakından uzaktan bir alakası yoktur. Müvekkilin vardiyasında olan bir olay değildir. Gece vakti olay yerinde anlık tepki verebilecek bir gece bekçisi dahi yoktur. Yangın merdivenleri dahi olmayan bir otelin asgari ücrete yakın bir maaş alan müdürlerinin talimatları dışında bir şey yapmayan, elektrikten kaynaklı olup olmadığı dahi belli olmayan bir yangından dolayı müvekkilim sorumlu tutulmamalıdır. Müvekkilim hacca, umreye dahi yurt dışına çıkmamıştır. Şehir dışına 3-4 yılda bir ancak Ankara'ya aile ziyaretine gitmiştir. Tek mal varlığı oturduğu evi ve bindiği arabasıdır. Bu sebeple kaçma şüphesi yoktur" dedi.