Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, babasından yetim aylığı almak amacıyla eşinden boşanan ya da boşanmasına rağmen eski eşiyle aynı çatı altında yaşamaya devam eden kişilerle ilgili önemli bir karara imza attı.
Daire, yetim aylığının bağlanması veya kesilmesi bakımından boşanmanın samimi olup olmadığının araştırılmasının yargının görevi olmadığına dikkat çekti. Kararda, boşandıktan sonra eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişilerin yetim aylığının kesilmesinin zorunlu olduğu belirtildi.
SGK'NIN DENETİMLERİ VE YARGI SÜRECİ GÜNDEMDE
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve yargı organlarının, babadan kalan yetim aylığını alabilmek amacıyla resmi olarak boşanıp aynı evde yaşamayı sürdüren çiftlere yönelik incelemeleri son yıllarda devam ediyor.
Yargıtay, 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008 sonrasındaki uygulamayı değerlendirdi. Daire, alt mahkemeler tarafından eksik incelemeyle verilen maaş bağlanmasına ilişkin kararları bozarak, fiilen birlikte yaşama durumunun ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğine hükmetti.
SGK MAAŞI KESTİ, GENÇ KADIN DAVA AÇTI
Yargıtay'a taşınan dava dosyasındaki olayda, 2002 yılında hayatını kaybeden sigortalı babası İlhan I. üzerinden yetim aylığı alan genç kadın, eşi Ahmet H.’dan 2001 yılında boşandı.
SGK ise kadının eski eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğini tespit etti. Bunun üzerine kadının yetim aylığı 26 Ekim 2008 tarihinde kesildi ve daha önce yapılan ödemeler geçmişe dönük borç olarak kaydedildi.
Kadın, SGK'nın işleminin ardından yargıya başvurdu. Yıllar süren hukuk mücadelesinde İş Mahkemesi, emniyet araştırması ve tanık ifadelerini dikkate alarak SGK'nın ret işlemini iptal etti. Mahkeme ayrıca yetim aylığının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verdi.
Bölge Adliye Mahkemesi de ilk derece mahkemesinin kararını onadı.
YARGITAY ADRESLERİN VE ÇEVRENİN ARAŞTIRILMASINI İSTEDİ
SGK avukatlarının kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.
Daire, ilk derece mahkemesinin yaptığı araştırmayı yeterli bulmadı ve kararı bozdu. Yargıtay, tarafların ihtilaflı dönemde gerçekten birlikte yaşayıp yaşamadığının belirlenebilmesi için daha kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini bildirdi.
Buna göre mahkeme tarafından;
Davacı kadın ile boşandığı eşinin ihtilaflı döneme ilişkin nüfus kayıt sistemindeki adresleri ayrı ayrı getirilecek.
Bu adreslerde kimlerin yaşadığı polis veya jandarma aracılığıyla yerinde araştırılacak.
Yalnızca tarafların gösterdiği tanıkların ifadelerine başvurulmayacak.
Mahalle muhtarı, apartman kapıcısı, bina yöneticisi ve komşular da dinlenecek.
Eşlerin fiilen aynı evde yaşayıp yaşamadığı tüm bu araştırmalar sonucunda kesin şekilde ortaya konulacak.
'BOŞANMANIN AMACINI ARAŞTIRMAK YARGININ GÖREVİ DEĞİLDİR'
Yargıtay kararında, kanunda boşanmanın hangi amaçla gerçekleştirildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı belirtildi. Daire, SGK veya yargı organlarının eşlerin boşanma iradelerinin gerçek ve samimi olup olmadığını araştırmaması gerektiğini ifade etti.
Kararda şu ifadelere yer verildi: "Kanun koyucu maddede boşanma amacına veya saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer vermemiştir. Gerek Kurumca, gerekse yargı organlarınca eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin ve samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalıdır. Boşanma tarihi itibarıyla gerçek-samimi boşanma iradelerine sahip olan veya olmayan tüm eşlerin, 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi durumunda gelirin ve aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır."
Kararla birlikte, yetim aylığı açısından belirleyici unsurun boşanmanın hangi amaçla yapıldığı değil, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama durumunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi olduğu ortaya konuldu.




