Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Engin Gök, diyabetin pankreasın yeterli insülin üretememesi veya üretilen insülinin etkili şekilde kullanılamaması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre erişkin nüfusta diyabet görülme sıklığının yüzde 16,6’ya ulaştığını belirten Gök, özellikle Tip 2 diyabetin tüm vakaların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturduğunu ifade etti.
BU FAKTÖRLER DİYABET RİSKİNİ ARTIRIYOR
Dr. Gök, hareketsiz yaşam tarzı, obezite, sağlıksız beslenme, ileri yaş, aile öyküsü, yüksek tansiyon ve kan yağlarının yüksek olmasının diyabet riskini artırdığını belirtti. Gebelik diyabeti öyküsü ve polikistik over sendromunun da Tip 2 diyabet açısından önemli risk faktörleri arasında yer aldığını aktaran Gök, Tip 1 diyabetin ise bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere saldırması sonucu geliştiğini ve ömür boyu insülin tedavisi gerektirdiğini söyledi.
“BU BELİRTİLER DİYABETİN HABERCİSİ OLABİLİR”
Diyabetin bazı belirtilerle kendini gösterebildiğini ifade eden Dr. Deniz Engin Gök, şu bilgileri paylaştı: “Aşırı susama, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, özellikle gece idrara kalkma, halsizlik, çabuk yorulma, çok yemek yeme veya iştahsızlık, açıklanamayan kilo kaybı, bulanık görme, el ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma, yaraların geç iyileşmesi, tekrarlayan enfeksiyonlar, genital mantar enfeksiyonları. Diyabetin en sık görülen belirtileri arasında yer almaktadır.”
ERKEN TANI VE DÜZENLİ TAKİP ÖNEMLİ
Diyabet tanısının açlık ve tokluk kan şekeri ölçümleriyle, gerekli görülen durumlarda ise oral glukoz tolerans testiyle konulabildiğini belirten Gök, risk grubunda bulunan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Dr. Gök, diyabet tedavisinde kişiye özel beslenme planı, düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü, kan şekeri takibi ve ilaç tedavisinin birlikte yürütüldüğünü ifade etti.
ORGAN HASARINA YOL AÇABİLİYOR
Uzun süre kontrol altında tutulmayan diyabetin kalp ve damar hastalıkları, inme, böbrek yetmezliği, görme kaybı, sinir hasarı ve diyabetik ayak yaraları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Gök, düzenli hekim kontrolünün önemine dikkat çekti. “Kontrol edilmeyen diyabet ciddi organ hasarlarına yol açabiliyor” diyen Dr. Gök, düzenli kan şekeri takibinin olası komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığını söyledi.
YAZ AYLARINDA DİKKAT
Yaz aylarında sıcaklık artışı ve terleme nedeniyle sıvı kaybının arttığını belirten Gök, diyabet hastalarının bu durumdan daha fazla etkilenebileceğini ifade etti. “Yeterli miktarda su tüketilmeli, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmamalı ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır” diyen Gök, yaz tatiliyle birlikte değişen beslenme düzeninin de kan şekeri kontrolünü olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.
DONDURMA VE MEYVE TAMAMEN YASAK DEĞİL
Diyabetli bireylerin öğünlerini düzenli tüketmesi gerektiğini belirten Dr. Gök, kızartma ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmasını, taze sebze ağırlıklı beslenilmesini önerdi. Yaz meyveleri ve dondurmanın tamamen yasak olmadığını belirten Gök, bu besinlerin porsiyon kontrolü sağlanarak tüketilebileceğini ifade etti.
“YÜZDE 80’İ ÖNLENEBİLİR”
Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması, yeterli uyku ve stres yönetiminin diyabetten korunmanın temelini oluşturduğunu belirten Dr. Gök, erken tanının önemine dikkat çekti.Gök, “Erken belirtilerin fark edilmesi ve risk grubundaki kişilerin düzenli taramadan geçmesi ile Tip 2 diyabetin yaklaşık yüzde 80’i önlenebilmektedir” dedi.