BİRSU KOÇ-EGE TELGRAF/Kahveden kahvaltı sofralarına kadar pek çok kişinin sağlıklı bir alternatif olarak gördüğü yulaf sütü, son yıllarda popülerliğini artırdı. Kıvamı ve hafif tadıyla öne çıkan yulaf sütü, her ne kadar sağlıklı bir seçenek olarak görülse de tüm ürünler aynı özellikleri taşımıyor. Üretim süreci, kullanılan malzemeler ve tüketim miktarı, içeceğin vücut üzerindeki etkisini doğrudan değiştirebiliyor.

ETİKETTEKİ ŞEKERİN NEDENİ ORTAYA ÇIKTI
Yulaf sütü üretiminde yulaf ve su karıştırılarak parçalanıyor, ardından süzülüyor. Bu işlem sırasında yulaftaki nişasta daha küçük şeker moleküllerine ayrışabiliyor ve maltoz adı verilen doğal bir şeker ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle ürünlere sonradan şeker eklenmese bile besin değerleri tablosunda şeker miktarının yer alması mümkün olabiliyor. Uzmanlar, tüketicilerin yalnızca ambalaj üzerindeki “şekersiz” ibaresine güvenmemesi gerektiğini belirtiyor.
KAN ŞEKERİNİ HIZLI YÜKSELTEBİLİR
Yulaf sütüyle ilgili tartışmaların merkezinde ise maltozun yüksek glisemik indeksi bulunuyor. Uzmanlara göre bu durum, bazı yulaf sütlerinin kan şekerini hızlı yükseltebilmesine neden olabiliyor. Ancak uzmanlar, bir ürünün etkisini değerlendirirken yalnızca glisemik indekse odaklanmanın doğru olmadığını vurguluyor. Tüketilen miktar ve ürünün hangi besinlerle birlikte tüketildiği de büyük önem taşıyor.
KAHVEYLE BARDAK BARDAK İÇMEK AYNI DEĞİL
Kahveye eklenen az miktardaki yulaf sütü ile büyük bir bardak yulaf sütünü tek başına tüketmek aynı etkiyi yaratmayabiliyor. Protein, lif ve sağlıklı yağ içeren besinlerle birlikte tüketilen karbonhidratların daha yavaş sindirildiği belirtiliyor.Bu nedenle uzmanlar, yulaf sütlü kahvenin yanında yumurta, yoğurt, kuruyemiş veya tam tahıllı ürünler gibi protein ve lif açısından zengin besinlerin tercih edilmesini öneriyor.
ETİKETİ OKUMADAN SEPETE ATMAYIN
Uzmanlar, market raflarındaki yulaf sütlerinin içeriklerinin birbirinden oldukça farklı olabileceğine dikkat çekiyor. Bazı ürünlerde ilave şeker, bitkisel yağ ve çeşitli katkı maddeleri bulunurken, bazı markalar daha sade içeriklerle üretim yapabiliyor. Protein miktarının da inek sütüne ve bazı diğer bitkisel içeceklere göre daha düşük kalabildiği belirtiliyor. Bu nedenle tüketicilerin alışveriş sırasında besin değerleri tablosunu incelemesi tavsiye ediliyor. Uzmanlara göre yulaf sütünü ne tamamen zararlı ne de mucizevi bir ürün olarak değerlendirmek gerekiyor. İçeriğe, porsiyon miktarına ve gün içinde hangi besinlerle birlikte tüketildiğine dikkat edildiğinde daha bilinçli tercihler yapmak mümkün oluyor.




