İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla yapımını sürdürdüğü Buca Metrosu’nda tünel kazıları önemli bir aşamayı geride bıraktı. Kent tarihinin en büyük ulaşım yatırımı kapsamında yürütülen projede, yerin ortalama 30 metre altında hem mühendislik hem de insan emeğine dayalı çalışmalar gerçekleştirildi. İki yıl içinde 13,5 kilometrelik tünel kazısı tamamlanırken, çalışmalar boyunca farklı zemin koşullarıyla karşılaşıldı. Yeraltı su kaynaklarının bulunduğu alanlarda zaman zaman dalgıç ekipler görev aldı.
KAZI ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Şirinyer İstasyonu kazısı sırasında tünel açma makinesi (TBM), yeraltı su kaynağına denk gelmesi nedeniyle arıza yaptı. Makinenin dişlilerinin zarar görmesi üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanlığı tarafından uzman sanayi dalgıçları görevlendirildi. Ekipler, su altında gerçekleştirdikleri müdahaleyle makinenin bakım ve onarımını tamamladı. Bu sayede kazı çalışmaları kesintisiz şekilde devam etti.
“EN BÜYÜK ULAŞIM PROJESİ”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, proje kapsamında iki yılda 13,5 kilometrelik kazının tamamlandığını belirtti. Kara, “Bugüne kadar 3 bin 500 konutun altından geçtik. En başından itibaren tüm yapı envanterini çıkardık ve riskli alanlarda özel önlemler alarak ilerledik. Disiplinlerarası bir mühendislik çalışması yürüttük. Bugün geldiğimiz noktada, hiç kimsenin burnu bile kanamadı. Tabii ki hepimizin temel motivasyonu İzmir halkına olan borcumuz. Bizim bu dönem içerisinde bitirmeyi planladığımız en büyük ulaşım projesi Buca Metrosu'dur” diye konuştu.

“YOĞUN BİR EMEK VAR”
Kazı sürecinde karşılaşılan teknik zorluklara değinen Kara, “Şirinyer İstasyonu'na ulaşırken yeraltı su kaynaklarının yoğun olduğu bölgede, Nif Dağı’ndan gelen akifer ve Hasanağa Pınarları ile karşılaştık. TBM makineleri bu suyun içinden geçmek zorunda kaldı. Üç hafta boyunca su içinde çalışan makinelerdeki arızalara, derin dalış sertifikalı sanayi dalgıçları müdahale etti. Dalgıçlar, TBM’lerin kesici başlıklarını su altında değiştirerek bakım yaptı. Başlıklar yenilendi, makineler ilerledi. Süreç boyunca yeniden bakım ihtiyaçları oldu ve aynı yöntemle müdahale edildi. Bu çalışmalar çoğu zaman görünmese de, işin arka planında yoğun bir disiplinlerarası emek var” şeklinde konuştu.
“2028’DE SEFERE AÇIYORUZ”
Projenin ilerleyişine ilişkin bilgi veren Kara, “Aslında tünel, bir metroda projenin omurgası. Bu omurgayı doğru kurduğunuz zaman bundan sonraki kısım çok daha hızlı ilerliyor. Dolayısıyla tünelin bitmesinin ardından istasyonlarda kalan çalışmalarımızı tamamlayıp 2028’in içerisinde hattımızı sefere açmayı planlıyoruz. Şu anda 8 istasyon inşaatında şantiyelerimiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“UZMANI OLDUĞUMUZ BİR OPERASYONU GERÇEKLEŞTİRDİK”
TBM arızası sonrası İstanbul, Libya ve Romanya’dan uzman ekipler İzmir’e getirildi. Operasyonu yöneten Maden Mühendisi ve Sanayi Dalgıcı Melih Ozan Egemen, “İstanbul’dan İzmir’e mobilize olduk. Libya ve Romanya’dan da uzman arkadaşlarımızı getirdik. Öncü ekip inceleme yaptı ve sistemin tamamen su altında olduğunu, yüksek basınç nedeniyle müdahalenin zor olduğunu tespit etti. Uzun süredir yapmadığımız ama uzmanı olduğumuz bir operasyonu gerçekleştirdik” diye konuştu.
“BASINÇ ODASINDA TEDAVİ UYGULANIYOR”
Egemen, “Sürece hazırlıklı girdik. Önceden projeleri ezberliyoruz. Elimizi nereye attığımızda neyle karşılaşacağımızı biliyoruz. Makinayı, fotoğrafları ve planları inceleyip tamamen hafızaya alıyoruz. Koordinatlarımızı da farklı ekipmanlarla belirleyerek çalışıyoruz. İçeri girdiğimizde basınç nedeniyle kapıyı açmakta zorlandık ve son derece riskli bir ortamla karşılaştık. Yaklaşık iki metrelik, tamamen görüşsüz bir alanda çalıştık. Parmaklarımızla ölçerek konum bulmaya çalıştık. El yordamıyla, hiç görmeden sorunu giderdik. Somonlar, pullar ve parçalar üzerinde tek tek çalışıyoruz. Tüm bunları zamanla yarışarak yapıyoruz. Su altında görmeden kesme ve kaynak işlemleri gerçekleştiriyoruz. Kazı sırasında oluşan çamur, kahve kıvamında yoğun bir hale geliyor ve biz bunun içinde çalışıyoruz. Bu çalışmalar ciddi hayati riskler taşıyor. Su altında oluşan yüksek basınç nedeniyle sanayi dalgıçları özel koşullarda görev yapıyor. Kapalı alan korkusunun yanı sıra vurgun riski de var. Buca Metrosu’nda yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından 40 dakika basınç odasında tedavi uygulanıyor. Ardından bir dalgıcın tamamen toparlanması 8 ila 16 saat sürüyor. Bu nedenle ekipler dönüşümlü çalışıyor ve bir sonraki müdahale için en az 24 saatlik dinlenme süresi gerekiyor” dedi.
“İMKANSIZI BAŞARIYORUZ”
Çalışmaların planlanandan daha kısa sürede tamamlandığını vurgulayan Egemen, “5-6 gün içinde ilk müdahaleyi tamamladık ve makine yeniden çalışmaya başladı. Bir süre sonra basınç yeniden düştü, daha güvenli bir bölgeye geçerek yaklaşık 29 diskin tamamını değiştirdik. Üçüncü günden itibaren temiz su geldi ve görüş alanı açıldı. Bir buçuk aylık planı 17 günde bitirdik. Makine tam kapasiteyle kazıya devam etti. Bu çalışma hem Türkiye’de hem yurt dışında yankı uyandırdı. Biz yaptığımız işten çok keyif aldık. Çünkü imkansızı başarıyoruz” ifadelerini kullandı.
PROJENİN YÜZDE 45’İ TAMAMLANDI
765 milyon Euro bütçeli Buca Metrosu’nda, Çamlıkule ile Üçyol arasındaki 13,5 kilometrelik tünel kazıları tamamlandı. Hattın Fuar İzmir’e uzatılması için çalışmalar sürüyor. Toplam 17,8 kilometrelik hattın tamamlanmasıyla metro, Üçyol’da mevcut metro hattına, Şirinyer’de ise İZBAN’a entegre olacak. Bu sayede Buca’dan kent merkezine ulaşımın hızlanması hedefleniyor. Projenin genelinde ise yüzde 45 seviyesine ulaşıldı.




