Berna Sever / EGE TELGRAF- Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Kanser Derneği'nin (ACS) verilerine göre, son on yılda cilt kanseri teşhisleri yüzde 30 artış gösterdi. Cilt kanseri, melanom ve skuamöz hücreli karsinom gibi çeşitli alt tiplere sahip olmakla birlikte, erken teşhis ve tedaviyle önemli ölçüde iyileştirilebilen bir kanser türüdür. Uzmanlar, güneşe maruz kalmadan kaynaklanan cilt kanserlerinin çoğunun, güneş ışığına gereksiz ve korunmasız maruz kalma sonucu geliştiğini belirtiyor. Özellikle uzun süreli güneşlenme, güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde açık hava aktiviteleri ve güneşlenme salonlarının sık kullanımı gibi risk faktörleri, cilt kanseri olasılığını artırıyor.
Dr. Ayşe Yılmaz, konu hakkında yaptığı açıklamada, "Güneşin UV ışınları, cilt hücrelerinde genetik hasara neden olur ve zamanla bu hasar cilt kanserine dönüşebilir. Ancak erken teşhis, hastalığın yayılmasını önlemek ve başarılı bir tedavi için kritik öneme sahiptir. Ciltte beliren yeni ve değişen lezyonlar, derhal bir dermatolog tarafından değerlendirilmelidir" dedi.
‘IŞINLARIN YOĞUN OLDUĞU SAATTE DIŞARIYA ÇIKMAYIN’
Cilt kanseri riskini azaltmak için uzmanlar, güneş koruyucu kremlerin düzenli ve doğru kullanımını, geniş kenarlı şapkalar ve güneş gözlükleri giymeyi, gölgede kalma alışkanlığını ve özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde dışarıda olmamayı öneriyor.
Uzmanlar ayrıca, düzenli cilt muayenelerinin ve cilt kanseri tarama programlarının önemine vurgu yaparak, erken teşhisin hayat kurtarıcı olabileceğini belirtiyor. Cilt kanseriyle mücadelede toplumun ve sağlık kuruluşlarının iş birliği içinde hareket etmesi, önleyici bilincin artırılması ve halkın eğitilmesi gerektiği vurgulanıyor. Cilt kanseri, erken teşhis ve tedaviyle önlenebilir ve başarılı sonuçlar alınabilir.